Yer: Türk Ocakları Galip Erdem Salonu

Tarih: 18.03.2017


Türk Ocakları Genel Merkezi’nin her Cumartesi günü düzenlediği Ocakbaşı Sohbetlerinin bu haftaki konuğu Gaziosmanpaşa Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölümünden Dr. Yunus Emre TEKİNSOY Çanakkale Deniz Zaferi’nin 102. yıldönümü olması vesilesiyle  “Savaş, Propaganda ve Çanakkale Cephesi” konusu üzerine bir konuşma gerçekleştirdi.

 

“KİTLELER TAHAMMÜLSÜZDÜR”

 

Bir Türk Ocakları mensubu olarak Ocakbaşı sohbetlerinde bulunmaktan mutluluk duyduğunu belirten Tekinsoy, başta Atatürk olmak üzere ebediyete intikal etmiş tüm şehit ve gazilerimizi andı. Propaganda sürecinin sırasıyla kitle-kamuoyu-propagandadan oluştuğunu söyleyen Tekinsoy, kitlenin genellikle olumsuzluk belirten bir kavram olduğunu vurguladı. Kitle psikolojisi hakkında Gustave Le Bon ve Freud gibi aydınların çalışmalarından bahseden Tekinsoy, kitlenin bizleri güncel hayatımızda kuşattığını aktardı. Kitlenin ortak görüleri olan tahammülsüz bir yapıdan oluştuğunu söyleyen Tekinsoy, birey olarak yapılamayacak işlerin kitle tarafından yapılabileceğini aktardı. Bu noktada savaş gibi durumlarda kitlelere seslenmek gerektiğini vurgulayan Tekinsoy, orduları cephelere sevk edebilenlerin kitle psikolojilerinden anladığını aktardı. Kitlelere çok basit, ayrıntısız ve tekrar eden bir dille hitap edilmesini savunan Tekinsoy, kitlenin propaganda da en önemli unsur olduğunu söyledi. Propagandayı pazarlama bazında yapanların reklamcılar olduğunu söyleyen Tekinsoy, savaş durumlarında askerlerin isteyerek savaşa gitmesi, isteyerek savaşması ve ölmesi gerektiğini ve bu iki durum arasındaki farkın burada olduğunu ekledi.

 

“MUHARİP OLMAYAN UNSURLARDAN KADINLAR ÇOK ÖNEMLİ”

 

Propagandanın Birinci Dünya Savaşı’nda modern bir boyutta ele alındığını söyleyen Tekinsoy, topyekûn savaş durunu olduğu içi önceki örneklerinden çok farklı olduğunu vurguladı. Dünya Savaşı’nın siper savaşı, topyekûn savaş, taarruz savaşı gibi yeni kavramları da ortaya çıkardığından bahseden Tekinsoy, eski savaşlarda savaşanların ganimet veya yağma ile karşılık aldığını, modern savaşlarda ise vatan ve din odluları ile savaşanların ikna edildiğini ekledi. Savaş anında cephe gerisinin de çok büyük öneme sahip olduğunu söyleyen Tekinsoy, muharip olmayan unsurlara özellikle kadınlar için de ciddi propaganda yapılması gerektiğini söyledi.

 

“CİHAD-I EKBER EN ÖNEMLİ PROPAGANDA UNSURU”

 

2 Ağustos 1914’te başlayan seferberlik ilanı ile birlikte 14 Kasım 1914’te ilan edilen Cihad-ı Ekber’in en iyi propaganda yönetmeleri olduğunu aktaran Tekinsoy, Cihad-ı Ekber’in hem personel hem de maddi manada Osmanlı ordusuna çok ciddi fayda sağladığını aktardı. Cihat ilanı sonrasında sömürge altında yaşayan Müslümanlara yönelik “Siz sizi yönetenlere karşı hilafetin yanında durun” beyanının ciddi bir propaganda olduğunu ve Osmanlı safına geçen Müslüman askerlerin bulunduğunu aktardı. Almanların Osmanlı’ya bu süreçte yardım ettiğini söyleyen Tekinsoy, Müdaafayı Milliye Cemiyeti’nin de kitlelere ulaşmaya çalıştığından bahsetti.  Halide Edip ve Yusuf Akçura gibi isimlerin de yazılarıyla destek verdiğini aktaran Tekinsoy, İttihat ve Terakki’nin, Hilali Ahmer’in, Kadın Cemiyetlerinin, Müdafayi Milli’nin bu süreçte çok önemli rol oynadığını anlattı. Ayrıca İngiliz propagandalarından bahseden Tekinsoy, Osmanlı’nın kullandığı başta Harp Mecmuası olmak üzere materyalleri sunumunda gösterdi.

 

Ardından soru cevap kısmına geçildi.

 

Haber: Hasan GÜLER


PAYLAŞ

Resim Galerisi