Tarihte Bugün
  • 21.05.1864 Büyük Kafkas Sürgünü

Türk Ocakları Genel Merkezinin Cumartesi günleri düzenlediği Ocakbaşı Sohbetlerinde bu hafta, Prof. Dr. Orhan Arslan, Alâaddin Korkmaz ve Şevket Bülent Yahnici’nin konuşmacı olarak katıldığı “Yücel Hacaloğlu’nun Ardından…” isimli anma programı düzenlendi.

Programın açılışını, Türk Ocakları Yönetim Kurulu Üyesi Yrd. Doç. Dr. İbrahim Atabey yaptı. Program Yücel Hacaloğlu için Kur’an-ı Kerim okunmasıyla başladı.

Programda ilk olarak Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz konuştu. Prof. Dr. Öz, “Bugün, burada hayatını Türk milletine adamış bir büyüğümüzü anmak için toplanmış bulunuyoruz. Yücel Ağabey’imiz hayatının her alanında Türk milletine ve Türkçülüğe hizmet etmiştir. Yücel Ağabey’imiz sevecen biriydi. Herkese sevgiyle yaklaşırdı. Millî meselelerde de çok dikkatliydi. Meselelere derinliğine nüfuz etmişti. Devletimizin ve milletimizin zor zamanlarında böyle büyüklerimizi hatırlıyoruz. Mekânı cennet olsun. Tanrı Türk’ü korusun ve yüceltsin.” dedi.

Yücel Hacaloğlu Çerçeveli Bir İnsandı

Programda ilk olarak Şevket Bülent Yahnici söz aldı. Yahnici, “ Yücel Ağabey’imizi minnetle anıyoruz, çünkü o Türk milliyetçiliği fikir sistemi yolunda çok değerli hizmetleri geride bırakarak göçtü. Türk Ocaklarının tarihinin yazılması, Türk Ocaklarının yayınları, Türk Ocaklarının kurultayları, işte bunlar, onun üzerinde çokça emek verdiği güzel hatıralar olarak bize kaldı. Yücel Hacaloğlu’nu tarif etmek için ben “Çerçeveli bir insandı.” diyorum. O, hiçbir zaman çerçevesinden çıkmadı; çıkmak gibi bir hırsta bulunmadı. Hiç kahkaha atmadı, ama hep gülümsedi. Gülümsemesinde hep bir anlam taşıdı. Allah rahmet eylesin. Onu Türk milliyetçileri olarak unutmayacağız, yazdıkları ve yaptıkları ile hep hatırlayacağız.” dedi. Yahnici, Yücel Hacaloğlu ile anılarından bir kısmını anlatarak konuşmasına son verdi.

Türk Yurdu Dergisini Bir Kültür Muhiti Hâline Getirdi, Bize Kaynaklar Bıraktı

Alâaddin Korkmaz, “Yücel Hacaloğlu, Şevket’in de çok güzel bir tarifle ifade ettiği gibi, kahkahası olmayan ama gülümsemesiyle hatırlanan bir insandı. Bir konakta doğmuştur. Ben onda bu asaleti her zaman gördüm. Gazeteciliğe Fındıklı’dan İstanbul’a okumaya gelmesiyle başlar. Fakat bu gazetecilik mesleğine girişi tesadüfi değildir, baskın özelliklerini bu mesleği icra ederken hep göstermiştir. Diğer karakterini oluşturan şey de hepimizin aklına gelebileceği gibi Atsız Bey ile olan münasebetidir. Bu münasebet, Yücel Hacaloğlu’nun fikrî yönden pişmesinde büyük bir etkendir. Siyasete hiç girmemiştir çünkü bunu çerçevesinin dışında görmüştür. Devlet görevine başladıktan sonra aktif gazeteciliği bırakmıştır fakat yayından kopmamıştır. Türk Yurdu dergisini bir kültür muhiti hâline getirmiştir. Aynı zamanda gerekli gereksiz düşünmeden Türk Ocağı ile ilgili her şeyi kaydederdi. Bu, ileride Türk Ocağını öğrenmek isteyenler için, Türk Ocağını araştırmak isteyenler için kaynak oluşması anlamına geliyor. O bir tebessüm adamıydı. Çok sakin bir adamdı, onun öfkesini çok yüksek ifade ettiğini hiç görmedik. Benim için Yücel Ağabey’i sevmenin en önemli gerekçelerinden biri, hiç kimsenin mevkisine makamına, şanına şöhretine bakmadan bir doğruyu o kişinin yüzüne rahatlıkla söyleyebilen nadir insanlardandı.” diyerek Yücel Hacaloğlu’nun Türk Ocağı’na kattığı değerlerden ve Yücel Hacaloğlu’nun kişiliğinden bahsetti.

Yücel Ağabey Şehittir

Prof. Dr. Orhan Arslan, “Yücel Ağabey ölmedi. Kur’an, her nefis ölümü tadıcıdır, buyurur. Ölücüdür, demez. İnsanda iki varlık vardır: biri beden, biri ruh. Ruh ölmez, Allah’a döner. İşte Yücel Ağabey de Allah’ın yanında. Yücel Ağabey şehittir. Şehit, ‘tanık’ demektir; şehit, ‘hayatını imanına şahit kılan’ demektir. Yücel Ağabey, kendi idealleri için, Allah rızası için yaşadı; Yücel Ağabey de doğal olarak şehittir. Yücel Ağabey, doğru bir adamdı. Kendi milletinin farkındaydı. Milletinin değerlerine sahip çıkan, milliyetçi bir adamdı. Siyasetten hep uzak durdu ama siyasetin aynı zamanda içindeydi. Fakat hiç siyasete karışmadı, çerçevesinden çıkmadı. Görevini hiç aksatmadı, işini hep başarıyla ve zamanında yaptı. Kimseye eğilmez, bükülmezdi. Allah ve vatan için yaptığı işleri hiç ücret için yapmadı, karşılığını düşünmedi. Yücel Ağabey bir örnek şahsiyetti. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır derlerse inanmayın, aslında her başarılı erkeği idare eden, yöneten aslan gibi bir kadın vardır. O yüzden ben Yücel Ağabey’in eşi Türkân Abla’ya, bize böyle hatırasını anlattıracak bir adam hediye ettiği için teşekkür ediyorum. Çerçeveli bir insandı, hep gülümserdi, asil bir adamdı, sözü çok doğru söyleyen bir adamdı. Allah rahmet eylesin.” diyerek Yücel Hacaloğlu’nun maneviyatını ve kişiliğini vurguladı.

Program, dinleyicilerin Yücel Hacaloğlu ile ilgili söylemek istediklerinin aktarılması ve kendisi ile yaşanmış olayların yâd edilmesi ile sona erdi.


PAYLAŞ

Resim Galerisi