Osmanlı İmparatorluğu’nun iktisadi ve mali yapısı üzerinde 60 yıldır yaptığı araştırmalarıyla, bulgularıyla dünyanın ve ülkemizin akademik çevrelerinde saygın bir yeri bulunan Mehmet Genç, ebedî âleme irtihal eyledi.

1960 yılında İktisat Fakültesinde Prof. Dr. Ömer Lütfi Barkan’ın asistanı olmuştu; doktora tezi “Sanayi Devriminin Osmanlı İktisadı Üzerinde Etkileri”dir. Bu tezi özellikle seçmişti. 17’nci asırdan başlayarak sanayinin hızla gelişmesi, üretimin artmasına paralel olarak Avrupa ülkelerinin zenginleşip güçlenerek siyasi, askerî ve ilmî alanlarda büyük bir üstünlük sağlamasına rağmen Osmanlı kolay pes etmemiş; uzunca bir süre direnebilmişti. Mehmet Genç, bu direncin iktisadi sebeplerini araştırmak istiyordu. Fakat daha işin başında büyük bir kaynak sorunuyla karşılaştı. Yerli kaynakların yetersizliğinin yanı sıra yabancı literatür de zayıftı. Hocası, bu durumun farkında olduğundan, bulabildiği kaynaklarla yetinip doktorasını tamamlamasını, isterse akademik hayatının ileriki yıllarında araştırmaya devam etmesini teklif etse de titiz ve mükemmeliyetçi bir insan olan Mehmet Genç, zor olan yolu seçti; zihnindeki “Osmanlı’nın Batı karşısında geri kalmasının iktisadi ve sosyal sebepleri nelerdir?” sorusuna, belgelere dayalı cevaplar bulmadan tezini yazmak istemiyordu.

Mevcut kaynaklar yeterli olmadığından, arşivleri bizzat taramak gibi ağır bir külfeti yüklenmesi gerekiyordu. Bir taraftan kendine mahsus yazı tekniği ve üslubu bulunan Osmanlı belgelerini okuyabilmek için eski yazı tarzlarını öğrenmeye, metinlerdeki ifade tarzını çözmeye çalışırken diğer taraftan bildiği Fransızcanın yanına, iki yıl çalışarak İngilizceyi de ekledi. Kütüphanelerde aradıklarını bulamayınca Osmanlı arşivlerine yöneldi. İmkân buldukça yurt dışındaki kütüphanelerde de araştırmalar yaptı.

Yıllar geçiyor, doktora süresi uzuyor ama henüz tezini yazacak noktaya geldiğini kesinlikle kabullenmiyordu. Başta tez hocası olmak üzere öğretim üyeleri ve tarihçiler onun bu yoğun çabasının farkındaydı; zaman zaman yazdığı makalelerde, yaptığı konuşmalarda konusunda nasıl derinleştiği, mesafe almakta olduğu görüldüğünden kendisine saygı duyuluyor; takdir ediliyordu. İstanbul Üniversitesi özel bir jest yapmış, fahri doktorluk unvanı vermişti. Asistanlık statüsünün yönetmeliğe göre uzayamayacak noktaya gelmesi üzerine, çabalarını takdirle izleyen hocası Prof. Barkan, üniversiteyle ilişkisini sürdürebilmesi için onu uzman yaptı.

Mehmet Genç, bir gazeteciyle yaptığı söyleşide, Osmanlı’nın iktisadi yapısını özetleyen on beş sayfalık makalesini yazabilmek için on yıl uğraştığını söyler. 1980 yılına gelindiğinde, kitabı basılma aşamasına gelmişti ama hâlâ araştırmalarını sürdürmek istiyordu; bastırmaya niyeti yoktu. Yakın dostu Prof. Dr. Erol Güngör, Ötüken Yayınevini yöneten Nurhan Alpay ile konuşur ve emrivaki yapmaya karar verirler. Mehmet Genç’e telif ücreti peşin olarak ödenerek tamamlayacağının vaadi alınır. Kitabın yayınevine teslimi, buna rağmen birkaç yıl daha gecikir. Ama nihayet seksenlerin ortasında, tarihimiz açısından fevkalâde değerli olan bu eser, “Osmanlı İmparatorluğu’nda Devlet ve Ekonomi” adıyla basılıp yayımlanır.

Bu kitap, Mehmet Genç’in kırk yıl boyunca “karıncanın Hacc’a gitmesi” diye ifade ettiği yoğun bir çalışmanın ürünüdür. Alanında ufuk açacak, pek çok konuyu aydınlatacak niteliktedir; orijinal metinlere, kaynaklara dayanılarak yazıldığından dünya tarihçiliğinde ilmî kıymete sahip kaynak olarak tanımlanan bir eserdir.

Kitapta, Osmanlı’nın “iltizam ve mukâtaa” yöntemiyle tarımla uğraşanlardan topladığı vergilerin iki yüzyıl boyunca kayıtlarda neden artmadığı rakamlarla izah ediliyor. Devlet’in ahalinin temel ihtiyaçlarında sıkıntı yaşamaması için “iaşecilik” ilkesini benimsediği, fiyatların sıkı şekilde denetlendiği, ihracatın yasaklanıp ithalata izin verildiği anlatılıyor. “Fiskalizm” denilen, hazine gelirlerinin olabildiğince yüksek düzeyde tutulduğu, “Kanun-ı kadim” ilkesiyle geleneksel sisteme bağlı kalınmak istendiği, faiz oranı yüzde 15-25 düzeyindeyken kâr oranının yüzde 5-10 arasında kalmasının yatırım yapmayı, sermaye birikimini, şirketleşmeyi engellediği belirtiliyor. Sonuçta Osmanlı’nın Batı karşısında yaşadığı ve dört asır süren sorunların temelindeki iktisadi faktörler ve yapısal meseleler bir tablo hâlinde ortaya konuluyor.

Ötüken, bu kitabın yanı sıra Mehmet Genç’in 2016 yılında İBB Kültür İşleri Daire Başkanlığı ve Kültür AŞ tarafından tertiplenen ve üç yıl devam eden sohbet toplantıları programında Erol Özvar ile soru-cevap tarzında yaptığı konuşmaları “Osmanlı Ekonomisine Dair Konuşmalar” adıyla kitap olarak yayımlamaya başladı. Yedi kitap olarak hazırlanan serinin ilk kitabı geçen ay onun sağlığında yayımlandı. Ötüken, Mehmet Genç’in Osmanlı’nın iktisadi ve sosyal meselelerine dair kırk yıllık büyük emek ve incelemelerini, bilgi ve birikimini yansıtan bu konuşmaları kitap olarak yayımlamakla kültür dünyamız açısından çok hayırlı bir iş daha yapıyor. Hangi görüş ve düşünceden olursa olsun her Türk aydınının tarihimize ışık tutan ve muazzam bir emeğin ürünü olan bu eserleri dikkatle okuması gerekiyor. Çünkü Türkiye’nin bu günkü meselelerini doğru yorumlamak için tarihimizin kritik dönemi olan Osmanlı’nın gerileme asırlarını doğru bilmek zorundayız. Mehmet Genç, kâmil anlamda bir bilim insanı olarak bizlere bu fırsatı sundu. Kendisini rahmetle, muhabbetle, hürmetle ve şükranla anıyoruz. Menzili mübarek, makamı inşallah cennet olsun. Ruhu şâd olsun.


PAYLAŞ