Türk Ocakları Genel Merkezinin Cumartesi günleri düzenlediği “Ocakbaşı Sohbetleri”nde bu hafta, Prof. Dr. İbrahim Ethem Atnur, "Hocalı Katliamının 26. Yıldönümü ve Türkiye- Azerbaycan İlişkileri" başlıklı bir konuşma yaptı.

Prof. Dr. Atnur, "Azerbaycan Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100. yılını kutluyoruz. Türkiye- Azerbaycan ilişkileri demek, Türk- Amerikan ilişkileri demekten, Türk- Alman ilişkileri demekten çok farklıdır. Biz bu iki devletin ilişkilerini iki kardeş ülkenin ilişkileri olarak düşüneceğiz." diyerek sözlerine başladı.

“Ermenistan Rusya eliyle oluşturuldu.”

Bugünkü Ermenistan'ın Rusya eliyle, nüfus taşıma yöntemiyle oluşturulduğunu söyleyen Prof. Dr. Atnur, bugün yaşanan sorunların o zaman bölgeyle oynanmaya başlanmasıyla ortaya çıktığını belirtti. Prof. Dr. Atnur, "Bugün yaşanan problemlerin temelinde neler var, buna bakalım. 1800'lü yılların başından itibaren Rusların Kafkaslara inmeye başlaması ile coğrafyanın geleceği değişmeye başladı. Rusların bölgeye girip bölgenin demografik yapısıyla oynamaya başlaması ile bölgenin günümüzdeki şekli oluşmaya başladı. İran'dan, Doğu Anadolu'dan, Gürcistan'dan bugünkü Ermenistan'a, eski adıyla Revan'a 200 bin Ermeni'yi taşıdılar. Bugün Revan veya yeni adıyla Erivan Türk değil." diyerek Ermenistan'ın yapay bir ülke olduğunu söyledi. Aynı zamanda Hristiyan Türkleri de Doğu Anadolu'dan alıp Tiflis'e göçürdüklerini belirtti.

“Bakü'nün bir petrol şehri hâline gelmesi ile kültürel ve siyasi hayat oluşmaya başladı.”

19. yüzyılın sonuna doğru Bakü'nün bir petrol şehri hâline gelmesi ile dünyanın kültürünün ve tekniğinin Bakü'ye dolduğunu ve bu akımın da Bakü'de kültürel ve siyasi hayatın oluşmasını sağladığını belirten Prof. Dr. Atnur, "Bakü'nün kültürel hayatının oluşmasının ardından siyasi hayat hemen oluşmadı. Özellikle Ermenilerin Azerbaycanlı Türklere yaptıkları kırımlar sonrası siyasi hayat canlandı. Ermenilerin sayıca az olmasına rağmen Azerbaycanlıları kırıma uğratmalarının sebebi de arkalarında Rusların olmasıdır. Aynı zamanda Ruslar hiçbir zaman Azerbaycanlılardan ciddi manada askerî güç oluşturmadılar. Böylece Azerbaycanlılar askerlik mesleğinde o dönemde pek gelişemediler." diyerek o dönemde yaşanan katliamların askerî yönünü vurguladı.

“İstanbul'daki İttihatçılık Bakü'nün siyasi hayatını etkiledi.”

Prof. Dr. Atnur, Azerbaycanlıların Ermeni katliamları sonrası siyasi ve askerî yapılanmaya girmeleri gerektiğini anladıklarını söyledi. İttihatçılığın devletin siyaseti hâline gelmenin Azerbaycan'da karşılık bulduğunu belirten Prof. Dr. Atnur, "İttihatçılığın İstanbul'da iktidarı ele alması ile Bakü'de kültürel Türkçülük yanında siyasi Türkçülük de oluşmaya başladı. Bunun yanında savaşın başlaması ile Ermeniler Ruslar'ın yanında savaşa girdiler. Çok ciddi ve büyük katliamlara yol açtılar. Osmanlı da Azerbaycan Türklerini, Kafkas Müslümanlarını organize etmek istedi ama imkânsızlıklar yüzünden pek başarılı olunamadı. Savaşın bitmesine yakın Bolşevik İhtilali meydana geldi. Ruslar sadece Bakü'den çekilmedi çünkü Bakü demek, petrol demek. Rusların bölgeden çekilmesiyle Doğu Anadolu'da Ermeniler büyük katliamlar yaptılar. Tabii bunların yansımaları Bakü'de de oldu. Bakü'de 15 günde 50 binden fazla Müslüman katledildi." dedi.

