Yeni faaliyet dönemi Ocakbaşı sohbetinin ilk konuğu  Isparta Türk Ocağı'nın banisi, hamisi, hadimi olan Prof. Dr. Bayram Kodaman, konusu ise son günlerin güncel tartışma konusu olan "Misak-ı Milli ve Lozan" oldu.Türk Ocağı Prof. Dr. Turan Yazgan Konferans Salonundaki sohbeti çoğunluğu SDÜ öğrencisi olan yoğun bir katılımcı dinledi. Gençlik kolu Başkanı Suriye Türkmenlerinden SDÜ öğrencisi Yusuf Ali'nin açılış konuşmasını yaptığı sohbette Kodaman özetle şunları söyledi:

 

Büyük Devlet olmanın şartları vardır. Nüfus, coğrafya, kültür, dil, tarih birliği şuuru, ilim teknoloji, ekonomik güç, büyük ve güçlü ordu, nükleer güç. Bunlar olmadan büyük devlet olamazsınız ve dünyada bunlara sahip üç beş devletin müsaade ettiği kadar sesiniz çıkar,ciddiye alınırsınız,söylediklerinizi gerçekleştirebilirsiniz.

 

Osmanlı ve Avrupa; Her ikisi de Ortaçağ devleti olup, ikisinin de ideolojisi din idi. Birinin İslam, diğerinin ki Hristiyanlık. İkisi de "İnanıyorum o halde varım" ilkesini benimsemiştir. Ortaçağ'da ki bu dünyevi eşitliği daha sonra "Düşünüyorum o halde varım" ilkesini benimseyen Avrupa kendi lehine bozdu. Dinini de muhafaza etti. Böylece akıl ve İlim sayesinde Ortaçağ'dan çıktı,Yeniçağ'a geçti. Maddi dünya da maddi güç elde etti. "İnanıyorum o halde varım" ve "Ulu-l emre İtaat" diyen Osmanlı'nın önüne geçti. Böylece üstünlük batıya geçti. Osmanlı'nın geri çekilmesi batının taarruzu ile başladı. Balkanlarda ordumuz 40 günde dağıldı ve Evlad-ı Fatihan'ı kaybettik. Bu kavga Türkleri Orta Asya bozkırlarına sürme projesi olan Şark Meselesi adı altında  30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi'ne kadar sürdü. Osmanlı teslim oldu. Yaklaşık 2 milyon km2 topraklardan bugün 800 bin km2 lik bağımsız bir Türkiye varsa Atatürk'e, arkadaşlarına ve Lozan Antlaşması'na borçluyuz. Bana soruyorlar "Lozan hezimet mi, başarı mı" diye. Bugün Lozan Antlaşması'nın olmadığını düşünelim o zaman ne vardı ? İngiltere'den Fransa'ya, ABD'den Rusya'sına kadar, Yunanistan'dan bizi arkamızdan hançerleyen Arap isyancılarına kadar Osmanlı hakimiyetinde ki topraklarımızın  bölüşüldüğü Sevr antlaşması vardı. Bizim yok oluş fermanımız olan Sevr'i yırtıp, bağımsız milli üniter  bugünkü, Türkiye Cumhuriyeti devletinin önünü açan Lozan Anlaşması elbette ki başarıdır. Kim ister ki 2 milyon km2 topraktan 800 bin km2 ye düşelim, kim ister ki Musul'u, Kerkük'ü, Filistini,12 adaları terk edelim.

 

Avrupa devletlerinin bizim kaderimizle ilgili açık ve gizli antlaşmalarından örnekler veren Kodaman 1915 yılında Rusya'ya bırakılan Boğazlar Antlaşması ile başlayan sürecin 26 Nisan 1915 Londra antlaşması,1916 Sykes-Picot Antlaşması,Petrograt protokolü,1916 Mc Mahon Antlaşması,19 Nisan 1917 Saint Jean de Maurienne Antlaşması sürdüğünü ve  24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması ile sona  erdiğini  bildirdi. Sohbetin son bölümünde Misak-ı Milli ve Hatay meselesi hakkında da bilgiler veren Kodaman  10 Kasım dolayısıyla Hakk'a yürüyüşünün 78.yılında cumhuriyetimizin kurucusu, büyük Türk Milliyetçisi Atatürk'ü saygıyla, rahmetle, minnetle anıyorum dedi. Sohbet soru-cevaplar ile sona erdi.


PAYLAŞ