Yer: Türk Ocakları Galip Erdem Salonu

Tarih: 29.04.2017


Türk Ocakları Genel Merkezi’nin her Cumartesi günü düzenlediği Ocakbaşı Sohbetlerinin bu haftaki konusu “Türk Kültüründe Hâkimiyet-i Milliye” idi. Sohbete konuşmacı olarak duayen tarihçi Prof. Dr. Reşat Genç katıldı.

Genç, konuşmasına Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Az zamanda çok ve büyük işler yaptık, bu işlerin en büyüğü, temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti’dir.” sözünü söyleyerek başladı. Cumhuriyetin temel politikalarından birinin “Yurtta sulh, cihanda sulh” olduğunu söyleyen Genç, Nutuk’tan bahsetti ve alıntılar yaptı. Genç, Nutuk’un yazılış amacının milli varlığı sona erdiği zannedilen bir milletin istiklâlini nasıl kazandığını ve milli, çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmak olduğuna dikkat çekti.

Üniter devletin tanımından bahseden Genç, üniter devleti Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yasadığı bütün kanunların Türkiye’nin her köşesinde aynı şekilde anlaşılıp aynı şekilde uygulandığı yapı olarak açıkladı. Üniter devlet kavramının Türkçe olarak “merkezi devlet” yada “tekil devlet” şeklinde kullanılmasının daha doğru olduğunu da ekleyen Genç, üniter devletin aynı zamanda milli devletin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı ve anayasada “iradenin bütünlüğü” olarak ele alındığını ifade etti. Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’ni gençlere emanet ettiğini belirten Genç, yeni nesillere neyin emanet edildiğinin anlatılmadığını eleştirdi. Genç, 1961 Anayasası’nda “milli devlet” ibaresi varken, 1982 Anayasası’nda olmadığına dikkat çekti. “Atatürk, Türk milletinin tabiat ve şiarına en uygun idare cumhuriyettir derken eski Türk kurultaylarına, keneş adı verdiğimiz danışma meclislerine, uruk şurası dediğimiz ortak karar alma ünitelerine işaret eder” ifadesinde bulunan Genç, eski Türklerin kullandığı “il veya el” kelimesine dikkat çekti. Genç, bu kelimenin “halk” manasında kullanıldığını eklerken hâlâ kullanılan bir kelime olduğunu örneklerle açıkladı. Özellikle “el mi yaman bey mi yaman; el yaman” deyişi üzerinde duran Genç, bu deyişle gücün, kuvvetin, kudretin kaynağının el yani halk olduğunun anlatıldığını, tercümesinin de “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir!” olarak yapılabileceğini vurguladı. Genç, el kelimesinin vatan, yurt, barış manalarında da kullanıldığını dile getirdi.

Bir devletin oluşabilmesini üç unsura bağlayan Genç, bunları “millet, vatan ve hâkimiyet yani egemenliğin ifadesi devlet” olarak açıkladı. Genç, “Eğer Türk devlet kurmuşsa, o devletin milleti her şeyden evvel dirlik, düzenlik, huzur, barış ve güvenlik içerisinde yaşatmalıdır” düsturuna değinirken bu düsturun “Yurtta sulh, cihanda sulh” mantığına eş olduğuna dikkat çekti. Göktürk kitabelerinden itibaren Türk kültüründe var olduğunu bildiğimiz “açı doyurmak, çıplağı giydirmek” ilkesinden bahseden Genç, bunun da sosyal devlet anlayışını özetlediğini belirtti. Türklerin hukuk devleti anlayışına da değinen Genç, “Adalet, mülkün temelidir.” ilkesini örnek verdi. Genç, mülk kelimesinin Arapça devlet manasına işaret ettiğini, melik ve memleket gibi kelimelerin bu kökten türediğini anlattı ve “Devletin temeli adalettir.” kullanımının daha doğru bir kullanım olacağına dikkat çekti. Kutadgu Bilig’den örnekler veren Genç, devlette yönetenlerle yönetilenlerin ilişkilerinin üzerinde durdu.

Türkiye Cumhuriyeti’nde istiklâl ve hürriyet olmadan milli hâkimiyetin, cumhuriyetin olamayacağını söyleyen Genç, Nutuk’ta geçen şu ibarelere yer verdi: “Temel prensip, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bunun için ise tam istiklâl şarttır.” Genç, sözlerine “ Ya istiklâl, ya ölüm” diyerek son verdi.

Kapanışı yapan Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz, konuşmacıya teşekkürlerini sundu. Öz, meclisin Türk kültüründeki önemine vurgu yaparken, Türk Ocakları’nın kaygılarının da milli iradenin ve üniter yapının korunması çerçevesinde olduğuna dikkat çekti.

Haber: Hilal Süyümbike MARAŞ


PAYLAŞ

Resim Galerisi