Yer: Türk Ocakları Galip Erdem Salonu

Tarih: 11.02.2017


Türk Ocakları Genel Merkezi’nin düzenlediği Ocakbaşı Sohbetlerinin bu haftaki konuğu Çankırı Karatekin Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet ÖZCAN’dı.  Özcan, “Yılmaz Öztuna ve Tarihçiliğimiz” başlığı üzerine konuştu.

 

Özcan, “Yılmaz Öztuna’yı rahmetle anıyorum ve hepinizi selamlıyorum” diyerek konuşmasına başladı. Yılmaz Öztuna’yı ilk olarak lise yıllarında, tarih kitaplarından tanıdığını söyleyen Özcan, bu kitaplardan zihinsel haz aldığını ve defalarca okuduğunu belirtti. Özcan, yıllar sonra 2009 yılında Yılmaz Öztuna’nın bizzat kendisiyle tanışma fırsatı bulduğunu ifade etti. Konuşmacı, kendisinin sahaflık geçmişinden bahsederken, bu sayede kitapların yazarlarıyla tanışmadan duygusal bir bağ kurduğunu dile getirdi. Bir kişinin eser vermesi sürecinde çalışma ortamlarının katkısının büyük olduğuna değinen Özcan, bu sebeple Yılmaz Öztuna’nın da çalışma ortamını merak ettiğini söyledi. Özcan, Yılmaz Öztuna’nın sevdiklerine ve sevenlerine muhabbetinin çok olmasına rağmen genellikle inzivaya çekilerek bir hayat yaşadığını belirtti. İstanbul konaklarının Yılmaz Öztuna’nın hayatı üzerinde etkili olduğunu anlatan Özcan, İsmail Hâmi Danişmend’in konağındaki sohbetlere Nihal Atsız’la birlikte gittiğinden, aralarındaki yaş farkına rağmen Nihal Atsız’ın Yılmaz Öztuna ile dostluğundan bahsetti. Özcan, Yılmaz Öztuna’nın Halil İnalcık’la ve hanedanla olan mektuplaşmalarına da değindi. Bir yazarın hayatının, geçmişinin metinlerine yansıdığını ifade eden Özcan, Yılmaz Öztuna’nın küçük yaşlardan itibaren bulunduğu çevrenin etkisiyle müziğe ilgi duyduğunu aktardı. Özcan, Yılmaz Öztuna’nın Saadettin Arel’le tanışma sürecini anlattı. Yılmaz Öztuna’nın henüz 15 yaşındayken Fahrettin Sertelli’nin popüler tarih dergisinde “Sokullu” üzerine yazı yazdığını belirten Özcan, bu yazıda en çok Yılmaz Bey’in kaynakları nasıl kullandığına dikkat ettiğini anlattı. Özcan, Yılmaz Öztuna’nın 1950’den sonra Fransa’da geçirdiği yedi seneyi anlatırken bu yıllarını da kütüphanelerde kitaplarla geçirdiğini söyledi. Yılmaz Öztuna’nın eserlerinin çokluğundan bahseden Özcan, Yılmaz Bey’in kendi ifadesiyle sadece üç kitabını en önemli kabul ettiğini, bunların da Osmanlı Tarihi, Musiki Ansiklopedisi, Devletler ve Hanedanlar olduğunu, yazdığı diğer yüzlerce yazının hepsinin bu kitaplardan yararlanarak yazdığını aktardı. Özcan, Yılmaz Öztuna’nın ansiklopedist tarafının eserlerine yansımış olduğuna, karşılaştırmalı mukayeseli bir anlatımı olduğuna değindi. Türk tarihçiliğinden bahseden Özcan, bu konuda zayıf kaldığımıza dikkat çekerken tarihçiliğe bağlı hamasetin olduğunu ama bilgi birikiminin yeterli düzeyde olmadığını vurguladı. Özcan, hanedan tarihçiliğinden bahsederken Yılmaz Öztuna’nın hanedanla yakın ilişkide olması münasebetiyle hanedan tarihçiliğiyle de ilgilendiğini söyledi. Özcan, Yılmaz Öztuna’nın musiki tarihçiliğine katkısının makro düzeyde olduğunun altını çizdi. Program soru cevap kısmının ardından sona erdi. 

 

Haber: Hilâl Süyümbike MARAŞ 


PAYLAŞ

Resim Galerisi