Duyurular
Tümü
Tarihte Bugün

Türk Ocakları Polatlı Şubesi, kurulduğu günden bu yana devam ettirdiği Ocakbaşı konferanslarının bu dönem için sonuncusu, geçtiğimiz akşam düzenlendi, konferanslar Eylül ayında yeniden başlayacak. Türk Ocakları Polatlı Şubesi geleneksel ocakbaşı sohbetlerinde bu hafta Gazi Üniversitesi Polatlı İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celal Türer’in anlatımı ile İnsanın içsel yolculuğu işlendi. Önümüzdeki eğitim öğretim yılında kapılarını açacak olan Gazi Üniversitesi Polatlı İlahiyat Fakültesinin Dekanı Prof. Dr. Celal Türer, Türk Ocakları konferanslarında dönemin son konuşmacısı oldu. Toplantıya; Belediye Meclis Üyeleri, Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanı Ertuğrul Kıymaz, Türk Ocakları Polatlı Şube Başkanı İlhan Dereköy ve Başkan Yardımcısı Yekin Öztürk, Sivil Toplum Kuruluşlarından birçok isim ve Ocak üyeleri katıldı. Türk Ocakları Polatlı Şubesi tarafından her hafta ücretsiz olarak gerçekleştirilen ocak başı sohbetlerinde her hafta konusunda uzman profesörler ve hocaların katılımı ile tarihin derinliklerine inilerek analiz yapılıyor.

Türer, konuya ilişkin verdiği konferansta “insan olmak” konusu hakkında şu ifadelere yer verdi:

İnsanların “insan-ı kâmil” mertebesine ulaşmasının önünde birçok zorluk var

“İnsan, kendisini bilmekle de âlem ve Allah hakkındaki gerçek bilgiye ulaşıp kâmil bir varlık haline gelebilir. Günümüz şartları düşünüldüğünde insanların “insan-ı kâmil” mertebesine ulaşmasının önünde birçok zorluğun olduğunu fark etmekteyiz. Bu açıdan öncelikle insana engel olan unsurların belirlenmesi önemli bir gerekliliktir. Peygamber Efendimizin ahlâkıyla ahlâklanan, Allah’ın emirlerine uyan ve yasaklarından kaçınan, gönlü Allah sevgisiyle dolan ve yaptığı amellerin gerektirdiği mertebeye kadar ulaşan kişidir. 34 Buna göre insan-ı kâmil sözlerinde, fiillerinde ve ahlâ- kında mükemmelliğe ulaşmış; bunun neticesinde mükemmel marifeti elde etmiş kimse demektir. 35 Gerçek insan-ı kâmil, vücûb ile imkân arasında berzahtır; hâdis sıfatlarla kıdem sıfatlarını ve hükümlerin arasını toplayan aynadır. O, Hakk ile halk arasında vasıtadır. Hakk’ın feyzi, imdadı onun vası- tasıyla yayılır. Hakk’tan gayri her şey, ulvî veya süflîdir. Her ikisi arasında, ikisinden de ayrı olmayan bir berzahiyyet olmasaydı, irtibatsızlık sebebiyle ilâhî yardım âleminden hiçbir şey ulaşmazdı.”

“Allah’ın en mükemmel mazharı insandır”

“Allah’ın en mükemmel mazharı insandır. Allah, insanı kendi suretinde yaratmış isim ve sıfatlarını müşahede ettiği ayna olmuştur. Diğer varlıklar Allah’ın sadece bir ismi veya bir sıfatını yansıtabildiği halde insan O’nun birbirine zıt bütün isim ve sıfatlarını yansıtabilir. Çünkü bu özellik bütün insanlarda bil-kuvve olduğu halde bunu gerçekleştirebilen sadece insan-ı kâmildir. Dolayısıyla o da Hz. Muhammed (s.)’dir. Onun mükemmelliğinin delili de sözleri, fiilleri ve halleridir. Başka isimlerle anılan ve kendilerine insan-ı kâmil denilen diğer nebi ve veliler ise sadece Hz. Muhammed’in halifeleridirler. 74 Allah, insan-ı kâmilin aynası olduğu gibi, insan-ı kâmil de Allah’ın aynasıdır. Çünkü Allah, isim ve sıfatlarını insan-ı kâmil’de görmeyi ve göstermeyi kendi kendine zorunlu kılmıştır.”


PAYLAŞ