Kendini Şangay Üniversitesinde "Çin uzmanı" olarak takdim eden bir yazarın, bağlantıdaki yazısında geçen bir cümle, aslında herşeyi özetliyor gibi:"Devletin birey üzerinde kontrolünün arttığı ve her anımızın gözetlendiği bir gelecekle karşılaşacağız."(https://www.independentturkish.com/node/158166).

Biz ise bu beklentiye karşı, sorularla bezeli bir tür reddiyemize şu cümlelerle başlamak istiyoruz:Yukarıdaki özet cümlenin satır arası manası şudur: Geçen yüzyılın Lenin-Stalin komünizmleri ile Mussolini-Hitler faşizmlerinin, insanların bedenleriyle beraber zihinlerini, hatta bütünüyle ruhlarını satın alma ütopyaları, hem de "milenyum çığlıkları" atılarak karşılanan yeni yüz yılda - artık (kapitalist-komünizmin mucidi Kızıl Çin öncülüğünde) gerçekleştirilecektir!..Hem de yukarıdakilerin rejimlerine rahmet okutacak bir ölçekte!.. Bekleyenlere müjdeler (!) olsun!..

Her ne kadar yazının bir yerinde "Ahlaki boyutun bu yazının konusu olmadığını da ayrıca hatırlatmak istiyorum." diyorsa da evrensel ölçekte "her anımızın gözetlediği bir gelecek" tasarımı ahlak haricinde düşünülemeyeceğine göre, biz aksine konuyu asıl o boyutuyla ele almak ve reddiyemizi o temele oturtmak istiyoruz. Çünkü zaten "Çin uzmanı" yazar da yazısını, kendisiyle çelişkiye düşerek "İnsan Hakları"na atıfla bitirmekte ve şöyle demektedir:"Bugün yaşanansalgınise [Korona Virüsü kastediliyor.] demokrasi ve insan hakları gibi itirazlarla bu sisteme karşı çıkanları da [Kızıl Çin sistemini kastediyor.]susturacağa benziyor."

Anlaşıldı mı şimdi“Vehbi’nin kerrakesi”!Yani, yine satır aralarında diyor ki yazar, “Bu Korona Virüs salgını da ispat etti ki, ‘Kızıl Çin Usulü Diktatörlük Rejimi’ndenâlâsı yok!..”.“Kendisi hayrını görsün!” desek dua mı, yoksa beddua mı etmiş oluruz; siz karar verin.

Peki, adama sormazlar mı, kardeşim, arka planında ahlaki bir değer hükmünün bulunmadığı tek bir insan hakları maddesi gösterilebilir misiniz? Hangi hak ve hukukun arkasında ahlaki bir dayanak bulunmaz? Geçelim…

Sözü dolandırmaya hiç gerek yok. Yazıda öngörülen anlamdaKızıl Çin pratiğindeki "yapay zekâ destekli" dünya hegemonyası beklentisine, başta bu yazar olmak üzere "evet" diyen herkes, şu aşağıdaki gayet naif sorularımıza, vicdanlarına sığacak ölçüde, cevap verebilirlerse eğer, eyvallah:

1. Topyekûn “insan fıtratı”, aslında yapay zekâ ile kontrol altına alınmış böylesi bir "robot dünya”yı ne kadar taşıyabilir, acaba?

2.İnsan - hürriyet ilişkisine dair, bırakınız cevabı, soru sormanın bile yeri ve anlamı kalır mı böyle bir dünyada?

3. Böylece hürriyetin sorusu bile abes hâle gelirse bir bir ahlaktan, özellikle de "sosyal ahlak"tan söz açmak mümkün mü?

4. Soyut ve genel sorulardan somuta geçelim: Yine Kızıl Çin'in, Tibet'ten Doğu Türkistan'a kadar kendi azınlıklarına uyguladığı topyekün esaret felsefesi, gelecek için düşlediği anlaşılan “dünya hâkimiyet modeli”nin de ta kendisi olmayacak mıdır?

5. Üç milyonu aşkın Doğu Türkistanlıyı “Çağdaş Nazi Kampları”na da buyapay zekâlar mı hapsetti acaba? Eğer öyleyse, neden önce “inkâr” edip sonra eğitim kampları bahanesiyle “itiraf” etti?"İnkâr"ı da "itiraf"ı da yapay zekâlar mı öğretti?

