Duyurular
Tümü
Tarihte Bugün
  • 20.07.1974 Barış ve Özgürlük Bayramı (Kıbrıs Harekatı – KKTC)

Türk Ocakları Genel Merkezinde, 2 Şubat 2019 tarihli Ocakbaşı Sohbeti’nde Dr. İbrahim ATABEY, “Vefatının 10. Yıldönümünde Bahtiyar VAHABZADE” başlıklı bir konuşma yaptı.

Bahtiyar Muallim Bütün Türk Dünyası’nın Kaygısını Taşıyan Büyük Bir Türk İdi.

Bahtiyar VAHABZADE’ye Bahtiyar Muallim diye hitap edildiğini belirten Dr. ATABEY, VAHABZADE’nin "Allah" şiirini dinlettikten sonra konuşmasına başladı. Dr. ATABEY, “Bahtiyar Muallim sadece Azerbaycan Türklüğünün değil, bütün Türk Dünyası’nın kaygısını taşıyan, onlar için ızdırap çeken ve bu konuda, özellikle, Sovyet rejiminin ağır baskısının bulunduğu dönemlerde dik duruşunu eserleriyle ortaya koyan büyük bir Türk idi. VAHABZADE hem yazar, hem şair, hem de bilim ve siyaset adamıdır. 16 Ağustos 1925 tarihinde Azerbaycan’ın kuzeyine düşen Şeki’de dünyaya gelmiş ve 13 Şubat 2009’da vefat etmiştir.” dedi. VAHABZADE’nin hayatında Sovyet rejimi etkisinin çok küçük yaşlarda başladığını söyleyen Dr. ATABEY, “Daha küçük yaşlarda ailesiyle Şeki’den Bakü’ye göç etmiştir. Önce tıp fakültesine gitmiş fakat daha sonra bundan vazgeçip filoloji eğitimi için Bakü Devlet Üniversitesi’ne başlamıştır. Daha sonra bu alanda eğitimini tamamlayıp profesör olmuştur. 1990 yılında emekli oluncaya dek Bakü Devlet Üniversitesinde eğitim vermeye devam etmiştir. VAHABZADE, asıl şöhretini siyasi faaliyetlerde yazdığı şiirler ve sözlerle kazanmıştır. 1958 yılında meydana gelen olaylar üzerine Azerbaycan Türklerinin kötü talihini, Azerbaycan’ın hürriyet ve bağımsızlık özlemini cesaretle dile getirdiği Gürcistan poeması dönemin baskıları yüzünden yayımlanamamıştır. Aynı şekilde 1962 yılında da Türk milliyetçiliğiyle suçlanarak öğretim üyeliği görevinden 2 yıl süreyle uzaklaştırılmıştır. Gorbaçov döneminde ortaya çıkan Karabağ meselesinde de ‘Aksakallar’ adı verilen bir hareketin lideri olmuştur.” dedi.

VAHABZADE, Türkiye’yi Azerbaycan’ın Dışında Anavatanı Olarak Görmüş ve İlişkisini Hiç Kesmemiştir.

VAHABZADE’nin 20 Yanvar Katliamı sonrasında yazdığı ‘20 Ocak 1990 Katliamı Hakkında’ adlı şiiri okuyan Dr. ATABEY, “VAHABZADE, Sovyet rejiminde yumuşamanın başlamasının ve 1991 yılında Azerbaycan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından milli kimlik ve din anlayışının yeniden oluşturulması ve geliştirilmesinde etkili olan şahıslardan biridir. Şiirlerinde ve diğer eserlerinde İslamiyet’i ve Türklüğü, tarihi derinliği ve beşerî değerleriyle ele alırken Türkiye-Azerbaycan kardeşliğini pekiştiren eserler de yazmıştır. VAHABZADE, Azerbaycan’ın bağımsızlığı öncesinde de tanınmış bir bilim ve siyaset adamı, büyük bir şairdi. Nitekim 1976’da ‘Lenin’le Sohbet’, ‘Muğan Manzumeleri’ dolayısıyla ‘Azerbaycan Devlet Mükâfatını; 1984’te ‘Bir Geminin Yolcusuyuk’ adlı eseriyle ‘Sovyetler Birliği Devlet Mükâfatını almış; ‘Ekim İnkılabı’, ‘Kırmızı Emek Bayrağı’ gibi eserleriyle de Azerbaycan Halk Şiiri unvanına layık görülmüştür. Azerbaycan’ın bağımsızlığını kazanmasından sonra 1995 yılında, milli mücadeledeki hizmetlerinden dolayı ‘İstiklal Nişanı’yla ödüllendirilmiştir.” dedi. Vahabzade’nin Azerbaycan’da halk şairi olarak da adlandırıldığını belirten ve eserlerinin bir kısmının ismini sayan Dr. ATABEY, “VAHABZADE, Türkiye’yi Azerbaycan’ın dışında anavatanı olarak görmüş ve ilişkisini hiç kesmemiştir. 70 yıllardan itibaren Türkiye’de tanınmasıyla Türk edebiyatında, Türk Yurdu Dergisi’nde, kardeş edebiyatta, Sancak Dergisi’nde yazıları yayımlanmış; yayınevleri tarafından bazı kitapları basılmıştır.” dedi.

Halkın Yabancısı Olduğu Şiirlerin Türk Şiirine ve Türklüğe Hiçbir Katkısının Olmayacağını Söylemiştir.

Vahabzade’nin şiir dünyasında şeklin değil, anlamın önemli olduğunu belirten Dr. ATABEY, “VAHABZADE, halkın tamamen yabancısı olduğu şiirlerin Türk şiirine ve Türklüğe hiçbir katkısının olmayacağını söylemiştir. Şiirlerinde Allah, dil, ana dil ve özellikle anne konularını sıklıkla işlemiştir.” dedi ve konuşmasını Bahtiyar VAHABZADE’nin “Savadsızdır adını da yaza bilmir menim anam, ancak mene say öğredib, ay öğredib, il öğredib, en vacibi dil öğredip menim anam. Bu dil ile tanımışam hem sevincimi hem gamımı, bu dil yaratmışam her şiirimi her nağmemi, yoh ben heçem men yalanam, kitap kitap sözlerimin müellifi menim anam.” dizeleriyle sonlandırdı.

 

Program, soru-cevap kısmı ve teşekkür belgesinin verilmesi ile sona erdi.


PAYLAŞ