Duyurular
Tümü
Tarihte Bugün

Türk Ocakları Genel Merkezinde, 16 Şubat 2019 tarihli Ocakbaşı Sohbeti’nde Prof. Dr. Recep KÖK, “İlerlemeci Kalkınma Stratejisi Oluşturma Sorunu” başlıklı bir konuşma yaptı.

Ocakbaşı Sohbeti öncesinde 13 Şubat tarihinde Hakk'ın rahmetine kavuşan merhum Ozan Arif için Fatiha okundu.

Türk Milleti Olarak Refah Seviyemizi Katma Değer Üreterek Arttıramıyoruz.

Konuşmasına başlamadan önce Türk Ocaklarına teşekkürlerini ileten ve Türkiye gerçekleri hakkında konuşma yapacağını belirten Prof. Dr. KÖK, “Türkiye’ye emeğin verimliliği açısından baktığımızda durgunluk vardır. 70-80'li yıllarda gelişmiş ülkelerde emeğin milli gelir içerisindeki payı %70’i geçerken bizimki %50 bandındadır. Emek verimliliğiyle sermayenin getirisi arasında da bir ilişki kurmak lazımdır. 2010 yılından 2016 yılına kadar bakacak olursak sermayenin getirisi giderek azalmıştır. 2020 için öngörü ise ekonominin içerisine ilave ettiğimiz her bir 100 liranın getirisinin 25 lira olacağıdır. Bu bir felaket tablosudur. Elbette içimizde gizli bahadırlarımız olan girişimcilerimiz, sanayicilerimiz, iş adamlarımız vardır. Yine aynı aralıkta AB’de ise sermaye reel geliri %106 oranındadır ve bu; reel faizle aynı oranda gelir elde ettiklerini ve kaynaklarını arttırıp ellerinde tuttuklarını gösterir. İşte bu istikrarlı ekonominin tablosudur. Oysa bizim sahip olduğumuz refah birinin başkasının sırtından elde ettiği refahtır. Bizdeki bu reel getirinin nereye kaybolduğunu sormak gerekir. Bu ocağın kaynağını sormak gerekir.” dedi.

Cumhuriyete Uygun Bir İktisadi Sistemi Oluşturmak Yüksek Bir Kapasite İşidir.

Ekonomik olarak gelişmiş yahut gelişmekte olmak arasındaki farkın mali açıklara bakarak saptanabileceğini vurgulayan Prof. Dr. KÖK, “İktisatla sosyal hayatımız arasında bir ilişki kurarak açıkları değerlendirdiğimizde entelektüel açık, teknoloji açığı ve kurumsal açık ortaya çıkıyor. Gelişmiş ve gelişmekte olanın arasındaki farkı alır, gelişmişe bölersek ortaya çıkan sonuç açıklığı verir. Entelektüel olgu ise meselelerle baş etme kabiliyetidir. Mesela cumhuriyeti kuran kurmay kadro yaşadığı olumsuz şartlara rağmen halkı arkasına alıp sürükleyen gücü entelektüellikten almıştır. Cumhuriyete uygun bir iktisadi sistemi oluşturmak yüksek bir kapasite işidir. Bugün Türkiye’de okuma oranı yükseldi fakat nitelikli insan tipi dediğimiz; sorunlarla baş edebilecek, yeniden sanayileşmeye ivme kazandırabilecek ilerlemeci bir kapasite var mı? Yoksa biz bugün üniversitelerde olduğu gibi giderek eriyor muyuz? Biz sorunlarımızı başkasına çözdürüyorsak sorunu çözmeye yönelik kurgu kime aitse getirinin de ona ait olacağını kabullenmemiz gerektir.” dedi.

Bütün Bu Esaret Zincirini Kıracak Olanlar Türk Ocaklılardan Başkası Değildir.

Ülkelerdeki kurumsal açığın verimlilik üzerindeki etkisinin çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. KÖK, “Kurumsallaşmayı sağlamış bir ülkenin değer yaratma gücüyle patinaj yapan bir ülkenin değer yaratma gücü mukayese edilemez. Diğer bir açık ise ciddi bir açık olan teknolojik açıktır. Dünyada bilimin bilgiye ve teknolojiye dönüşmesiyle Türkiye’deki bilimin bilgi ve teknolojiye dönüşmesini mukayese edebiliriz. Bizim için önemli olan teknolojik kabiliyet ve yeteneğin karşılaşılacak sorunu çözebilecek kadar işlevsel olmasıdır. Teknolojik açığın arka planı bilgi açığıdır. Bir şeyleri ele almadan, düşünmeden bu açık kapanmayacaktır.” dedi. Türkiye dünya ülkesi olacaksa herkesin ödevini iyi yapması gerektiğini belirten Prof. Dr. KÖK, “Kendimizi yine de üzmememiz lazımdır çünkü biz Türk cihan hâkimiyetine kendisini adamış garipleriz. O açıdan bütün bu esaret zincirini kıracak olanlar Türk Ocaklılardan başkası değildir.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

 

Program, soru-cevap kısmı ve teşekkür belgesinin verilmesi ile sona erdi.


 

 

 

 


PAYLAŞ

Resim Galerisi