6. Genç erkeklerini kamplara kapattığı ve geride kalanlarına "kardeş aile (!) projesi" uyguladığı erkeksiz kalmış Doğu Türkistan evlerine, ızbandut gibi herifleri sözde kardeş olarak yerleştirmeyi de yapay zekâlar mı emretti?

7. "Hedef ülke"lerinden biri olduğu bilinen Türkiye'de, “zayıf akıllı” belediyeleri tespit ederek onlarla kendi stratejik konumdaki şehirleri arasında "kardeşşehirler"(!) ihdas etmeyi de bu yapay zekâlar mı öğütlüyor?

8. Keza, yine Doğu Türkistan’da anababaları birlikte kampa alındığı için ortada kalan yüz binlerce yavruyu, çocuk yuvalarında Çin dili ve âdetleriyle yetiştirip "asimile etme politikası"nı da yapay zekâlar mı telkin ediyor?

9. Birkaç soru da Kızıl Çin kaynaklı Korona Virüsü (aslında adıyla sanıyla düpedüz “Çin Virüsü”) hakkında soralım:

Birincisi: Korona Virüsü ile ta Kasım ayında karşılaştığı hâlde Dünya Sağlık Örgütüne neden hemen bildirmedi?

İkincisi: Ticari sebeplerle gizlediği iddiası bir yana, ilk maruz kalan ülke olduğu hâlde, onu dünyaya"ihraç" etmesiyle birlikte nice gelişmiş Avrupa ülkesi ve Amerika (Nisan ayının başı itibarıyla) günde binleri aşan zayiat verirken, kendindeki zayiat, bir buçuk milyarlık nüfusa rağmen iki ay içinde nasıl oldu da 3 bin küsurda kaldı?

Üçüncüsü: Eğer gerçekten 3.000 zayiat ile atlattıysa, Hong Kong kaynaklı bir haberde delilleriyle ortaya konduğu üzere, iki aylık yoğun salgın döneminde 14 milyon Çinli telefon abonesinin iptal edilmiş olmasını neden açıklayamamakta? Bu, 14 milyon telefon abonesinin sahipleri nerede?

Dördüncüsü: “Virüs taşıyıcısı Çinlileri dünyanın küresel ekonomik merkezlerine dağıtarak” oraları bir anda "enfekte edip çökerttiği" iddialarına makul bir cevabı var mı? O merkezler kavrulurken kendi ekonomik merkezlerinde her şeyin sütliman gözükmesini nasıl izah etmekte? Böylesi “evrensel sorumluluk” ve “sosyal ahlak” kriterlerini de yapay zekâlardan mı öğrendi?

10. Bir soru daha:

Esir hayatı yaşayan Doğu Türkistanlı gençleri, kitleler hâlinde Çin'in son günlerde yoğun korona salgını yaşayan iç kesimlerine doğru gönderip "ölümcül virüs salgınına maruz bırakarak eritme planı"nı dayapay zekâlar mı fısıldıyor?

Nihayet:

İnsanlığı böylesine inceden inceye, alttan alta Kızıl Çin propagandasına boğan "gönüllü köleler"e isyan ederekbu ve benzeri sorular çerçevesinde, ufkumuzu yükseltip insanlığa "akıl ile inanç"ın şöyle bir ortak çağrısıyla haykırabiliriz:

Gerek can derdine düşerek "küresel anomi" yaşayan kapitalist dünya gerekse hakiki bir "Orwell/ 2020'ler", yani "her anın gözetlendiği" küresel hegemonya hülyası kuran "Komünist Kapitalizm"in mucidi Kızıl Çin karşısında, ihanet ettiğimiz “tabiat”tan ve “kadim insanlık değerleri”nden ilham alarak doğudan batıya "sanal" değil "gerçek ahlak nizamları kurmak arayışı"na, evet tam da böyle bir ülküyle ayağa kalkmaya var mısınız?

Aksi takdirde yeni hegemonyalara "boyun eğme"ye, mikro-çiplerle robotlaştırılmaya hazırbir takım sözde insanlara, tek kelimeyle gönüllü kölelere "en yeni" dünya düzenleri mübarek (!) olsun!..


PAYLAŞ