“Savaş zamanı herkes gözünü Bakü'ye dikmişti.”

Savaş sonrası Osmanlı'nın uğraşlarıyla Kafkasya'da ülkelerin bağımsız olduğunu söyleyen Prof. Dr. Atnur, Osmanlı'nın bunu diplomatik krizlere son vermek için yaptığını belirtti. Prof. Dr. Atnur, "O dönemde Azerbaycan İttihatçılarının da etkisi ile Azerbaycan, Osmanlı'ya ilhak başvurusunda bulundu. Fakat Osmanlı bunu dünyaya kabul ettiremeyeceklerini söylediler ve bağımsız Azerbaycan'ı savundular. Yine aynı dönem İngiltere'nin, Rusya'nın, müttefikimiz Almanya'nın gözü Bakü petrollerinde. Hatta İslam Orduları ile Almanlar çatıştı. Enver Paşa için Alman hayranı derler, çok yanlıştır. Enver Paşa Almanlar'a Bakü'yü yasakladı. Bakü halkı Ermenilerle, İngilizlerle savaşarak şehirlerini kurtardılar. Bakü'de de bir Türk Ocağı kuruldu. 1918'de Bakü'de bir Türk Ocağı açıldı. İlk konuşmacısı da Mehmet Emin Resulzade oldu. Ancak Mondros Mütarekesi’nden sonra bölgeye giren İngilizler, ilk iş olarak Türk Ocağını kapatırlar. Ardından İngilizler, Ermenilerin kendi elleriyle alamadıkları Nahçıvan ve Kars'ı onlara hediye ettiler." diyerek İngilizlerin Ermenilere olan desteğini açıkladı.

“Hocalı bir semboldür.”

1900'lü yılların başından beri Rus ve Ermenilerin Azerbaycanlılara yönelik yoğun bir katliam eylemlerinin olduğunu belirten Prof. Dr. Atnur, Hocalı Katliamı'nın bir sembol olduğunu belirtti. Hocalı Katliamı'ndan çok daha büyük katliamların olduğunu ancak Hocalı Katliamı'nın televizyonlarda, gazetelerde duyulması ile Türk dünyası için bir sembol hâline geldiğini vurguladı. Prof. Dr. Atnur, "Hocalı Katliamı CIA'nin, Rusya'nın ve Ermenistan'ın ortaklaşa bulaştığı bir insanlık suçudur. Maalesef Türkiye, Atatürk'ün, Kazım Karabekir'in yokluk ve mücadele yıllarında Azerbaycan Türklerine sağladığı desteği 1992 yılında sağlamadı. Gönüllü güçler Türkiye'den Hocalı'ya, Karabağ'a savaşmaya gitti ama bunlar derme çatma güçlerdi. Türkiye'den Azerbaycan'a sağlıklı bir para yardımı, subay yardımı, silah yardımı yapılmadı. Fakat Azerbaycan ile yüreklerimiz bir çarpıyor. Her iki ülkede de Türklük düşmanı var fakat bunlara fırsat verilmeyecektir. Azerbaycan ve Türkiye 'bir millet iki devlet' anlayışını devam ettirecektir." diyerek sözlerine son verdi.

Program, konuşmacıya teşekkür belgesi verilmesi ve soru cevap kısmıyla sona erdi.

 


PAYLAŞ

Resim Galerisi