Samsun Türk Ocağı Güz Dönemi Konferanslarının ilk konuşmacısı 1980 öncesi milliyetçi gençlik önderlerinden, Gönüllerde Birlik Vakfı kurucularından Mahir Damatlar oldu. “İhtilalden İnkılaba 12 Eylül” başlıklı konferans Türk Ocağı Fethi Tevetoğlu Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını yapan şube başkanı Prof. Dr. Serkan Şen, konu başlığında geçen inkılap sözcüğünün değişim ve dönüşüm bildiren bir mana taşıdığını, nesiller arası şuur aktarımında bu değişimi göz önünde tutan tavırlar sergilemek gerektiğini ifade etti. Ardından kürsüye gelen Mahir Damatlar yaşadıklarının o dönem milliyetçi mücadelenin parçası olan gençlerin yaşadıklarından çok farklı olmadığını, Ankara’da bulunmaktan kaynaklanan şahitlik ve dostluklarıyla isminin öne çıktığını belirtti. 1980 öncesi olayların 1978’den başlayarak artış gösterdiğini, özellikle toplumda ses getiren eylemlerin arkasında ihtilali kurgulayan iradenin bulunduğunu ifade etti. 1980 darbesinin Amerika’nın “bizim çocuklar” diye nitelendirdiği bir cuntanın işi olduğunu, neticeleri itibariyle de pek çok soruna yol açtığını dile getirdi. Darbe yapmak için kanın daha da akıp şartların olgunlaşmasını bekleyen bir iradenin, kendini iç çatışmayı engelleyen güç olarak takdim etmesini gerçekçi bulmadığını belirtti. 12 Eylül darbesini yaptıran dış güçlerin PKK’yı kullanmak suretiyle daha büyük bir hainliğin tohumlarını attıklarını, toplumsal operasyonlarla milli kimliğimizde tahribat yaptıklarını kaydetti. Damatlar, şu sözlerle konuşmasına son verdi: “Tarihin kimi haklı çıkardığına şahitleri mezar taşlarıdır. Kenan Evren’in mezarı selamsız semtine dönmüşken Başbuğ Alparslan Türkeş, Muhsin Yazıcıoğlu, Erbakan Hoca gibi mücadele insanlarının kabri ziyaretgah durumundadır. Biz devlet ve millet davası yolunda erken olgunlaşmak zorunda kalan, büyük iddiaların peşinde koşarken gençliğini yaşayamayan bir nesildik. Gençlerin iddia sahibi olması, Kızıl Elma ülküsünü her daim yüreklerinde taşıması gerekir. Bugün Suriye’de bizim kanımız akmıştır, Türkmen kardeşlerimizin kanları akmıştır. Kalan sağlara düşen vazife oraların vatanlaştırılması için gayret göstermek, siyasetin dışındaki mücadele alanlarında da koşturabilmektir.” Konuşmanın sonrasında Türk Ocağı anmalığı Prof. Dr. Serkan Şen tarafından Mahir Damatlar’a takdim edildi.


PAYLAŞ