19 Mayıs 2011, www.seriyyedergisi.com

KADİR MAHİR DAMATLAR KİMDİR?

1954’te Ankara’da doğan Kadir Mahir Damatlar aslen Yozgatlıdır.

Hayat kesitlerini röportajımızda bulabileceğiniz Mahir Damatlar’ı, kendi kıstas ölçülerimize göre keyfiyet analizine tabi tutacak olursak karşımıza şöyle bir fotoğraf çıkmaktadır: Çocukluk yıllarından itibaren yiğitlik mayasını gönlünde kıvamlandırıcı bir bünye taşıyan Mahir Damatlar, yaşının 58’i bulduğu şu günlerde bile, bu mayanın şahsiyetini donatıcı derinliğe sahiptir. Eğer dünyamızı bir orman ve içindekiler diye tasnife tabi tutacak olursanız, O’nun hüviyetine dostdüşman bütün nazarların kabulüyle “Aslan”lıktan başka bir şey düşmeyecektir. Çocukken kabadayı, gençken kabadayı, teşkilatta kabadayı, cezaevinde kabadayı, partide kabadayı, pazarda kabadayı… Ama ama ama…O’nu gözümüzde büyük kılan, esas tarafı Allah’ın (C.C.) ancak doğuştan vereceği bu kabadayılığı,bir derviş seciyesiyle cem etmesindedir… Ancak bir mantar tabancası patlatmış bir adamın bile, bunun cakasını satmak için bin türlü tiribe girdiği bir dünyada, kabadayılığıdava adamlığı sicilinden an siklopedi yapılabilecek Mahir Damatlar’ın, bünyesinde tevazuyu taçlandırıcı edası, ancak bir Allah (C.C.) vergisidir… Yaşının kemale eriş seyri sürecinde, geçen her günle beraber muhasebesini derinleştirdiğini, kendi namımıza en azından son on yılını yakından gözlemlediğimiz Mahir Damatlar, müminlik eğer bir merdivenden yukarıya doğru çıkışsa, hep çıkmaya ve yükselmeye doğru adım atmış bir istikrarın tüt türücüsüdür… Ülke şartlarının karmakarışık olduğu dönemlerde, “Yenimahalleli Ülkücülerin Efsane Başkanı” kalıbı O’nu sığdıramamış,1977 yılında Muhsin Yazıcıoğlu tarafından genel merkeze göreve çağrılmasıyla beraber öyle bir çapa ermiştir ki,Edirne’den Kars’a ülke genelinde olmuş ya da olabilecek her eylemin potansiyel zanlılarından biri haline gelmiştir. Zaman ateşi, teşkilat, cezaevi, işkence, iman zevki derken Mahir Damatlar’ı öyle bir pişirmiştir ki,ormanları tutuşturucu alevleri,çakmak taşı kıvılcımı çapında hissedici ateş tuğlası bir gönle erdirmiştir O’nu… Mahir Damatlar’ın “Röportaj”adı altında,bin ısrarımız ve yüzsüzlüğümüz sonucu,bizleri de kırmamak namına anlattıkları,bildiklerinin kırıntısı kadar bile değildir. Sır tutmayı ve onları mezara kadar götürmeyi namus bilmiş Mahir Abimizden,bildiklerinin zekatını bile alamamış ve alamıyacak olmamıza rağmen,en azından O’nunla röportaj yapmış olmak vasfına bizleri erdirdiği için teşekkür ederiz… Dua ölçüsü bir Hadisi Şerifte şöyle temellendirilmiştir: “Ayakkabınızın bağcığına kadar isteyiniz”… Bizim için kıymet ayarının,kendisinin bile farkında olmadığı bir çapta eşsiz olduğuna inandığımız Mahir Damatlar için Yüce Rabbimize deriz ki: “Ya Rabbi..!Mahir Abimize,iman merdivenlerini tırmanıcı bir hayırla dolu dolu en az otuz yıl daha ömür ver”…Amin..!

Efendim, öncelikle röportaj talebimize olumlu cevap verdiğiniz için teşekkür ederiz. Mesele sahibi bir dava adamı olarak, bir dönemin ülkeye yön verici toplumsal meselelerin hafızasını tutucu sır idrakine sahip ender insanlarındansınız. Bu yönünüzle, apolitize edilen gençliğin ve travmaya uğrayan toplumun memleket meselelerine sahip çıkması ve milli hafızanın canlı tutulması noktasında önemli bir kıymet ifade ediyorsunuz. Sohbetimizin hemen başında sizi okuyucularımıza daha yakından tanıtmak istiyoruz. 1954 doğumlu Kadir Mahir Damatlar’ın karakter çizgilerinin belirginleştiği ilk dönem olarak nitelendirebileceğimiz 1970 yılına kadarki yaşamını kısaca özetler misiniz?

Aslında 1954 Ankara’ da doğdum; ama “memleketin neresi” dedikleri zaman aslımı inkar etmiş olmamak adına “Yozgatlıyım” diyorum. 57 yılında Yozgat’a gittik, 65’te tekrar Ankara’ya geldik. İlkokulu Yozgat’ta okudum, 60 ihtilalini Yozgat’ta yaşadım. Çocuk olmama rağmen çok iyi hatırlıyorum 27 Mayıs’ı… İhtilalle özel bir alakamızda vardı çünkü…

Devamı: http://www.seriyyedergisi.com/?p=241


PAYLAŞ