Türk Ocakları Genel Merkezinde, 21 Aralık 2019 tarihli Ocakbaşı Sohbeti’nde Dr. Hayati BİCE “Afganistan İşgalinin 40. Yılında Afganistan Türkleri ve Azad Bek” başlıklı bir konuşma yaptı.

Dr. Hayati BİCE konuşmasında kısaca şu konulara değindi;

“Bu yıl Afganistan’ın Ruslar tarafından işgalinin 40. yıl dönümü ve bu işgale karşı direnişin Ruslara karşı yapılmış olması da Türkler açısından ayrı bir öneme sahiptir. 24 Aralık 1979’da başlayan süreçte Ruslar askerlerini Afganistan’da tuttu ve on yıl boyunca büyük kayıplar verildi. Ruslar Afganistan dönen 50.000 kadar yaralı askeri halkın görmemesi için saklamaya çalışmıştır. Zaten o dönemde Rus kayıpları çoğalınca Rus halkı çocuklarının Afganistan’da ölmemesi için Kızıl Meydan’da eylem yapmıştır.

İkiz Kuleler saldırısından sonra ABD, saldırının sorumluluğunu üstlenen Usame bin Ladin’i ve el-Kaide’yi hedef alarak Afganistan’a girdi. Afganistan’da yaşanan olaylarda bizi asıl ilgilendiren orada yaşayan Türklerdir. Afganistan’da Özbekçe konuşan Türklerin oranı %11 civarında. Dari dilini konuşan ve Türkçe konuşamayan Türkler de ciddi oranda bulunmakta. İşte bu demografik yapının içinde bulunan, aynı zamanda hem Rusya hem ABD’nin hedefinde olan bir ülke olan Afganistan’da Azad Bek Kerimi, “Kuzey Afganistan Vilayetlerinin İslami Birliği”nin oluşumunda yer alıyor.

Azad Bek Pakistan’da doğmuştur ve Pakistan Lahor’da hukuk eğitimi almış bir avukattır. 80’li yıllarda Türk kamuoyunda Afganistan hakkında pek bilgi yoktu. Azad Bek de 1988 yılında Türkiye’ye geldi ve Türk kamuoyu önüne ilk kez çıktı. “Yaşasın İslam, Yaşasın İslam’ın Ordusu Türkler!” sloganı gazetelerde yayımlandı ve büyük yankı uyandırdı. Ben de Oğuz Karaçay takma adıyla Azad Bek’i, Afganistan’da yaşayan Türkleri anlatan yazılar yazdım. Bu yazılarım çok tepki gördü; ben de faşist ve ABD uşağı olmakla suçlandım. 1988 yılında zaten devletimizin Afganistan'a yönelik bir şeyler yapmayınca biz de Türk Ocaklarında Afganistan’a yardım etmek için kampanya düzenlemeye karar vermiştik. Bugün ise Azad Bek’in adı yaşatılmalı ve hayatı kitaplaştırılmalıdır.

Azad Bek 1997 yılında, kabileciliğe kurban gidip şehit edilmiştir. Kendisi bir kahraman olarak yaşamış ve kahraman olarak şehit olmuş bir kişidir.”

 

Program, soru-cevap kısmı ve konuşmacıya teşekkür belgesinin verilmesi ile sona erdi.


PAYLAŞ