Duyurular
Tümü
Tarihte Bugün
  • 19.08.1277 Cengiz Han’ın Vefatı

Yer: Türk Ocakları Galip Erdem Salonu

Tarih: 05.06.2017


Türk Ocakları Genel Merkezi’nde Ramazan ayı vesilesiyle “İftar Sohbetleri” düzenleniyor. İlk sohbet Türk Ocakları Akademisi kapanışı vesilesiyle Prof. Dr. Hasan Onat’ın katılımlarıyla “Din-Bilim İlişkisi” başlığıyla gerçekleştirilmişti. İftar Sohbetlerinin ikincisinin konuğu Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sönmez Kutlu oldu. Kutlu, “Hanefi-Maturidi Gelenek Günümüze Neler Söyler?” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Programın sunumunu Türk Ocakları Genel Sekreter Yardımcısı Doç. Dr. Bülent Aksoy yaptı ve Ramazan ile alakalı bir şiirle programı açtı.

İSLAM DÜNYASININ EN BÜYÜK SORUNU AKIL DÜŞMANLIĞI

Prof. Dr. Sönmez Kutlu konuşmasına İslam dünyasının en önemli gördüğü 5-6 sorunu olduğunu ifade ederek başladı. Bunların en önemlisinin hem Türkiye’de hem de İslam dünyasının tamamında derinleşen akıl düşmanlığı meselesi olduğunu vurguladı. İkinci sorunun din-siyaset ilişkisi, üçüncüsünün ahlak sorunu, dördüncüsünün yeni türeyen ve her şeyi gizemli sırlı bir şekilde çözmeyi hedefleyen batıni düşünce olduğunu, bir diğerinin şekilcilik ve her konuyu zahiri olarak değerlendirmek olduğunu ifade etti. Kutlu bunlara 3 önemli çözüm önerisi olduğunu söyledi. İslam tarihinde üç yolla sorun çözüldüğünü bunun birincisinin sebep-sonuç ilişkisiyle akıl yoluyla çözmek olduğunu, diğerinin batıni olarak çözüm yani bir veliye ya da gizemli bir bağa inanarak yapılan çözüm olduğunu diğerinin ise Peygamberimizden sonraki ilk üç neslin uygulamalarını kutsallaştırarak üretilen çözüm olduğunu belirtti. Akılla çözümü vurgulayan yolun Hanefi-Maturidi gelenek olduğunu vurguladı. Kutlu, Türkiye’deki Selefi zihniyeti ve batıni zihniyeti yaymak için yapılan çalışmaları anlattı. Dinleyicilere izlettiği videolarla bu zihniyetin açıklamalarını aktardı ve değerlendirdi.

Kutlu, Hanefilik üzerinde de tahrifat olduğunu ifade ettikten sonra dinde olmayan pek çok konunun sünnet adı altına dine sokulduğunu vurguladı. Bu noktada örnekler veren Kutlu, İslam’da ortaya çıkan sorunların çözümünde akılcılığın olmadığı bu durumlarda radikalleşmenin önünün açıldığını belirtti. Akılla çözüm üretemeyen zihinler IŞİD’i, El-Kaide’yi çare olarak görebildiğini ifade etti. Diğer tarafta Batıni din anlayışının Şii mezhebi içinde de yoğun bir etkisi olduğunu söyleyen Kutlu, kişilere gereksiz bir kudsiyet atfedildiğini söyledi. Bu durumun bilgi alma noktasında büyük sıkıntılar yarattığını ifade eden Kutlu, batıni ve selefi anlayışın kendi bilgi kaynakları dışındaki bütün bilgileri reddettiklerini ve bunlara yer vermediklerini söyledi. Bu bağlamda iki taraf arasında benzerlik olduğunu da belirtti.

HZ. MUHAMMED AYNI ZAMANDA BİR FİLOZOFTU

Felsefe konusunu da değerlendiren Kutlu, Hz. Peygamber’in felsefesi üzerine kitapların yazıldığını, Hz. Muhammed’in aynı zamanda bir filozof olduğunu söyledi. Peygamber’in düşünerek pek çok şeyi söylediğini bu yüzden zaman zaman hata da yaptığını, bu hataları zaman zaman Kur’an’ın zaman zaman sahabenin zaman zaman farklı şekillerde de düzelttiğini söyledi. Peygamber hiçbir zaman savaşa hazırlanmak için Allah’tan vahiy beklemediğini, akılla ve istişareyle sonuca vardığı örneğini vererek sözlerine devam etti.

DEVLETİN DİNİ ADALET, KÜFRÜ ZULÜMDÜR

Ebu Hanife ve Maturidi’nin dönemlerinde yaşadığı hadiselerden örnekler veren Kutlu, günümüzde yaşanan pek çok sıkıntının benzerlerinin o dönemde de yaşandığını Ebu Hanife ve Maturidi’nin siyasetçilerle ve aklı kabul etmeyen din adamlarıyla mücadele ettiklerini söyledi.

Din ve devlet ilişkileri hakkında da yorumlar yapan Kutlu, günümüzde oy vermenin şirk olduğunu söyleyecek kadar katı ve dinin özünden uzak insanlar olduğunu ifade etti. Bu konuda riyanın da olduğunu söyleyen Kutlu, İslam ülkelerinde iktidarların bu gruplara yaranması durumuna göre bu gruplar da demokrasiyle ya barışıyor ya da düşman oluyor dedi. Bu bağlamda en güzel tanımın Musa Carullah tarafından yapıldığını belirten Kutlu, Carullah’ın “Devlet dini adalet, küfrü ise zulümdür” sözünü aktardı.

Kutlu konuşmasını toparlayarak genel bir değerlendirme yaptı ve sözlerini sonlandırdı. Programın ardından katılımcılarla birlikte iftar yapıldı.


PAYLAŞ

Resim Galerisi