2016 yılının 15-16 Temmuz gecesinde ülkemizin yakın tarihte uğradığı en alçak saldırıların başında gelen 15 Temmuz hain darbe girişimi yaşandı. Atlantik ötesinden yönlendirilen FETÖ’nün şanlı ordumuza sızmış unsurları alçakça bir istila ve işgal girişimine yeltenmiş, ancak Türk Milleti’nin kararlı tutumuyla hüsrana uğratılmışlardı. Bu hadise elbette bir gece içinde olup bitmiş değildi. Takiyye yöntemiyle uzun yıllar boyunca toplumun ve devletin hemen hemen bütün kesimlerine nüfuz eden, topluma ve dünyaya sözde eğitim veren okullar ve Türkçeyi sözüm ona dünyada yayma gibi “güler yüzlü” bir imaj sergileyen sinsi bir yapı, maalesef devleti yönetenlerin de kâh göz yummaları kâh desteklemeleri ile büyümüş ve devleti bütünüyle kontrol altına alma noktasına gelmişti. 15 Temmuz gecesi ortaya konulan direniş ve kararlılık Türkiye’yi kontrol altına alma girişimine dur dedi, ama ülkemizin ve milletimizin büyük bir sarsıntı geçirmesine, devlet yapımızın ve kurumlarımızın zafiyete düşmesine sebebiyet verdi. Aradan geçen 5 yıla rağmen hâlâ bu sarsıntının etkileri sürmektedir.

Bu vesileyle tekrar hatırlatmak isteriz ki, büyük çoğunluğu iyi niyetle, altın nesil yetiştirmek, millete hizmet etmek gibi duygularla devşirilen, kandırılan insanlarımız, maalesef milletlerarası bir ihanet şebekesinin aleti durumuna düşürüldüler. Bu sebeple, yeni nesillerimizin benzer yapıların tuzağına düşmemesi için devlete ve bizlere büyük görevler düşmektedir.

Türkiye’yi derinden etkileyen bu gibi hadiselerin bir daha vuku bulmaması için demokratik hukuk devletinin kuralları çerçevesinde, bu tür örgütlenmelerle etkili bir şekilde mücadele edilmesi, devlet yönetimince liyakat, adalet, şeffaflık gibi ilkelere riayet edilmesi ve fikri, vicdanı, irfanı hür nesiller yetiştirmeyi esas alan bir eğitim sisteminin kökleşmesi şarttır. Devlet görevlilerinin, şu veya bu cemaat, grup ve tarikatın talimatlarına göre değil; devlet çarkının içinde hareket etmesi, devletimizi yönetenlerin bundan sonraki süreçler için asla göz ardı etmemeleri gereken bir durumdur. Devlete ve demokrasiye kastedenlere verilecek en iyi cevap; devletimizi ve demokrasimizi hukukun üstünlüğü, adalet, liyakat ve istişare ilkeleri çerçevesinde daha da güçlendirmek ve Büyük Türkiye hedefine doğru sağlam adımlarla yürümektir.

Sultan Alp Arslan’dan Atatürk’e bu vatanı bizlere bırakan ecdadımızın, vatan ve millet uğrunda canlarını feda eden bütün şehitlerimizin, 15 Temmuz gecesi demokrasi ve vatan mücadelesi için hainlerin kurşunlarına karşı dimdik duran 251 şehidimizin ruhları şad olsun.

TÜRK OCAKLARI GENEL MERKEZİ



PAYLAŞ