Kenan PALALI

29 Ekim 2008 tarihinde Cumhuriyetimizin 85 inci kuruluş yıldönümünü ülkemizde ve dış temsilciliklerimizde törenler ile kutladık ama aradan geçen 85 yılda Cumhuriyeti gerçekten idrak edebildik mi …?

Cumhuriyeti tanımlayan, açıklayan binlerce söz, yazılmış sayısız makale ve kitaplar olmasına rağmen en güzelini, Cumhuriyeti kuran ve bizlere emanet eden Atatürk yapmıştır. Sadece üç kelimeden oluşsa da, yalınlığında apayrı manevi bir derinlik barındıran “Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir.” söylemi yapılabilecek en güzel tanımlama olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu söz Türk geleneğinde ki şefkatli Ana Baba rolünün, Cumhuriyet rejimi ile Devletin yüklendiğini, vatandaşının nereli olduğuna, statüsüne ve hangi görüşte olduğuna bakmaksızın ona sahip çıkması gerektiğini tüm sadeliği ile vurgulamaktadır.

Cumhuriyetin ilk yıllarındaki Cumhuriyet-Millet bütünleşmesi Atatürk’ün Türk Toplumu üzerindeki manevi gücünün itici etkisiyle başarıyla gerçekleştirilmiş, Türk Milleti Cumhuriyetine sahip çıkmıştır. Anadolu’daki “köylü Türk (!)” yönetilen konumundan yöneten ve yönetenleri belirleyen durumuna gelmiştir.

Bu kapsamda, Cumhuriyet tarihimiz aslında Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesi kucaklamak temel felsefesi ile yüce ve kutlu bir amaç hedeflemesine ve bunu da Anayasa ile güvence altına almasına karşın, Atatürk sonrasında yeniden ortaya çıkan Osmanlı’nın genç Cumhuriyete kötü mirası; elitist yaklaşımlar, Türkiye’ye ve Türk Milletine harici bakış açılarıyla getirilen her türlü tanımlama ve çözümlemeler Cumhuriyetimizi yozlaştırmıştır.

Bugün ülke gündemini meşgul eden terör, çeteler, yoksulluk ve yolsuzluk problemlerinin temelinde, Atatürk’ün hedeflediği varlığını vatandaşından alan Cumhuriyet idealinden, varlığını Cumhuriyetten alan vatandaş idealine dönülmesi yatmaktadır.

Kimi zamanlarda ortaya çıkan darbeci ve seçkinci anlayış, karışık ve devlet ile iç içe geçmiş kirli bir çeteleşme yapısı, özünde halk kitlesini, basit, zavallı ve kendi yöneticilerini seçme yeteneğinden yoksun gören bir “üstün akıl ve mavi kan sahibi” seçkinlerin halk için halk adına karar verme arzusunun eyleme dönüşmesinden başka bir şey değildir.

Bir habis ur misali ülkeyi içten içe yemeye çalışan terör belası; 85 yıllık Cumhuriyet tarihi boyunca doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinde çok daha eskilerden beri var olan “Ağalık” sistemine göz yuman ve onu bir sömürü aracı olmaktan çıkarmak için hiçbir girişimde bulunmayan, ağa’nın zulmü karşısında köylüsüne, çiftçisine kol kanat geremeyen, ortaya çıkan her problemde ağanın yanında yer alan devlet idarecilerinin, ağalara örtülü özerklik tanıyan Cumhuriyet iktidarlarının sorumluluğundadır.

Cumhuriyetimiz 85 yıldır hala topraksız köylüsü bulunurken, ülkeye döviz gelecek laf salataları ile binlerce dönüm vatan toprağını yabancıya satılmasını sağlıyorsa kimsesiz köylü hala kimsesizdir.

Bir yandan “haydi kızlar okula” diye proje hazırlayanlar, 21 yy dünyasında kızlarımızın eğitim hakkını sırf başı örtülü diye ellerinden alabiliyorlar ve bu gerekçeyle de yeryüzünde zeka ve insaf sahibi hiçbir varlığı ikna edemiyorlar.

Diğer yandan, Cumhuriyetimizi bizler adına yönetenler; atamız ceddimiz Ahmet Yesevi’nin öz be öz torunlarına tahammül edemiyorsa, yok sayıyorsa, 85 yıldır düzenli ve sistemli olarak oy deposu olarak görmenin dışında hiçbir şey yapmıyorlarsa, yapacak gibi görünüp bir de “Hz.Ali’yi çok seviyoruz” lafları ile her daim durumu idare ediyorsa, pişkin pişkin de her yıl düzenlenen törenlerde karşılarına geçip nutuklar atıyorlarsa, Cumhuriyetimizde bir problem var demektir. Kimsesizler hala kimsesiz, hala sahipsiz demektir.

Cumhuriyet, halkın kendi kendine yönetmesinin ötesindedir, Cumhuriyet; torpilsiz, liyakat temelinde meslek sahibi olmak, bozkırın ortasında nasırlı eliyle toprağı işleyen güneşin kavurduğu yanık yüzlü köylüye, Boğaza nazır yalısının balkonunda kahvesini yudumlayan zenginine gösterilen nezaketin aynısıyla davranabilmektir.

Velhasıl vatandaşını, bu toprakların sesi Türkülerimiz gibi samimi ve içten, Analarımız misali sıcacık ve ön yargısız kucaklayabilen, sahip çıkabilen idarenin adıdır Cumhuriyet….


PAYLAŞ