Türk Ocakları Karabük Şubesi tarafından Karabük Kent Meydanı Konferans Salonu’nda “Küresel Hegemonya Mücadelesi ve Türkiye’nin Beka Meselesi” adlı konferans düzenlendi. Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet ÖZ’ün konuk olarak katıldığı konferans yaklaşık 2 saat sürdü. Türk Ocakları Merkez Yönetim Kurulu üyelerinin de hazır bulunduğu konferansa Karabük Valisi Kemal ÇEBER, Karabük Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Fatih AĞCA, Karabük İl Jandarma Komutanı Albay Cihan ULUKAYA, AK Parti İl Başkanı İsmail ALTINÖZ ve yönetim kurulu üyeleri, BBP İl Başkanı Mustafa KARA, MHP Merkez İlçe Başkanı Abdurrahman MEŞE, MHP Safranbolu İlçe Başkanı Celal TOKATLI, Karabük Haddeciler Derneği Başkanı, Nazım ÇAPRAZ, sivil toplum kuruluşları başkanları, çok sayıda üniversite öğretim üyesi ve konuk katılım sağladı. Konferans öncesinde açılış konuşmasını gerçekleştirmek üzere Türk Ocakları Karabük Şubesi Başkanı Doç. Dr. Taşkın DENİZ söz aldı.

Türk Ocakları Karabük Şubesi Başkanı Doç. Dr. Taşkın DENİZ, konuşmasında şunları dile getirdi: “Burası Türk Ocağı; Türk’ün ocağı, Türklüğün ocağıdır. Burası, hepimizin ocağıdır. 300 milyonluk Türk dünyasının ve 105 yıl önce yüreği vatan ve millet sevdası ile çarpan 190 tıbbiyeli öğrencinin ocağıdır. Yusuf AKÇURA ve Mehmet Emin YURDAKUL’ların ocağıdır. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün yurt gezilerinde ziyaret ettiği, “Türk” adı ile kurulmuş ilk ve en kadim sivil toplum ve düşünce kuruluşudur. Bu sebeplerle Türk Ocakları “Ne Mutlu Türk’üm Diyen, Türk'le ve Türklükle sorunu olmayan” hepimizin ocağıdır. Türk Ocakları söz konusu vatan, Yüce Türk Milleti ve devletimiz olduğunda gerisini teferruat kabul eden, Türk milliyetçiliğini siyaset üstü kabul ederek tartışmaya bile açmayan kadim bir kuruluştur. Bugün 10 Kasım, Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün vefatının 79. yıl dönümü. Bu vesile ile başta Atatürk olmak üzere bu eşsiz vatanı bize bırakan şehadet onuruna ulaşmış tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize şifalar diliyorum. Saygılarımı arz ederim.”

