Türk Ocakları Genel Merkezinde, 20 Nisan 2019 tarihli Ocakbaşı Sohbeti’nde Prof. Dr. Reşat GENÇ “Milli İrade ve Milli Hakimiyet” başlıklı bir konuşma yaptı.

 

Milli İradeyi Oluşturan Mihenk Taşı Demokratik Kafa Yapısıdır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan başlayarak milli egemenlik ve milli iradenin nasıl hayata geçirildiğinin üzerinde duracağını belirten Prof. Dr. GENÇ, “Mustafa Kemal Atatürk, bir neslin biten mazisi olarak yazdığı Nutuk'ta aslında şimdiki nesli ve gençleri kastetmiştir. O yüzden Nutuk’u okuyup ne gibi badirelerden geçtiğimizin farkına varmamız; zamanında yapılan hatalardan ders çıkarıp hata yapmamamız gerekir. Nutuk'un bize anlattığı diğer şey; milli varlığı sona ermiş farz edilen bu büyük milletin istiklalini nasıl kazandığı ve bilime dayanan milli ve çağdaş bir milleti kurmayı nasıl başardığıdır.” dedi. Cumhuriyetin özel niteliklerine baktığımızda demokratik, laik, sosyal, milli, çağdaş devlet kavramlarıyla karşılaşacağımızı söyleyen Prof. Dr. GENÇ, “Demokratik, sosyal, laik devlete ve hukuk devleti anlayışına en uygun kültürel geçmişlerden biri bizim kültürel geçmişimizdir. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Biz Türkler ruhen demokrat doğmuş bir milletiz. Türk milletinin tabiat ve geleneklerine en uygun idare cumhuriyet idaresidir.’ sözünü bu söylediklerime örnek olarak verebiliriz. Milli iradenin oluşmasını sağlayan mihenk taşı da demokratik kafa yapısına sahip olmaktır.” dedi.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Yüksek Türk Kültürü Üzerine İnşa Edilmiştir.

Eski Türklerin Arap kültürüyle tanışmadan önce devlet kelimesini, el ya da il olarak kullandığını ve bu sözcüklerin dilimizde millet manasına geldiğini vurgulayan Prof. Dr. GENÇ, “Türkler, kendilerini sevk ve idare edecek olan devletten her şeyden evvel dirlik, düzenlik, huzur ve barış beklemiştir bunun için de ‘il’ kavramı daha sonraları barış anlamını da taşımıştır. Elçi kelimesi de iki devlet arasında barış sağlayan anlamıyla ‘il’ kavramından türetilmiştir.” dedi. Devletin yurtta ve lazım gelirse cihanda barış sağlaması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. GENÇ, “Bu yönleri ile konumuza baktığımızda Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kurucusunun da belirttiği gibi, yüksek Türk kültürü üzerine inşa edilmiştir ve bu millet hiç şüpheniz olmasın ki o harca uygun bir şekilde yükselmiştir. Bu devlet Mondros Antlaşmasında egemen devletin kabullenemeyeceği kadar ağır öyle maddelerin altına imza atmıştır ki; egemenliğin kayıtsız ve şartsız Türk milletinde olduğu yeni bir Türk Devleti kurulması şart olmuştur.” dedi.

İnsanlar için Üç Temel Hak Vardır: Hür Yaşama, Kişi Dokunulmazlığı ve Mülkiyet Hakkı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da söylediği ‘Millet, milliyet esasını ve İstiklal davasını benimsemiştir ve bunun mücadelesini yapacaktır.’ sözü üzerinde duran Prof. Dr. GENÇ, “Bütün insanlar için Kuran’ı Kerim’de de belirtildiği gibi üç temel hakkı vardır. Bunlar, hür yaşama hakkı, kişi dokunulmazlığı hakkı, mülkiyet hakkıdır. Bu şimdiki çağdaş hayatta da İnsan Hakları Beyannamesi ile de onaylanan kesinleşmiş haklardır. Bugün bu hakları yok sayıp devletin başına halife getirmek isteyen tonlarca insan var. Bu çok acı bir tablodur. Hukuk devletinde bundan bahsedilemez. İslamiyet ruhbanlığı reddetmiştir. Türk milleti kendi mukadderatına kendisi sahip olmuş, kamuyla ilgili işlerin görülmesi yetkisini meclise vermiştir. Bu açıdan laik hukuku, devleti ve toplumu hayata geçirmek açısından halifelikle yan yana yürünmesi ihtimali yoktur.” dedi.

 

Program, soru-cevap kısmı ve teşekkür belgesinin verilmesi ile sona erdi.


PAYLAŞ