Duyurular
Tümü
Tarihte Bugün
  • 19.08.1277 Cengiz Han’ın Vefatı

Yer: Türk Ocakları Genel Merkezi

Tarih: 12.06.2017


Türk Ocakları Genel Merkezi’nin Ramazan ayı münasebetiyle düzenlediği “İftar Sohbetleri”nde bu hafta Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Akbulut konuşmacıydı. Akbulut,” Müslüman Zihninin Yeniden İnşasına Nereden Başlamalıyız?” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi.

“BİLİM BİZLERİ ORTAK PAYDADA BİRLEŞTİRİR”

Akbulut sözlerine İslam dünyasının hem sosyal hem de bilgi alanında pek çok sorunları olduğunu vurgulayarak başladı. Meselelerin iman düzleminde değil akıl ve bilgi düzleminde çözülebileceğini söyledi ve ilim ve akılın bizleri ortak bir paydada birleştirebileceğini vurguladı. Yapılan eleştirilerin İslam’a değil Müslüman geleneğe olduğunu ve olması gerektiğini ifade eden Akbulut, sıkıntılarımızın kaynağının da asla İslam olmadığını Müslümanların kendileri olduğunu belirtti.

“TEVHİDİN OLDUĞU YERDE TESADÜF OLMAZ”

İnsanın fıtratında üç ihtiyaç olduğunu ifade eden Akbulut unlarından siyaset ihtiyacı, din ihtiyacı ve ilim ve hikmet ihtiyacı olduğunu vurguladı. Müslümanların bu üçü arasındaki dengeyi kuramadıklarını söyleyen konuşmacı, hikmetin ilim üretme yeteneği olduğunu bunun yaratılmışlar arasında sadece insana özgü bir özellik olduğunu belirtti. Müslümanların başarısızlıklarını bu bağlamda sorgulaması gerektiğini ifade eden Akbulut, “İslam’da tevhid vardır ve tevhidin olduğu yerde tesadüf olmak her şeyin bir sebebi vardır.” dedi.

İslam tarihindeki kırılma dönemlerinden bahseden Akbulut, din adına herkesin konuşmaya başlamasının büyük bir sorun olduğunu da ekledi. Tarikatlar, cemaatler ve pek çok yapılanmanın din adına konuştuğunu ilahiyatçıların ise sustuğunu söyleyen Akbulut, “Avrupa’nın kaderini Martin Luther adlı bir papaz değiştirmiştir. O Papalığa ve ruhban sınıfına karşı bir başkaldırı gerçekleştirmiştir. Bu da Avrupa’nın ilerlemesini ve kurtuluşunu sağlamıştır” dedi.

“KUR’AN’A KARŞI BİR İÇ TEHDİT VAR”

İslam aleminde ilmin ayağa kalkması gerektiğini söyleyen konuşmacı, İslam kültürünün Kur’an ekseninin yeninden kurulması gerektiğini, Peygamberimizin öldüğü güne gidip tekrar başlamamız gerektiğini vurguladı. Kur’an’ın her şeyi sorgulamaya davet ettiğini ifade eden Akbulut, Müslümanların hiçbir şeyi sorgulamadığını da ekledi. “Biz Kur’an’ı ölçü almayı bıraktık, O’nu sadece ölçülerden birisi haline getirdik” diyen konuşmacı, Müslümanların Peygamber tasavvurunun da sakat olduğunu ifade etti. Peygamber’in bizden biri olduğunu bu yüzden pratikte bize örnek olabildiğini, onun dışında tek görevinin Allah’tan aldığı vahiyleri insanlara tebliğ etmek olduğunu belirtti. Bugün hadisler kullanılarak Kur’an’da olmayan ve Kur’an’a aykırı pek çok hükmün verildiğini ifade etti. Kur’an’ın bir iç tehditle karşı karşıya olduğunu söyleyen Akbulut, bunun hadis ve sünnet adıyla uydurulan bilgiler olduğunu ifade etti. Sünnetin pratik bir bilgi olduğunu bunun asla teoriye dönüştürülmemesi gerektiğini söyleyen konuşmacı, bu noktada aydınlara büyük iş düştüğünü söyledi. “Din alanında ve diğer alanlardaki aydınlarımızı düzeltirsek toplumu da düzeltiriz” diyen konuşmacı sözlerine bilim ve siyaset üzerine değerlendirmeler yaparak devam etti. Din ve siyaset kategorik olarak birbirinden ayrılmalı diyen Akbulut, aradaki dengeyi hep kaçırdığımızı ifade etti.

“TOPLUMU SOSYAL BİLİMLER İLERLETİR”

Toplumların sosyal bilimlerle gelişeceğini ifade eden Akbulut, sosyal bilimlerle zihin meselesini çözen bir toplumun teknikte de ileri gideceğini ifade etti. Türk tarihinde de bir batılılaşma ve bu bağlamdaki zihni karmaşa olduğunu söyleyen Akbulut bu noktadan çeşitli örnekler verdi. İlahiyat’ın da bir sosyal bilim olarak toplumu ileriye götürecek bir alan olduğunu ifade eden Akbulut, matematik düşünmenin ilahiyatçılarda olması gerektiğini belirtti.

Konuşmanın ardından katılımcılarla birlikte iftar yapıldı.


PAYLAŞ

Resim Galerisi