Atatürk ve Türk Ocakları

  • 01.04.2026

Adana Türk Ocağı Defterine Atatürk’ün Yazdıkları

 

Gazi Mustafa Kemal, İzmir Türkocağı’nda Çayda...
Sağında: Fahrettin Altay Paşa, Solunda: Kâzım Dirik
2 Şubat 1931

 

Adana Türk Ocağını ziyaretlerinde gazi paşa ve eşi Lâtife Hanım deftere şöyle yazmışlardı: Adana “Türkocağı” Türklük nurunun bol verimli kaynağı olsun! Bu ocağın ateşi çok, pek çok eskidir. Onu, yüzyıllarca, söndürmeye çalıştılar. Fakat buna her teşebbüs edenin ocağı söndü.

 

Çünkü onlar düşünmüyorlardı ki, Adana “Türkocağı” en köklü Türk ocaklarının kızgın ateşiyle beslenmiştir. Ocağın bugünkü nurlu alevi her kalbi aydınlatıyor. Ben bu alevin sıcaklığında ne derin sevinç ve saadet hisleri duydum.

15 Mart 1923
M. Kemal

 

Bu zengin topraklara, böyle aydın gençlere malik olan Türk Adana’nın ocağı daima tütsün.

15 Mart 1923
Latife Mustafa Kemal



Atatürk’ün Türk Ocakları Hakkında Söylediği Bazı Sözler

 

20 mart 1923 günü Atatürk ün Konya Türk ocaklarını ziyareti sırasında söyledikleri;

Konya, çeşitli Türk devletleri yaşamış, öz Türk vatanıdır. Konya asırlardan beri tüten bir  nurun ocağıdır. Türk kültürünün esaslı kaynaklarından biridir. Konya Türk Ocağı, Konya  Türklüğünün hakiki bir timsali olmalıdır. Bu ocaktan milletin duygusunu, ülküsünü daima ısıtacak, nurlandıracak, parlak alevler gökyüzüne yükselmelidir, çok yükselmelidir. O kadar ki bu alev, vatanın bütün ufuklarında aydınlıklar vücuda getirebilsin. Konya’nın genç dimağları atılgan, cesur, sebatkar çocukları! Ocağımıza sahip olunuz. Bütün engeller, Ocağımızın ateşi karşısında derhal yanıp kara duman olmağa mahkumdur.

(Mehmet Önder, Atatürk’le adım adım Türkiye sy.232)

 

"Sanatkar ve çeşitli kültür alanlarında vatandaşları yetiştirmek için öncülük etmelidir."

(Mehmet Önder, Atatürk’le adım adım Türkiye sy 233)

 

Şebinkarahisar Türk Ocağı defterine 11 Ekim 1924 yılında Atatürk tarafından yazılan yazı;

Türk Ocağı, Türk’ün has ocağı, varlık ve birlik ocağı,yüksek alevlerle tütsün, muhitine nurlar saçsın; yaşasın ve yaşatsın.Türk Ocağı, Türklük güneşinin ocağıdır. Asırlarca bunu söndürmek için çalıştılar. Bu ocak hepimizi aydınlattı.