Türk Ocakları Genel Merkezi’nde, “Kuruluşunun 9. Yılında Türk Keneşi ve Türk Dünyası” adlı panel gerçekleştirildi. Panele oturum başkanı olarak Prof. Dr. Hasan Ali KARASAR, konuşmacı olarak Prof. Dr. Fırat PURTAŞ ve Doç. Dr. Bülent AKSOY katıldı.

Prof. Dr. Hasan Ali KARASAR, “Muhterem Türk Ocaklılar, öncelikle bu kutsal ocak çatısı altında bulunma imkânı verdiğiniz için yürekten teşekkür ederim. Bugün burada Türk Keneşi’nin 9. yılını kutlama ve Türk Dünyası hakkında konuşma amacıyla toplanmış bulunuyoruz.” diyerek programı başlattı.

Türk Keneşi, Türkçülük ve Turancılığın Ete Kemiğe Bürünmüş Hâlidir.         

Prof. Dr. Karasar, konuşmasına Türk Keneşi’nin Türk Dünyası açısından önemini açıklayarak başladı. Prof. Dr. Karasar, “Türk Keneşi Türkçülük ve Turancılığın ete kemiğe bürünmüş hâlidir. Türk Dünyası bütünleşmesi için siyasi iradelerin tarih boyunca attığı en büyük adımı temsil eder. Bundan dolayı Türk Dünyasının kurumları ve sivil toplum örgütleri tarafından 3 Ekim 2009, Türk Dünyası Günü olarak da kabul edilir. Bizim buradaki hayalimiz, bağımsızlıklarına kavuşan Türk devletlerinin uluslararası bir örgüt çatısı altında iş birliğine ve devlet düzeyinde resmî bir birliğe kavuşmasıdır.  Türk Ocakları da bu bağımsızlıklar öncesinde ve bağımsızlıkları takip eden günlerde Türk Dünyasının bütünleşmesi yolunda hem fikrî hem de tatbikat manasında önemli adımlar atmıştır. Bu adımlardan biri, öğrencilik yıllarımda Türk Ocakları tarafından Tataristan'ın başkenti Kazan’a gönderilmemdir. Orada kaldığım süreçte sahip olduğum arkadaşlıklar hâlâ devam etmektedir; hatta o dönem başlayan etkileşim, Dünya Türk Gençlik Birliği’nin kurulmasında etkili olmuştur. Sovyet çözülmesi sırasında bütün bu cumhuriyetlerde Türkçü kurum ve kuruluşlar, sivil toplum örgütleri kuruldu ve başta Türk Ocağı olmak üzere Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı gibi Türkiye'deki sivil toplumla çok hızlı ilişkilere geçtiler. Başta Türk Zirvesi olarak oluşturulan birlik, daha sonra daha güçlü ve daha kurumsal bir örgüte, Türk Keneşi’ne dönüştü. Türk Keneşi, Türk Dünyasının yüzyıllardır beklediği önemli bir diplomatik ve siyasi inisiyatiftir.  Türk Keneşi’nin Türk Dünyası için ilk adım olduğunu, giderek büyüyeceğini ve bütün dünya Türklüğünü kapsayan, altında hem kültürel hem ekonomik hem de siyasi iradeyi temsil eden çatılar oluşturacağını düşünüyorum.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Türk Dünyasının Büyük Fikirleri, Türk Keneşi Sayesinde Hayatta Kalıyor.

Prof. Dr. Fırat Purtaş konuşmasına, “Türk Keneşi’ni kuran ülkeler tarafından iş birliği, bütünleşme hedeflenmiştir ve bu hedef doğrultusunda sorunları çözmek amacıyla periyodik olarak zirve toplantıları düzenlenmektedir. Bu zirve toplantılarının hazırlanması süreci de bakanlıklar arasındaki ortak çalışma kültürünün gelişmesi açısından da son derece önemli rol oynamaktadır.”  cümleleriyle başladı ve hemen ardından Türk Keneşi’nin ilk genel sekreteri, emekli büyükelçi Halil Akıncı’nın bu hususa ilişkin “Bizim ülkelerde bir meseleyi çözmek için ateşi yukarıdan yakmak gerekiyor.” tabirini örnek gösterdi. Prof. Dr. Purtaş, “Son yapılan Türk zirvesinin bildiri metnine baktığımda hepimizi gururlandıracak güzel işler yapıldığını gördüm. Artık sadece yol haritası belirlenmiyor, alınan kararların gerçekleştirilmesi doğrultusunda büyük çabalar harcanıyor. Bundan dolayı bu toplantıların kâğıt üzerinde kaldığını söylemek büyük haksızlık olur. Bugün Rusya’nın zulmüne, katliamına maruz kalmış Türk Dünyasının öncü şahsiyetlerinin fikirleri, Türk Keneşi sayesinde hayatta ve gerçekleşiyor. Bu fikirler, Cumhuriyet’imizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün de istediği gibi Türk kültürü etrafında şekilleniyor.  Türk Cumhuriyetleri kültürel tanışma, kültürel yakınlaşma, kültürel ittifak çerçevesinde faaliyet gösteriyor. Kültürel iş birliği alanında sağlanan başarı ve kat edilen mesafe Türk Keneşi’nin ortaya çıkmasında önemli bir referans olmuştur. Bugün Türk Keneşi, her alanda bütünleşmeyi sağlayan uluslararası bir örgüt olarak faaliyet göstermektedir.”  diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Türk Keneşi, İş Birliğinin Kurumsal Bir Zemine Oturtulması Açısından İnisiyatiftir.

Doç. Dr. Bülent Aksoy, Türk Ocakları Hanımlar Kurulu üyesi Gürsel Çiçek’e rahmet dileyerek konuşmasına başladı. “Hazar, kapalı bir havzadır ve Hazar hidrokarbonlarının Batı pazarına ulaştırılması Kazakistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan'ın 21. yüzyılda bölgedeki etkililiğini arttırmak için önemli bir proje niteliği taşımaktadır. İpek Yolu yeniden şekillenirken bölgedeki Türk devletlerinin ellerindeki en önemli kaynağın hidrokarbonlar olduğunu görüyoruz. Bunların değerlendirilebilmesi uluslararası projelerin hayata geçirilmesiyle mümkündür. 25 yılı aşkın bir süredir bağımsız devletler olarak siyasal konjonktürde yerini alan Türk devletlerinin önümüzdeki süreçte dünya siyaseti yeniden şekillenirken, İpek Yolu yükselişe geçerken ellerinde tarihî bir fırsat vardır. Bu fırsatın avantaja dönüşebilmesi için öncelikle Türk devletlerinin kendi aralarında bir iş birliğine ihtiyacı vardır. Türk Keneşi, bu iş birliğinin kurumsal bir zemine oturtulması konusunda önemli bir inisiyatiftir. Türk Devletleri arasında başlayan tarihî, kültürel ve soy birliğine dayalı yakınlaşmanın artarak devam etmesi, kurumsal bir yapıya dönüşmesi, devamında da somut projelerle hayata geçirilmesi Türk Dünyası için önemli bir adım niteliğindedir. ” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

Program, soru-cevap kısmı ve konuşmacılara teşekkür belgesinin verilmesi ile sona erdi.

 

Haber: Eda AKDENİZ


PAYLAŞ

Resim Galerisi