Türk Ocakları Isparta şubesinin düzenlediği cuma sohbetlerinin yeni yıldaki ilki gerçekleşti.Hak'ka yürüyüşünün 40.yılında Bayrak Şairi A.Nihat Asya'yı SDÜ Fen- Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Yard.Doç.Dr.Cafer Gariper anlattı.Türkocağı Prof.Dr.Turan Yazgan Konferans salonunda ki SDÜ Öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdikleri sohbet 2 saat sürdü.Şube başkanı Op.Dr.Levent Başyiğit'in hoş geldiniz konuşmasından sonra söz alan Gariper özetle şöyle dedi:

                    Yaklaşık kırk önce aramızdan ayrılan ve 20. yüzyıl Türk edebiyatının dikkate değer adlarından biri olan Arif Nihat Asya, kalem ürünlerinde aşk, kader, yalnızlık, gurbet, ölüm, bağımsızlık, tarih, kahramanlık, hasret, memleket, bayrak gibi konu ve temaları ele alır. Onun tarih fikri ve kahramanlık duygusuyla birlikte işlediği bayrak sevgisi ve özellikle Bayrak şiiri, bayrak şairi olarak tanınmasına zemin hazırlar. Türk Ocakları Isparta Şubesi’nin düzenlemiş olduğu bu sohbetimizde şairin bayrak teması etrafında ortaya koyduğu şiirlerini değerlendirme, kimi görüş ve tespitler getirme yoluna gideceğiz. 

              Bir sanatkârı, düşünce yahut bilim adamını ele alırken her şeyden önce kendi çağı ve buna bağlı şartları içerisinde değerlendirmek gerekir. Eğer böyle bir yöntemle hareket edilmezse ortaya konan değerlendirme, görüş ve tespitler hata riski taşır, anakroniğe yol açar. Bu sebeple öncelikle Arif Nihat Asya’yı anlamak ve anlamlandırmak için onun içinden çıktığı toplumun sosyal, ekonomik, tarihi, psikolojik şartları içerisinde değerlendirilmesine ihtiyaç vardır.

                    İmparatorluğun son yıllarını gören, ülkenin işgal döneminde ilk gençlik yıllarını yaşayan Arif Nihat Asya’da kuvvetli bir vatan, millet ve bayrak sevgisi vardır. Ondaki bu vatan, millet ve bayrak sevgisi, yaşadığı zor yılların içerisinde şekillenir. Bunda mizacı önemli rol oynar. Şair,“Yüksek yerlerde açan çiçeğim”dediği bayrağı, bağımsızlığın ve hürriyetin sembolü olarak görür. Onun dalgalandığı yerde korkunun ve kederin yeri yoktur. Sabah olmasa, günler doğmasa bile onun ay-yıldızının ışığı yurdu aydınlatmaya yeter. Karlı dağlarda kızıllığıyla ısınır, çöllerde gölgesine sığınırız. “Bu özellikleriyle bayrak, Türkün millet olma vasfının tescilidir, beratıdır. Bu temel düşünce dolayısıyla bayrağı olmakla var olmak aynı şeydir. Bayrak olmadan vatan, mazi, yiğitlik, huzur-dirlik-düzenlik de olmaz. Türkün bahtı ile bayrağınki ortaktır; birinin varlığı diğerinin varlığına bağlıdır.”

               Görüldüğü gibi Arif Nihat Asya’da bayrak, ortak duygu ve düşüncede birleşen insanların, başka bir söyleyişle millet varlığının görünürlük kazandığı bir üst değerdir. İnsanlar, bu üst değerin etrafında kimliğini inşa etmekte, varlığını sürdürebilmektedir. Şairin şiir sanatı aracılığıyla ortaya koyduğu duygu ve düşünceler İmparatorluğun çözülüş sürecinde ve bağımsızlık savaşı yıllarında olduğu kadar günümüzde de anlam taşımaktadır.

                     Büyük bir dikkat ve ilgiyle dinlenen sohbet sonunda Arif Nihat Asya'yı Bayrak şairi yapan şiiri Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İsmail Aslan tarafından çok duygulu bir şekilde okundu.Soru cevap ve katkıların ardından yapılan ikram sonrası sohbet sonlandırıldı.


PAYLAŞ