Başkan DENİZ’in konuşmasının ardından sözü Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet ÖZ aldı ve şunları dile getirdi: “Türkiye son yıllarda başta dış politika olmak üzere ekonomik, sosyo-kültürel ve eğitim alanları başta olmak üzere pek çok konuda en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşamaktadır. Bu konuda coğrafi konumumuz ve stratejik önemimiz önemli rol oynamaktadır. Gerek ülkemizde gerekse de bulunduğumuz coğrafyada yaşananların temelleri 1918 yılında atılmış, Soğuk Savaş boyunca dondurulmuş ancak Soğuk Savaş sonrasında tekrar gündeme getirilmiş, "Medeniyetler Çatışması" tezi ile şekillendirilmiş, 11 Eylül Saldırıları ile uygulamaya alınmış, Irak ve Afganistan işgalleri, Arap Baharı - Suriye İç Savaşı ve Kuzey Irak Referandumu ile hayata geçirilmiştir. 15 Temmuz ihaneti ile Türkiye’de etkilerini göstermek istemişlerdir. Ancak yüce Türk milletinin kararlı dik duruşu bu ihanetlerin üzerinden gelinmektedir. Bu konuda kimse karamsarlığa kapılmamalıdır. Gün birlik ve beraberlik günüdür. Türk milliyetçiliğini her Türk’ün yüreğinde canlandırmanın günüdür. Mutlaka hepimiz geçmişimiz ile onur duyarız. Ancak bu geçmişimize takılı kalmak anlamına değil aksine geçmişimizdeki başarılar ve başarısızlıklardan ders çıkararak geleceğimize yön verme anlamına gelmelidir. Aksi takdirde son dönemde yaşadığımız sorunlar ile tekrar karşılaşabiliriz. Başta siyasi irade olmak üzere devlet yönetimindeki herkes, Türk’ün devlet yönetimi konusundaki adalet, liyakat ve istişare ilkelerini hatırlamalı ve uygulamalıdır. Bu ilkeler tarih boyunca kurduğumuz devletlerin bekası konusunda önemli rol oynamıştır. Oynamaya da devam etmelidir. Milletimizin ve devletimizin geleceğini etkileyecek başta milli eğitim olmak üzere dış politika ve diğer tüm alanlarda oldubitti ye getirir tarzda hızlı kararlar alınıp uygulanması  alışkanlığından vazgeçilmeli, bu konular geniş tabanlı istişare ile çözüme kavuşturulmalıdır. Her kademedeki görevlendirmelerde liyakat göz önüne alınmalıdır. Hepimiz başta gözbebeği ordumuz olmak üzere tüm emniyet güçlerimize yaşadıkları ve kurtulmaya çalıştıkları buhranlı dönemde içerilerindeki hainleri temizleme konusunda desteğimizi sürdürmeli, sahip çıkmalıyız. Devletimiz ar-ge yatırımlarını artırarak özellikle bilişim ve silah teknolojisi konularında kendi ihtiyaçlarını karşılayabilir düzeye gelmeli, özellikle ordumuzun önemli silahlar konusundaki dışa bağımlılığını minimum düzeye indirmelidir. Kuzey Suriye ve Kuzey Irak’taki Türkmen kardeşlerimizin durumlarının iyileştirilmesi ve hain terör örgütlerine karşı silahlandırılarak düzenli askeri birliklere kavuşmaları en kısa sürede tamamlanmalıdır. Çünkü Türkmenlerin bölgede güçlü olması Türkiye’nin de bölgede güçlü olması anlamına gelmektedir. Açılması planlanan hain koridorunu engelleyebilecek tel yerel güç, ancak ve ancak bölgede her konuda güçlendirilmiş Türkmenlerdir. Kuzey Irak’taki kadim Türk yerleşmelerinin Türk kalması konusunda Türkiye her önlemi almalı gerek Irak gerekse de Suriye’nin toprak bütünlüğü konusunda kararlılığını dile getirmelidir. Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türklerinin yaşadıkları dram acilen en üst düzeyde dile getirilerek çözüme kavuşturulmalıdır. Özellikle 2015 yılı yazından beri ülkemizde hain terör örgütü ile sürdürülen haklı ve onurlu mücadele taviz verilmeden sürdürülmelidir.  Bizler Türk Ocakları olarak her daim Yüce Türk Milletinin yanında ve devletimizin bekası konusunda hizmette olduk ve olmaya da devam edeceğiz. Siyaset üstü duruşumuzdan ödün vermeden her vatandaşımızın gönlünü kazanarak faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün vefatının 79. yıl dönümü olması sebebi ile başta Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmetle anıyor, gazilerimize şifalar diliyorum. Cumhuriyet kenti Karabük ilimiz Türk Ocakları Genel Merkezi için her zaman önem taşmıştır. Son 4 yıl içerisinde yaklaşık 10 kez şehrimize geldik, başta Safranbolu Türk Düşünce Çalıştayı olmak üzere çok sayıda etkinlikler düzenledik. Ve her etkinliğimize Karabüklü hemşerilerimiz yoğun ilgi gösterdi, ocağımıza sahip çıktı. Bu sebeple Karabüklü tüm hemşerilerimiz çok teşekkür ederim. Konferansımıza katılımlarından dolayı başta sayın valimiz, başsavcımız, il jandarma komutanımız ve siyasi parti il yönetimlerimiz olmak üzere tüm konuklarımıza teşekkür ediyorum. ”

Konferans sonunda soru-cevap bölümüne geçildi ve katılımcıların soruları cevaplandırıldı. Hatıra fotoğraflarının çekilmesi ile konferans sona erdi.


PAYLAŞ