Duyurular
Tümü
Tarihte Bugün
  • 20.07.1974 Barış ve Özgürlük Bayramı (Kıbrıs Harekatı – KKTC)

Eskişehir Türk Ocağında Prof. Dr. Hasan Fehmi Töre tarafından yapılan “ Kalbimiz: Anjiyo, Balon ve Stend Uygulamaları” konulu konuşmada sayın Töre özetle:

Angina Pektoris Kalbin Kendini Besleyen Koroner Damarların Daralmasıyla Ortaya Çıkar.
Angina Pektoris göğüs ağrısı demektir. 1850 ‘li yıllarda Angina Pektoris belirtileri tarif edilmiş, göğüs kemiğinin arkasında herhangi bir efor yapılırken ortaya çıkan ağrı, ancak bu ağrı göğüste biber dökülmüş gibi bir yanma, boğazımızı kravat sıkar gibi bir sıkışma, göğsümüzün üzerinde bir bavul varmış gibi bir baskı, sol kolumuza sol elin küçük parmak ve yüzük parmağına vuran bir ağrı veya çenenin sol tarafına bazen boynumuza ve sırtımıza yayılan bir ağrı diye tarif edilmiştir. Aradan geçen yaklaşık 50 yıl sonra bu tarifi yapan doktorun, doktor olan oğlu ilk defa bu tarifi yazmış ve yayınlamıştır. Bugüne kadar bu tarif hiç değişmemiş ama hastalığın tedavisi teknoloji ile beraber değişmiş ve gelişmiştir.
Bahsettiğimiz bu Angina Pektoris çoğu zaman kalp hastalığına bağlı olarak ortaya çıkıyor nadiren boyun ağrısı, boyunda kireçlenme, kaslardaki ağrı, kulunç denilen çoğu zaman soğukla birlikte oluşan kas ağrılarından da oluşabilir. Bunlar içinde en önemlisi kalp ile ilgili olanıdır. Öyleyse bu şikâyetler ile gelen kişide bu ağrıların kalp ile ilgili olup olmadığı araştırılmalıdır. Kalp ile ilgili değilse uygun ilaçlarla tedavi edilir, ancak kalp ile ilgili ise mutlaka kalpteki problem araştırılmalı ve ortaya çıkarılmalıdır.
Angina Pektoris kalbin kendini besleyen koroner damarların daralmasıyla ortaya çıkar. Daralan damarlar o sırada kalbin yapmakta olduğu işe karşılık kan ihtiyacını yeterli olarak karşılayamadığı için biz göğsümüzde ağrı, Angina Pektoris hissederiz. Koroner damarlardaki bu daralma % 70 daralıncaya kadar çok belirti vermez, % 70 ‘den sonra yol yürürken, yokuş çıkarken, merdiven çıkarken bu belirtiler ortaya çıkar ve istirahatle 1-2 dakikada kendiliğinden geçer veya dilaltı nitrat alındığında gene 1-2 dakikada geçer. Eğer 1-2 dakikada geçiyorsa kalbe ait bir problemdir, 10-15 dakikada geçiyorsa muhtemelen kalp dışı sebeplere bağlıdır.

Kışın Soğuk Havalarda Kalp Krizi Sayısının Artmasının Nedenlerinden Birisi de Budur.
Bu kış günlerinde soğuk ile ilgili olmak üzere Angina Pektoris daha sıklıkla karşımıza çıkar. Sıcak odada otururken dışarı çıktığımızda soğuk havanın yüzümüze çarpması, hele rüzgar varsa soğuk rüzgarın yüzümüze çarpması nedeniyle yüzümüzdeki damarlar ve kalbimizdeki koroner damarlar refleks olarak spazm olur ve göğsümüzde Angina Pektoris hissederiz. Bu spazm kalp krizi geçirmemize neden olabilir. Kışın soğuk havalarda kalp krizi sayısının artmasının nedenlerinden birisi de budur.
Eğer Angina Pektoris bulguları varsa yani yol yürürken, yokuş çıkarken, merdiven çıkarken göğsümüze ağrı geliyorsa, göğsümüzde yanma, baskı, boğazımızda sıkışma, sol omuzda kolumuza ağrı geliyorsa ve bu şikâyetler durup dinlenince 1-2 dakikada geçiyorsa mutlaka Kardiyoloji Uzmanına gitmelisiniz. Diyerek sözlerini tamamladı, soru ve cevapları takiben, Eskişehir Türk Ocağı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal tarafından hediyeleri takdim edildi.

 

 


PAYLAŞ