Türk ocakları Isparta Şubesinin bu haftaki Ocakbaşı sohbetinin konusu Cumhuriyetin 96.kuruluş yılı münasebetiyle "Atatürk, Cumhuriyet ve Demokrasi", konuğu ise Tarihçi Prof. Dr. Bayram Kodaman oldu. Türk Ocağı Prof. Dr. Turan Yazgan Konferans Salonunda gerçekleşen programa S. D. Ü. Öğretim Üyeleri,öğrenciler ve Türkocaklılar yoğun ilgi gösterdiler. Şube Başkanı Op. Dr. Levent Başyiğit'in açılış ve Hoş geldiniz konuşmasından sonra başlayan sohbet bir saat sürdü ve konuşmacı özetle şöyle dedi:

Türk Devleti fiilen ve Hukuken kurulduğu 29 Ekim 1923 tarihinden itibaren cumhuriyet ve demokrasi kavramları arasında bocalayıp kalmıştır.Her ne kadar 1923-1938 yılları arasında Mustafa Kemal Atatürk, 1924 Terakkiperver Fırkası ve 1930 Serbest Fırka ile iki defa çok partili demokrasiye geçiş denemesi yapmış ise de muhtemel tehlikelerin belirmesi, görülmesi üzerine cumhuriyet lehine demokrasiyi ertelemek zorunda kalmıştır. Mustafa Kemal'in, demokrasiye düşman veya muhalif değil, tamamen taraftar olduğu,hatta bu tavrını az önce ifade ettiğim gibi iki deneme ile bunu gösterdiği açıkça bilinen tarihi bir gerçektir. Bu da gösteriyor ki Mustafa Kemal, demokrasi uğruna cumhuriyetin kazanımlarından vazgeçmiyor.O halde bu tavrın altında yatan ciddi sebepler olmalıdır.Bunu araştırdığımızda iki sebep ortaya çıkıyor.Birincisi ortak dil,tarih,din,kültüre dayalı eşit vatandaşlardan oluşan bir Türk milletinin yaratılması,ikincisi ise yine bu millete dayalı üniter,merkeziyetçi milli bir Türk devleti teşkil edilmesidir. Bu iki hedefin önüne engel Karabekir'in Terakkiperver fırkası ve Fethi Okyar'ın Serbest Fırkası değildi.Esas engel, ümmetçilik anlayışı ile kozmopolit toplum yapısı idi.Bu iki engel henüz aşılamamıştı.Demokrasiye geçiş için bu iki engelin izole edilmesi,  yani giderilmesi lazımdı.Dolayısıyla milletin oluşması ve milli devletin teşkili için cumhuriyet rejimi tek seçenek olarak görülmüş ve üzerinde ısrarla durulmuştur.Zira cumhuriyet anlayışının oluşturduğu millet ve milli üniter devlet o günkü şartlarda barışı, güvenliği ve istiklali korumanın olmazsa olmaz şartları gibi görünüyordu.Bunun için Lozan da hem Türk milletinin varlığını, hem de Türk devletinin milli üniter devlet olduğunu teyit ettirmiştir.

1923-1938 yılları arasında dünyanın siyasi durumu Mustafa Kemal'e  fazla hareket sahası da bırakmıyordu.Rusya 'da komünizm,Almanya'da nazizm, İtalya'da faşizm gibi totaliter diktatörlüklerin mevcut olması ve birer cazibe merkezi haline gelmesi; Batı Avrupa'daki (İngiltere-Fransa) ve ABD'deki liberal kapitalist rejimlerinin gözden düşmelerine rağmen kısmen cazibe merkezi olmaya devam etmeleri, mazide sultan,halife ve taraftarlarının  bulunması,yeni kurulan Türk devletini tehdit etmeleri Mustafa Kemal'i tercihinde etkilemiştir. Yeni Türk devleti ,Osmanlı devletini yıkan, Anadolu'ya Sevr haritasını dayatan ve liberal modeli temsil eden İngiltere-Fransa'ya mesafeli kalıyordu, Rusya'daki komünist ideolojiyi tehlikeli görüyordu, faşizm ve nazizm'den ise uzak duruyordu.O günkü şartlarda ülkeyi bu diktatörlüklerden,liberal-kapitalist rejimlerden ve halife, padişah rejiminden uzak tutabilmek için tek partili cumhuriyet rejimi en makul seçenek olarak telakki edilmiştir.


PAYLAŞ