Duyurular
Tümü
Tarihte Bugün

08.05.2017 (Pazartesi günü) tarihli Ocakbaşı Sohbetimizde Kırım Tatar Milli Meclisi Türkiye Temsilcisi, Emel Kırım Vakfı Başkanı   yapımcı-yönetmen Zafer KARATAY Beyefendi ve eşleri yapımcı-yönetmen-yazar Neşe SARISOY KARATAY Hanımefendi konuğumuz oldular, bizlere "Türk Dünyasında Sürgünler" başlığı özelinde Kırım Tatarlarının yaşadıklarını anlattılar, kısaca şu hususlar üzerinde durdular;

Kırım Tatarları Türkiye’de aslında çok iyi bilindiği düşünülse de siyasi hareketlerinin arka yapısı hakkında pek fazla bilgi sahibi olunmayan bir Türk topluluğudur, hoş eğer Sovyetler devam etseydi, bugün Kırım Tatarları da kendilerinin ne olduklarını bilmekte güçlük çekeceklerdi. Kırım Tatarları ve diğer tüm Türk toplulukları ‘’Tatar’’ adının Türk ya da Moğol menşeili olduğu hakkında gidip gelse de Tatarlar aslında Kıpçak Türklerinin ve diğer başka Türk topluluklarının karışımından oluşma bir ulustur.

Aslında gerektiği gibi incelenmese de Kırım Tatarları hareketi hiç kan dökmeden gitmiştir. Dönüm noktası olan 1944 sürgününe rağmen tek Tatar bile eline silah alıp kan dökmemiştir. Bu yüzden artık Mustafa Abdülcemil KIRIMOĞLU’ nun ve onun milletinin hareketinin tamamen demokratik ve insan haklarına dayalı bir hareket olduğu tüm dünyaca kaçınılmaz olarak kabul edilen bir gerçektir.

Kırım Tatarları hakkında bilinmeyen bir diğer gerçekse 1917 yılında kurmuş oldukları devlettin seçimlerinde kadınların dahi oy kullanmasıdır. O yıllarda ise tüm dünyada kadınların seçme seçilme hakları yoktu. Kırım Tatarlarınca hala çocuklarına nesilden nesile milli kahraman olarak anlatılan ve hatırası yaşatılan Gaspıralı’nın ‘’tek kanatlı kuş uçamaz’’ tabiri doğrultusunda gerçekleştirilen bu seçim dünya demokrasilerine örnek teşkil ettiği gibi Eski Türk töresinin gereği gerçekleştirilen bir realitedir.

1944 yılı ve sonraki süreçlere gelinecek olursa Kırım Tatarlarının en kötü olarak andığı şahsiyetler kesinlikle Stalin ve modern Stalin olarak andıkları Putin’dir. Gulag madenlerinde sadece Türk unsurların değil muhalif Rus unsurların da üzerine -40 derecede su sıkılarak donarak ölmeleri ile alay ettiren, öldürdüğü insan sayısı belli olmayan Stalin ve son işgal ile şu ana kadar işkence vb çeşitli yollar ile Tatar halkını katleden, milli liderleri KIRIMOĞLU’nun adaya girişini yasaklayan, ana dil haklarını kısıtlayan Putin eşdeğerdir Kırım Tatarlarına göre .

Kırım Tatarları açısından Türkiye’de ne yazık ki kendini milliyetçi olarak anan insanların Putin’e sempati beslemeleri ise çok tuhaf ve üzücüdür.

Zafer Bey ve eşi Neşe Hanımın verdikleri kıymetli bilgilerden sonra soru-cevap kısmına geçildi, öğrencilerden gelen yoğun sorular cevaplandırıldı. Sohbet sonunda hatıra fotoğrafı çekildi.

Ocağımızın yönetimi ve gençlik kollarımızın gayretleri ile devam eden gençlere yönelik düzenlediğimiz “Ocakbaşı Sohbetleri” bu dönem son bulmuştur. Gelecek dönem gençlerden gelen talepler doğrultusunda gerçekleştirilmeye devam edilecektir.


PAYLAŞ