Büyük Türk Milleti, Aziz Türk Ocaklılar,

Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecinde, arkasındaki güçlerin yardımıyla Azerbaycan toprağı olan Karabağ’ı ve çevresindeki toprakları işgal eden Ermenistan, 27 Eylül 2020 Pazar sabahı, yine haddini aşarak bir saldırıya kalkıştı. Azerbaycan topraklarına yönelik bu saldırıda sadece askerî unsurlar değil siviller de hedef alındı. Terter’in Gapanlı, Ağdam’ın Çıraklı ve Orta Garvand, Fuzuli’nin Alhanlı ve Şükürbeyli, Cebrayıl’ın Çocuk Mercanlı köylerinde yoğun bombardıman yaşandı. Naftalan ilçesine bağlı Kaşaltı köyünde, tamamı aynı aileden 5 sivil hayatını kaybetti; 19 sivil de yaralandı. Bunun üzerine Azerbaycan ordusu, cepheye yakın bölgelerde yaşayan sivil halkın güvenliğini sağlamak için karşı saldırı başlattı. Ermenistan ordusu, bölgede görev yapan Türk gazetecileri de hedef aldı. Kapanlı köyü yakınında çekim yapan AA ve TRT ekibi saldırıdan son anda kurtuldu. Kahraman Azerbaycan ordusu, had bilmezlere hak ettikleri cevabı vermeye devam etmektedir. Dağlık Karabağ’ın korsan Cumhurbaşkanından feryatlar yükselmektedir.

Aziz Ocaklılar,

Bilindiği üzere Sovyetler Birliği döneminde, Kasap Stalin’in iktidarında, Azerbaycan sınırları içinde bulunan Dağlık Karabağ’da bir “Ermeni Özerk Bölgesi” oluşturma kararı alınmış ve bunun için de farklı bölgelerden çok sayıda Ermeni buraya yerleştirilmişti. Sosyalizm maskesi takan Stalin, yüz yıl kadar önce Revan’ı “Erivan” yapan Çarların politikasını takip etmekten başka bir şey yapmamıştır. Sovyetler Birliği zayıflamaya başlayınca Ermeniler, Karabağ'ın Sovyet Azerbaycan'dan Sovyet Ermenistan'a devredilmesi için savaş çıkardılar. Rusların desteğini de alan Ermeniler, 1991’de Hankendi’ni, 1992’de Şuşa ve Hocalı’yı işgal etti. Daha sonra Laçın, Hocavend, Kelbecer ve Ağdere'yi de ele geçiren Ermeniler, 1993'te Ağdam'a girdi. Ağdam'ı Cebrayıl, Fuzuli, Gubadlı ve Zengilan illerinin işgali izledi. Ermeniler bu süreçte, Azerbaycan Türklerine karşı katliamlar yaptı; Hocalı’da soykırım uyguladı. Azerbaycan topraklarının yüzde 20'si işgal edildi; 1 milyona yakın Azerbaycan Türk’ü, yaşadıkları bölgeleri terk etmek zorunda kaldı.

Bu meselenin çözümü için gerek Sovyet sonrası kurulan Bağımsız Devletler Topluluğu gerekse Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) bünyesinde girişimler olduysa da Ermenistan asla çözüme yanaşmadı. Eş başkanlıklarını Rusya, Fransa ve ABD’nin üstlendiği Minsk Grubu, 1992’den bugüne havanda su dövüyor.

Rusya, Ermenistan’ı silahlandırmada çok önemli rol oynadı. İran ve Rusya, stratejik çıkarları açısından işgalci Ermenistan’ın yanında yer aldılar. Eski Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, 2010-2018 yılları arasında Rusya’nın Ermenistan’a 50 bin tondan fazla silah gönderdiğini açıkladı.

Türkiye ve Türk Milleti, bu meselede, hem tarihî hem de uluslararası hukuk bakımından haklı olan Azerbaycan Cumhuriyeti’nin yanında yer almıştır ve almaya da devam edecektir. Sayın Cumhurbaşkanımız ve devlet yetkilileri, son gelişmelerde de bu tavrımızı açıkça bir kez daha ortaya koydular. TBMM’deki dört parti grubunun yayımladıkları destek açıklaması da memnuniyet vericidir.

Son saldırılarda, kendisine layık görülen maşa rolünü sorgusuz sualsiz kabul eden Ermenistan, kendi halkının da bölgedeki diğer bütün halkların da barış ve huzurunu bozan tavrını gözden kaçırmaya çalışmakta; Türkiye’yi ve Azerbaycan’ı suçlamaktadır. Bizzat eski Cumhurbaşkanları, Hocalı’da yaptıkları soykırımla ilgili açıklamasında sivilleri bilinçli bir şekilde hedef aldıklarını açıklamıştı. Bugün de haksız yere işgal ettikleri Azerbaycan topraklarındaki mevzilerinden cephe hattındaki sivil yerleşimlere saldırmakta beis görmeyen bu korsan devlete haddi bildirilmektedir.

Türk Ocakları olarak Türk devletlerini Azerbaycan’ın yanında yer almaya çağırıyoruz. Memnuniyetle belirtmeliyim ki kısa bir süre önce, Türk Keneşi Genel sekreteri Bagdad Amrayev, bu meselede Azerbaycan’ın yanında olunduğu mesajını verdi. Çünkü bizler, dost ve müttefik ülkeler değiliz; kardeşiz.

Yaşasın Türk Devletlerinin Dayanışması, Var Olsun Can Azerbaycan!


PAYLAŞ