Türk Ocakları Genel Merkezinin Cumartesi günleri düzenlediği “Ocakbaşı Sohbetleri”nde Fehmi Kiraz, “Tarımımız Nereye Gidiyor? Şeker Fabrikaları Satılmalı mı?” başlıklı bir konuşma yaptı. Fehmi Kiraz sözlerine, “Önümüzdeki yıllarda devletler, toplumlar ve bireyler tarımı, suyu ve enerjiyi düşünerek geleceklerini şekillendirecek ilişkilere girecekler.” diyerek başladı.

Çiftçimizin Kârını Yükseltmemiz Lazım

Akdeniz iklimi içerisinde ve bereketli topraklarda yaşadığımızı belirten Kiraz, kırsal kesimde yaşayan insanların ülke nüfusunun yüzde yirmi dördünü oluşturduğunu, buna rağmen ekonomiden yüzde sekiz pay aldığını söyledi. Kiraz, “Ülkemizde yıllardır süren GOP gibi projeler var. Bu projelerin tamamlanması, sulama ve tohum sistemlerinin geliştirilmesi çok önemli. Ülkemizde beş milyon hektar suladığımız alan var, beş milyon da sulayabileceğimiz alan var. Bu alanların sulanabilmesi hem tarımın gelişmesi için, hem çiftçinin refahının artması için hem de üretim eksiğimiz olan ürünlerin üretilebilmesi için çok önemli. 15 milyar dolar kadar bir bütçe ayrılırsa Fırat’ın suyu Konya Ovası’na ulaştırılabilir. Bu tip geliştirmelerle çiftçilerimizin kâr oranı arttırılabilir.

Şeker Fabrikaları Özelleşecekse Çiftçi Örgütlerine Verilmeli

Şeker fabrikalarımızın 15 yıldır özelleştirme kapsamına alınıp çıkarıldığını ve bu yüzden de şeker sektörüne teknolojik yatırım yapılmadığını belirten Kiraz, bu sebeple şeker fabrikalarımızın kâr oranının düştüğünün altını çizdi. Kiraz, “1,5 milyon ton şeker üretimimiz var. Özelleştirme kapsamına alınan on dört fabrika 1,5 milyon ton üretimin 1 milyonunu sırtlıyor. Özelleştirme gerekçesi olarak da şeker fabrikalarının zarar ettiği, devletin bu fabrikaları işletemediği söyleniyor. Eğer bu fabrikalar zarar ediyorsa, eğer devlet bu işi yürütemiyorsa o zaman bu fabrikalar çiftçi örgütlerine bedelsiz bir şekilde aktarılmalıdır. Çünkü özelleştirme şartlarında fabrika alıcısına beş yıl boyunca en az asgari üretim yapma zorunluluğu getiren madde var. Ancak beş yıl sonra fabrika alıcısı fabrikayı ve fabrikanın kurulu olduğu araziyi istediği gibi kullanabiliyor. Bu da aklımıza rantı, alışveriş merkezlerini, plazaları getiriyor ki eğer böyle bir şey olursa ülke olarak şeker kıtlığına gireriz. Bu yüzden eğer mesele üretim yapılamaması ise, işin yürütülemiyor olması ise fabrikalar çiftçilere teslim edilmeli ve ülkemizin şeker üretimi baltalanmamalıdır.” dedi.

Kiraz, “Türk tarımı için yapmamız gereken çok şey var. Tarımın önemini kavramalıyız. Şu an sulayamadığımız alanları sulanabilecek duruma getirmeliyiz. Köylerde tarımsal üretimi sürdürebilecek gençleri tutabilmeliyiz. Tarımda işletme mantığına geçebilmeliyiz. Kooperatifleşmeliyiz. Tarıma destek politikalarını arttırmalıyız. Tarım ve sanayi birlikteliğini sağlamalıyız. Markalaşmalıyız.” Önerilerini vererek konuşmasını sonlandırdı.

Program soru cevap kısmı ve konuşmacıya teşekkür belgesi verilmesinin ardından sona erdi.


PAYLAŞ

Resim Galerisi