Tarihte Bugün
  • 21.05.1864 Büyük Kafkas Sürgünü

Türk Ocakları Genel Merkezi'nin Cumartesi günleri düzenlediği Ocakbaşı Sohbetlerinde Dr. Süleyman Eryiğit, "Erol Güngör'de Milliyetçilik ve Medeniyetimiz" başlıklı bir konuşma yaptı. Dr. Eryiğit sözlerine, "Halkımızın arasında 'her ölüm erken ölümdür.' diye bir söz vardır. Erol Güngör'ün ölümü de insani açıdan bakılınca erken bir ölümdür." diyerek sözlerine başladı.

Maddi Medeniyet Unsurları Kültürü Etkiler

Erol Güngör'ün yazılarında ve düşüncelerinde etkilendiği ve ondan yola çıkarak bir şeyler ürettiği kişi olarak Ziya Gökalp'i işaret eden Dr. Eryiğit, Ziya Gökalp ve Erol Güngör'ün medeniyet ve kültür ilişkisinde farklı düşündüklerini söyledi. Dr. Eryiğit, "Her aydını kendi dönemi içinde ele almamız gerekir. Ziya Gökalp, kendi döneminde Batı'nın hem kültürünü hem de medeniyetini alabiliriz diyenlere karşı Türk-İslam kültürünün teknik yeniliklere rağmen korunabileceğini söylemiştir. Ziya Gökalp, bilimsel yeniliklerin, Batı'daki çalışma sisteminin ve makinelerin Türkiye'ye getirilmesi, Batı'nın biliminin örnek alınması Türk kültürüne zarar vermez demiştir. Bu düşüncesini de 'Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak' yazısında dile getirmiştir. Erol Güngör ise maddi medeniyet unsurlarının kültürü doğrudan etkilediğini savunmuştur. Erol Güngör bu konuda haklıdır. Ancak her aydını kendi dönemi içinde ele almamız gerekir demiştik; yani Ziya Gökalp de kendi dönemi içinde haklıdır. Çünkü Ziya Gökalp'in zamanında dokuma makinesi, tarımda kullanılan yeni buharlı makineler gibi makineler vardı ve bunların kültürü değiştirebileceği düşünülmüyordu. Ancak Erol Güngör'ün zamanında medeniyetin maddi unsurlarının kültürü etkilediği çok açık şekilde belli olmaya başladı. Günümüzde ise akıllı makineler bunu bize net bir şekilde gösteriyor. Ziya Gökalp ile Erol Güngör'ün farklı düşündüğü bir diğer konu da Osmanlı saray kültürüdür. Ziya Gökalp Osmanlı saray kültürüne karşı çok öfkelidir. Ziya Gökalp gerçek Türk kültürünün Anadolu halkının kültürü olduğunu söyler. Erol Güngör ise Anadolu halkının kültürüne karşı bir şey demez fakat seçkin, izole Osmanlı saray kültürünü savunur." diyerek Erol Güngör'ü, fikir hayatında etkileyen Ziya Gökalp ile açıklamaya devam etti.

Milliyetçilik Halka Dayanmaktır

Erol Güngör'ün tıpkı Ziya Gökalp gibi milliyetçiliği halkçılıktan ayrı düşünmediğini, milliyetçiliği halka dayanmak olarak gördüğünü belirten Dr. Eryiğit, "Yeni Türk devletinin halka dayandığını görürsünüz. 'Cumhuriyetçi inkılapçıların' hep halka vurgu yaptığını, yeni devletin temellerine halkı yerleştirdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Erol Güngör de milliyetçiliğin temeline halkı koyanlardandır. Ancak Erol Güngör'ün 'cumhuriyetçi inkılapçılara' bir itirazı vardır. Erol Güngör, 'Onların halkın kültürel değerlerini yeni devletin kültürel ve ideolojik malzemesi olarak kullanma gibi bir niyetleri yok. Tam tersine, pozitivizme çok uyan bir batılılaşma uygulayarak halkın kültürel iklimini değiştirmek istiyorlar. Problem burada.' der. Erol Güngör laik, seküler, pozitivist tonu çok yoğun olan cumhuriyetçi inkılapçıların kültür politikasına itiraz eder.

Erol Güngör'e göre milliyetçiliğin bir siyasal sistemi olmalıdır. Milliyetçilerin siyasi rejimi halkın özgür iradesine dayalı demokratik sistem olmak zorundadır diyerek net bir şekilde görüşünü açıklamıştır. Erol Güngör, milliyetçiliğin, ırkçılığı, otoriter sistemleri ve baskıyı reddettiğini söyler. Erol Güngör milliyetçilik kavramının içini halkçılıkla, demokrasiyle, özgürlükle doldurmuştur.  Erol Güngör kendisini mümin bir insan olarak görmüştür. Erol Güngör meselelere ontolojik bir kaygıyla yaklaşmıştır. Bu yüzden kalemini sert oynatmıştır." diyerek sözlerine son verdi.

Program konuşmacıya teşekkür belgesinin verilmesi ve soru cevap kısmının ardından sona erdi.


PAYLAŞ

Resim Galerisi