Yer: Türk Ocakları Galip Erdem Salonu

Tarih: 25.02.2017


Türk Ocakları Genel Merkezi’nin düzenlediği Ocakbaşı Sohbetinin bu haftaki konuğu Azerbaycan’ın eski Tahran Büyükelçisi ve Ankara Üniversitesi DTCF Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesib Nesibli, “Adaletin Uğramadığı Yer: Hocalı” başlıklı bir  konuşma gerçekleştirdi.

 

KADIN, ERKEK VE ÇOCUK DEMEDEN KATLETTİLER

 

Facianın kanıtlarını resimleriyle, videolarıyla ve çeşitli materyallerle gözler önüne sermenin ve herkesin hislerini uyandırmak için yeterli olacağını söyleyen Nesibli, 1991 şubatında Ermenilerin taaruz edeceğinin bilindiğini aktardı. Buna rağmen Hocalı’da sivil sakinlerin korunamadığını ve o gün Ermenilerin 600’den fazla insanı katlettiğini söyledi. Bugünkü Ermenistan Cumhurbaşkanı ve savaş süresinde Karabağ'da Ermeni güçlerine kumandanlık yapmış Serj Sarkisyan'ın İngiliz araştırmacısı ve yazarı Thomas De Waal'a “ Hocalı’dan önce, Azerbaycanlılar bizim şaka yaptığımızı sanıyordu, Ermenilerin sivil topluma karşı el kaldırmayacaklarını sanıyorlardı. Biz bunu (stereotipi) kırmayı başardık. Ve olay işte bu.” Dediğini aktararak sözlerine devam etti. Nesibli Hocalı’da kadın, erkek ve çocuk ayırt etmeksizin yapılan katliamı anlattı. Karabağ’da fiili durum devam ettikçe Hocalı’da yaşananlarının da yaptırımlarının olmayacağını belirten Nesibli, Hocalı katliamının neden gerçekleştiğini ve şimdiye kadar bu meselenin neden çözülemediğini anlattı.

 

HOCALI ERMENİ TECAVÜZ ZİNCİRİNİN BİR HALKASIDIR

 

Hocalı’nın Ermeni tecavüz halkasında yer aldığını ve bu tecavüz zincirinin Rusların Kafkasya’ya inmesi ve Ermenileri desteklemesi ile başladığını söyleyen Nesibli, Ermenilerin böylece kendi komşularına ihanet ettiklerini söyledi. Ahmet Ağaoğlu’nun geçen yüzyıldaki önemine de atıf yapan Nesibli, 1918 ve 1920 yıllarında da Azerbaycan Türklerinin Rus desteğiyle Ermenilerin zulmüne uğradığını aktardı. Gürcüler ile Türklerin tarih boyunca hiç husumetinin olmadığını vurgulayan Nesibli, Ermenilerin her fırsatta komşularını arkadan bıçakladığını söyledi. 366. Motorize alayının Hocalı katliamında çok etkili olduğunu aktaran Nesibli, yaşanan katliamın boyutunu anlayabilmek için milli ve siyasi bilincin oluşmasının gerektiğini söyledi.

 

UYUŞMAZLIK DEĞİL MUHAREBE

 

Karabağ meselesinin uyuşmazlık olarak adlandırılmasının çok yanlış olduğunu, bunun bir muharebe olduğunu söyleyen Nesibli, 30 bin insanın katledildiği yerde uyuşmazlık kelimesinin kullanılmasından ötürü olan rahatsızlığını dile getirdi. Azerbaycan’ın uluslararası örgütlerde Hocalı ve Karabağ meselesini daha çok dile getirmesi ve lobiler eşliğinde baskı uygulaması gerektiğini anlatan Nesibli, Azerbaycan ve Türkiye’nin bazı politikalarına eleştiriler getirerek konuşmasını bitirdi ve soru cevap kısmına geçildi.

 

Haber: Hasan GÜLER


PAYLAŞ

Resim Galerisi