Eskişehir Şubesinin bu haftaki perşembe sohbetinde Bilkent Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sübidey Togan, Başkurdistan Cumhuriyeti'nin kuruluşu ve yaşanan gelişmeler çerçevesinde Büyük Türk Tarihçisi Ord. Prof. Dr. Ahmet Zeki Velidi Togan'ın hayatını anlattı.

Sübidey Togan, Rusya'da 1917'ye giden süreci ve Rusya Türklerinin durumunu değerlendirerek başladı:

"Geçen ay Rusya Federasyonu içinde Özerk Cumhuriyetlerden olan Başkurdistan’da Başkurdistan Cumhuriyeti’nin 100. Kuruluş Yıldönümü idi. 1917-1920 döneminde Başkurdistan’da cereyan eden olayları takip edebilmek için Birinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrasında Rusya’daki siyasi gelişmeler üzerinde durmak gerekir. Bu noktada 1905 ve 1917 tarihlerinde Rusya'daki siyasi gelişmelerle birlikte köylü olarak nitelenen nüfusun problemleri Rusya'daki gelişmeler açısından son derece mühimdir.

1917 Şubat'ındaki ilk ihtilalden sonra Ekim'de tekrar ihtilal olur ve Bolşevikler iktidar olurlar. Bundan sonraki savaş komünizmi sürecinde yönetimin halk üzerinde pek çok tesiri ortaya çıkar. Bu sırada Çekoslavak Lejyonu adı verilen grup Bolşeviklerle anlaşması çerçevesinde Rusya'nın doğusuna doğru ilerliyor. Sonra Lejyon ile Bolşeviklerin arası açılınca bu grup Başkurtlara silah sağlayan bir unsura dönüşür...

Başkurtlar Ural dağlarının güneyinde yaşayıp hayvancılıkla uğraşıyorlar. IV. İvan döneminde Kazan'da Rus hakimiyeti kurulduktan sonra Başkurtların toprakları sürekli daralır ve isyanlar ortaya çıkar. Başkurtlar da özel bir statüyle idare edilmeye başlar... Babam Zeki Velidi Togan da babası Ahmetşah'tan Arapça, annesinden de Farsça öğrenir. Dayısının medresesinde de farklı dersler alma fırsatı yakalar. Sonra Kazan'da Şehabeddin Mercani Enstitüsü'ne giderek eğitim almaya devam eder. Buhara'da 21 yaşında "Türk-Tatar Tarihi"ni yazar. Sonra Ufa'ya gelir ve siyasi hayatı başlar. Devrim sürecinde Müslümanlar için ortaya çıkan fırsat içerisinde Togan ve arkadaşları Başkurtların kendi kendisini idare etmesini ister. Neticede Umumi Rusya Müslümanları Kongresi'nde federe devletin kuruluş kararı alınır. İkinci Başkurt Kongresinden sonra Kasım 1917'de özerklik ilan edilir. Orenburg ele geçirilince babam da üç ay kadar hapse girer. Çek lejyonunun Ekaterinburg'da olduğu sırada babam onlarla bağlantı kurarak silah alır. Bir süre sonra iki ateş arasında kalan Başkurtlar Sovyet tarafına geçer ve sonra da Lenin muhtariyet kararını açıklar. Stalin ile birlikte muhtariyet statüsü ortadan kaldırılır.

Sonraki süreçte babamın mücadelesi Türkistan'da, Afganistan'da ve Hindistan'da devam eder. Daha sonra Avrupa'da bir süre bulunur ve Türkiye'ye gelir ve Türk tarihi üzerine çalışmalarına ağırlık verir."

Soru ve cevapların ardından Şube Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal tarafından Prof. Dr. Sübidey Togan'a hediyeleri takdim edildi.


PAYLAŞ