Türk Ocakları Isparta Şubesi yeni dönem faaliyetlerine 'Kerkük' konulu Ocakbaşı Sohbetiyle başladı. Prof. Dr. Bayram Kodaman, Prof. Dr. Kemal Göde, Prof. Dr. Mahmut Bülbül, SDÜ Öğretim Üyeleri, öğrencileri, Kent Konseyi Başkanı Ecz. R. Ziya Örmeci, İstudak Başkanı Ali Telli ve Türk Ocaklıların katıldığı program 2 saat sürdü. Açılış konuşmasını Şube Başkanı Op. Dr. Levent Başyiğit yaptı ve Mayıs ayına kadar sürecek sohbetlerle Isparta Kültür Platformuna katkı yapmak istediklerini belirterek, hayırlı olmasını diledi. Türkocakları Genel Merkezinin başlattığı Rusya'nın Kırım'ı işgal ve ilhak'ını protesto eden kampanya metni okundu ve katılımcıların imzasına açıldı. Atayurt belgeseli izlenmesi sonrası günün sohbet konuğu SDÜ Fen - Edebiyat Fakültesi Türk Dili bölümü öğretim üyesi Önder Saatçi sohbetine başlayarak özetle şöyle dedi:

Irak Türkmenleri, Emeviler ve Abbasiler çağından beri Irak’ta görülmeye başlanmış bir Türk topluluğudur. Irak Türkmenleri geçmişte Irak coğrafyasında önemli kültür ve medeniyet eserleri bırakmış, bu bölgeyi yurt edinmişlerdir. Bunlara Gökkümbet, Kerkük Kalesi, Erbil Ulucamii, Samerra Kalesi, Nakışlı Minare örnek verilebilir. Ayrıca bu Türk kitlesi gerek halk edebiyatı, gerek yazılı edebiyat ürünleriyle de Türk dünyasında önemli bir yer edinmiştir.

Irak Türkmenleri 1900'lerin başında Osmanlı Devleti’nin bölgeden çekilmesinden sonra yeni kurulan Arap idareleri döneminde çeşitli baskılarla karşılaşmışlardır. Bu dönemde Irak Türkleri, varlıklarının ret ve inkârından başlayarak sürgünler, hukuksuz muameleler, mallarına el konma, yargısız infaz ve katliamlara varan muamelelere maruz kalmışlardır. Bu süreçte Irak Türkmenleri Irak yönetimlerinin hukuki metinlerinde bulunmasına rağmen, Türk diliyle eğitim alamamışlardır. Bu durum bölgede Türkçenin dar bir kapsamda kullanılmasını beraberinde getirmiştir. Buna rağmen Irak Türkmenleri millî kimliklerini dil vasıtasıyla yaşatabilecekleri bilincini hiçbir zaman kaybetmemişler, gerek yaygın eğitim, gerek kısmi bir örgün eğitim yoluyla millî varlıklarını sürdürmüşler ve çok zor şartlar altında Türk dilinin bu bölgede yaşatılmasını sağlamışlardır.

Sohbetimizde Irak Türkmenlerini asimile etmeye yönelik emperyalist faaliyetlerden ve Irak Türkmenlerinin bunlara karşı halk edebiyatı, yazılı edebiyat, basın yayın, eğitim-öğretim gibi araçları ne şekilde kullandıklarından ve Türk dilini yaşatmayı nasıl başardıklarından; ancak bu süreçte ne gibi kayıplar verdikleri üzerinde durulacak ve  Irak Türkmenlerinin dillerini ve kimliklerini yaşatmalarına dair çabalar kronolojik bir perspektifle ve çeşitli değerlendirmelerle ele alınacaktır.

Irak Türkmenlerinin çileli yıllarını Irak'ta İngiliz işgal dönemi (1918-1921) Irak Krallık dönemi (1921-1958) Birinci Cumhuriyet dönemi (1958-1968) İkinci Cumhuriyet dönemi (1968-2003) ve üçüncü Cumhuriyet dönemi 2003 sonrası olarak ayırabiliriz. Bütün bu dönemlerin hepsinde Irak Türkmenlerine yönelik baskıların sebepleri İngilizlerin yönettiği Şark meselesi ve Irak'ın petrollerine çökme planı, Türklerin Osmanlının kalıntıları oldukları algısı ve Irak'ı yönetenlerin ırkçı ideolojik politikalarıdır.

Irak Türkmenlerinin var olma mücadelelerinin temelini Türkiye ve Türkçe sevgisi oluşturmuştur.Irak'ta ki her Türkmen evinde Türk Bayrağı ve Atatürk posteri yan yana asılıdır.

Son yarım saati soru cevap ile geçen ve iki saat süren sohbet sonrası dinleyenler hep birlikte "Altın hızmav Mülayim, seni haktan dileyim, yaz günü temmuzda, sen terle ben sileyim" türküsünü söylediler.


PAYLAŞ