Türk Ocakları Genel Merkezi’nde, 1 Aralık 2018 tarihli Ocakbaşı Sohbeti’nde, Doç. Dr. Sefa YÜCE, “Türk Kültürü Açısından Yahya Kemal” konulu bir konuşma yaptı.

Yahya Kemal’in Üzerinde Durduğu Temel Nokta, Anadolu Coğrafyasının Nasıl Türkleştiğidir.

Yahya Kemal’i sadece şair olarak görmediğini belirten Doç. Dr. Sefa YÜCE, Yahya Kemal’in bir kültür adamı vizyonu ve Türk kültürü açısından öneme sahip olduğunu söyledikten sonra, Yahya Kemal’in o yönünü anlatmak için burada olduğunu belirterek konuşmasına başladı. Doç. Dr. Yüce, “Yahya Kemal ile ilgili araştırma yaparken şu konu dikkatimi çekti: Türk edebiyatı ve Türk kültürü üzerinde en çok yazı yazılanların başında Yahya Kemal geliyor. 1912’de Paris’ten İstanbul’a dönüş yılları ve Paris’te eğitim yılları arasında geçen zaman dilimi oradaki İttihatçılar ve Jön Türklerle bağlantıya geçmesine sebep olmuştur. Aslında herhangi bir siyasi olaya katılmamıştır fakat önemli şahsiyetlerle bire bir ilişkilere sahiptir. Hatta bir örnek vermek gerekirse Abdülhak Hamit Tarhan’ın hangi ortamda yaşadığını ve zamanını nasıl geçirdiğini merak eden Yahya Kemal, görüşebilmek için Londra’ya gitmiş ve Tarhan’ın kenar mahallelerde vaktini geçirmekte olduğunu görünce oldukça şaşırmıştır.” diyerek Yahya Kemal’in bulunduğu yerde karizmasıyla, kültürüyle, bilgisiyle insanları etkilediğini belirtti ve Paris’te zamanını kendi kültüründen kopmadan, aidiyet duygularını muhafaza ederek Türk kültürüne hangi hizmeti yapabilirim endişesiyle geçirdiğine vurgu yaptı. Yahya Kemal’in bir siyasal bilgiler fakültesi diploması olmamasına rağmen oradan mezun olan insanlardan belki de daha çok bilgiye sahip bir şekilde İstanbul’a döndüğünü söyleyen Doç. Dr. Yüce, “Yahya Kemal’in üzerinde durduğu temel nokta, Anadolu coğrafyasının nasıl Türkleştiğidir. Amacı, Türkleşmek fikri nereden kaynaklandı ve bunun temel unsurları nelerdir, bunu öğrenmektir. Bu merakını 1071 Malazgirt Zaferi’yle ele alıp değerlendirmiştir. 'Bin yılda Fransız toprağı Fransa’yı meydana getirmiştir.' düşüncesi onun zihninde ve dünya görüşünde önemli bir yer tutmaktadır. O bu sözü kendi aidiyet duygularıyla tekrar yorumlar ve der ki: '1071 Malazgirt Zaferi Anadolu’nun Türkleşmesinin zeminini hazırlar. Biz bin yıldan beri bu coğrafyadayız ve bu topraklarda her şeyiyle bizim milletimizin ruhu, kültürü, edebiyatı vardır.' Bu açıdan Yahya Kemal düşüncesinin en önemli noktası, orada gördüklerinin taklidini gerçekleştirmemesi ve özümseyip yerli hâle getirmesidir. Darülfünun'da dersler vermeye başlayan Yahya Kemal, derslerinde öğrencilerine 'Milliyet duygusu nedir ve millî duygu ne olmalıdır? 'Kültür neyin üzerine inşa edilmelidir?' Bunu vermeye çalışır.” dedi.

Yahya Kemal’in Gençlere En Önemli Tavsiyesi; Değerlerini Tanımaları, Öğrenmeleri ve Bilmeleridir.

