TÜRK OCAKLARI GENEL BAŞKANI PROF. DR. MEHMET ÖZ’ÜN CUMHURİYET BAYRAMI MESAJI

TÜRK OCAKLARI GENEL BAŞKANI PROF. DR. MEHMET ÖZ’ÜN CUMHURİYET BAYRAMI MESAJI

BÜYÜK TÜRK MİLLETİ, AZİZ TÜRK OCAKLILAR!

 

Köklü ve zengin bir tarihe sahip olan Türkler, tarihte çok geniş ve değişik coğrafyalarda siyasi hâkimiyetler kurdular. Bugün de Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile birlikte yedi Türk Devleti varlığını sürdürmektedir. Tarihte kurduğumuz hanedan devletleri bayrağı birbirlerine devrederek tarih sahnesinden çekildi. Yirminci yüzyılın başlarında ise zamanın ruhuna uygun olarak Batı Trakya’dan Kafkaslar ve Azerbaycan’a, Başkurdistan’dan Doğu Türkistan’a kadar uzanan Turan illerinde cumhuriyetler ilan edildi. Ne yazık ki bunlar, o bölgelerin siyasi şartlarının etkisi yüzünden uzun süreli olamadı.  Türklerin tarihte kurdukları en uzun ömürlü hanedan devleti olan Osmanlı Devleti ise 19. yüzyılda başlayan ayrılıkçı-bağımsızlık hareketleri ve nihayet Birinci Dünya Savaşının sonucunda tarih sahnesinden çekilip yerini Genç Türkiye Cumhuriyetine bıraktı.

 Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla teslim olan İstanbul Hükümetinin içinde bulunduğu şartlar karşısında, Anadolu’da İstiklal bayrağını yükselten Türkiye Büyük Millet Meclisi ve onun lideri Mustafa Kemal Paşa, milletin azim ve kararına, millî iradeye dayanarak hareket ettiler. Vatan toprakları işgalcilerden temizlendikten sonra da, tabiri caizse yoğun bakımda olan ve beyin ölümü gerçekleşen Osmanlı saltanatı sona erdirildi. Millî Mücadelenin TBMM eliyle yürütülüşü, hâkimiyetin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesinin benimsenmesi doğal olarak Cumhuriyet yönetimine gidilmekte olduğunun işaretleriydi. Saltanatın kaldırılması, Lozan antlaşmasının imzalanması ve nihayet Ankara’nın 13 Ekim 1923’de başkent ilan edilmesi bu sürecin adımlarıdır. Bu tasavvurunu baştan beri “millî bir sır” olarak saklayan Gazi Mustafa Kemal Paşa, artık sürecin doğal sonucunun adını koymanın vaktinin geldiğine karar verir ve  bunu da 28 Ekim günü yakın arkadaşlarıyla bir yemekli toplantıda “Efendiler! Yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” diye açıklar. Hazırlanan anayasa değişikliği ertesi gün Meclis’te kabul edilir ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilk Cumhurbaşkanı olarak seçilir. Bunun üzerine yaptığı konuşmada özetle şunları söyler:

Milletin sevgisini daima dayanak noktası sayarak hep beraber ileriye gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mutlu, başarılı ve galip olacaktır.”

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün daha sonra yaptığı bazı konuşmalarda,  cumhuriyet anlayışını ve cumhuriyetle demokrasi arasındaki ilişki hakkındaki görüş ve kanaatlerini yansıtan şu cümleler çok anlamlıdır:

Demokrasi ilkesinin en çağdaş ve mantıkî uygulamasını sağlayan hükûmet şekli, cumhuriyettir.”
Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz cumhuriyeti kurduk; o, on yaşını doldururken demokrasinin bütün gereklerini sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır.”
Milletimiz, demokratik bir hükûmet kurmak sayesinde düşman ordularını yok etti, vatanı istilâdan kurtardı.”

Aziz Ocaklılar,

Bugün bizlere düşen görev Cumhuriyeti, kurucu iradenin hedefleri doğrultusunda günümüzün icaplarına uygun bir şekilde demokratik hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda daha ileriye taşımak ve gelecek kuşaklara bu yönde örnek olmaktır. Bu vesileyle belirtmek isterim ki, Irak ve Suriye’nin kuzeyinden Mavi Vatan meselesine, sığınmacı ve düzensiz göçmen probleminden nitelikli genç nüfusun başka ülkelere gitme eğilimlerine, aile kurumunun karşı karşıya kaldığı derin sorunlara, gıda tedarikinden hayat pahalılığına vb. kadar pek çok konuda kısa, orta ve uzun vadeli planlama ve siyasetlere ihtiyacımız vardır.  Siyasetçilerimize düşen en önemli görev, iç siyasi mücadele ile Türkiye’nin millî çıkarları konularını birbirinden ayırmak ve millî konularda, istismara kaçmadan birlik içinde hareket ederken iç siyasette hizmete dayalı rekabeti esas almalarıdır.

Yaşadığımız problemlere, Türkiye’yi kıskaca alma ve Türk milletini bölme ve parçalama girişimlerine karşı yürekten inanıyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır. Cumhuriyetimizin 100. Yılına hazırlanırken demokrasi ile taçlanmış bir cumhuriyet, fikir ve ifade hürriyetinin teminat altında olduğu müreffeh bir Türkiye ve güçlü bir Türk Birliği ülkümüz doğrultusunda çalışmalıyız. İnanıyor ve temenni ediyoruz ki, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılı sadece Türkiye Yüzyılı değil aynı zamanda Türk Birliği Yüzyılı olacak, Gaspıralı İsmail Bey’in, Ziya Gökalp’in ve daha nice Türk milliyetçisinin Turan ülküleri gerçekleşecektir.

Cumhuriyetimizin 99. Yılı kutlu olsun.  Çağrı Bey, Alp Arslan, ve Kutalmış oğlu Süleyman Şah’tan günümüze kadar bu toprakları bize vatan kılan atalarımızı, vatan için kan döken aziz şehitlerimizi, Cumhuriyetimizin kurucusu Aziz Atatürk’ü ve mücadele arkadaşlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun.

Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Türk Milleti!