Bütün ölmekler sebebidir yeniden doğmanın bu göğü kızıl coğrafyada

Ölüyüm, naralarım ulaşmaz artık arş-ı âlâya

Göğsüme saplanmış bir mermi anlatır hikâyemi

Demirden dağların sisli yamaçlarında dolaşır kanlı pusatım

Yelesine yapışır elim, gidişi rahvandır doru atımın

Yalnız yattığım kepez diplerinde görklümü düşlerim hep

Kınından çıkmış kılıç gibidir bakışları, delip geçer yüreğimi

Iğıl ığıl içime akar sesi, eritir kederimi

Bir ince sızıdır diyemediklerim

Yüzüne bakınca susup kaldığım anlardan sebeptir ahım

Sessizliktir sesim, belirsizdir yüzüm

Gözüm ne renk bilinmez ama karadır hep bakışım

 

Ölüyüm, vurulmuş yatarken son kez baktığım fotoğraf anlatır hikâyemi

Hicranlı gülüşler ilişmiş cemali, kulağıma bağrı yanık türküler fısıldar görklümün

Sessizliğin ötesinde bir yerde bekler beni yangınım

Bakışları esaretten kurtulmuş vatanım gibi güneş açtırır içimde

Gönül gergefime ilmek ilmek işlenir saçları

Kaç iç çekiş sığdırdım şu ömrüme bilinmez

Susarım, sözün kıyısındaki taşlara takılır ayaklarım

Tökezlerim, düşerim, diyemem sevdiğimi

Derin bir hüzün deryası hapseder beni

Katre katre dolar göğsüme

Kalmak işten bile değildir artık

Kaburgamı parçalar sonra da çıkıp giderim

Gidişim hiçbir intizara gebe değildir, bilirim

 

Ölüyüm, üstümdeki toprak anlatır hikâyemi

İsimsiz mezarımda çürüdükçe bedenim

Bu dünyanın omzuna daha da ağır gelirim

Gürültülü ağıtlar, riyakâr kahkahalar sinmeden kısa ömrüme

Bedbaht ve kestirme bir yitişe kazıdım adımı

Ne kadar kan bulaştıysa da kirlenmedi ak ellerim

Son kez vakur bir bakış atıp ruy-î zemine

Öldüm, başlamak için yeniden

Ve biliyorum:

Gidişim umarsızlıkların sonu, hakikatli hayatların filizlenişi olacak

Unutulmaya yüz tutsa da süngümü ileri sürüşüm

Kimsesiz kalmayacak vatanı görklümün


PAYLAŞ