Doç. Dr. Yüce, Yahya Kemal’in 1918 şiirine atıfta bulunarak konuşmasına “Ölenler öldü, kalanlarda muzdarip kaldık, vatanda hor görülen bir cemaatiz artık, ölenler en sonu kurtuldular bu dağdağadan, ve göz kapaklarımın arkasında eski vatan, bizim diyar kaldı ta kıyamete dek.” dizeleriyle başladı. Doç. Dr. Yüce, “Yahya Kemal için vatanı sevmek öyle lafla anlatılabilecek bir şey değildir. Bir coğrafyanın vatan olması ancak kendini feda etmekle, mücadele etmekle ölçülebilir. Voltaire’nin 'Vatanı sevmek üretmektir. Kim vatanını severse vatan için çalışan adamdır. Postaneye mektup götüren bir çocuk, işini iyi yapan bir hizmetli, görevine zamanında gelen bir yönetici varsa bu gerçek vatanı sevendir. Vatanı seviyorum diye dalkavukluk yapanlar gerçekten vatan hainidir.' sözü Batı’da da benzer bir düşünceyle birlikte üretmenin ve çalışmanın da önemli olduğunu açıklar. Batılıların daima bizi küçük düşürmek, hor görmek için çaba sarf ettiğini belirten Yahya Kemal’in gençlere en önemli tavsiyesi değerlerini tanımaları, öğrenmeleri ve bilmeleridir. Bu değerler tanınmadan, bilinmeden ve öğrenmeden hiçbir yere gelinemeyeceğini belirtir. Yahya Kemal’in üzerinde durduğu en önemli noktalardan biri kültür milliyetçiliğidir. 'Ezansız Semtler' kitabında ezan sesi duyulmayan semtler olan Moda’dan, Şişli’den, Nişantaşı’ndan bahsetmiştir ve geçmişte ezan sesini duyan, bayramda camiye giden, büyüklerle bir araya gelen, millet olmanın şuurunu yaşayan kültürümüzün zamanla yozlaştığının üzerinde durmuştur. Bu açıdan Yahya Kemal, bütün bilgi ve kültür beyninde, vatan sevgisi kalbinde olarak hatırlayacağımız bir kültür adamıdır.

Yahya Kemal Sadece Kültür Adamı Değil Aynı Zamanda Devlet Adamıdır.

Yahya Kemal’in Türk kültürü, Türk edebiyatı ve Türk diliyle alakalı sorunları tespit ettiğini ve değerlendirdiğini söyleyen Doç. Dr. Yüce, bu değerlendirmelerin çok iyi okunması ve anlaşılması gerektiğini belirtti. Doç. Dr. Yüce, “Eskiden basın yayında özellikle radyolarda, televizyonlarda, Enformasyon Genel Müdürlüğünde muhakkak tarihçiler, edebiyatçılar önemli yer tutarlardı. Bunlar kültürün anlatılması, değerlerin genç kuşaklara ulaşmasında birer vasıtaydı. Maalesef bugün bunları göremiyoruz. Büyük şahsiyetleri dinlemek bazen birçok kitaba bedeldir. Onların tecrübeleri, birikimleri size yol gösterir. Buna şu an büyük ihtiyaç vardır. Bu açıdan bizlere yardımcı olan Türk Ocağının Mehmet Emin Yurdakul’dan bu zamana böyle bir misyonu vardır ve gençlerimizin bu konulardan faydalanması gerekmektedir.” dedi ve ardından milli mücadeleyi destekleyen Dergâh mecmuasında Yahya Kemal ve arkadaşlarının öne sürdüğü şu görüşten bahsetti: “Paranız olmayabilir, silahınız ve yeterli gücünüz de olmayabilir ama ruhunuz ve inancınız varsa siz sorunları çözebilirsiniz.” Doç. Dr. Yüce, “Yahya Kemal için en üstün şair, şairlerin lideri, dönemin ve edebiyatın belirleyicisi anlamında olan tanrı şair lakabı kullanılmıştır. Taşradan gelen Yahya Kemal taşralı kalmamış kendini eğitmiş, dönüştürmüş ve görgü sahibi olmuştur. Mustafa Kemal ATATÜRK, Yahya Kemal için “Yahya Kemal, geniş tarih kültürünün eseridir. Devamla şairlerimiz onun gibi esaslı kültür sahibi olmalı ve tarihini iyi bilmelidir.” der. Bu açıdan Yahya Kemal sadece kültür adamı değil aynı zamanda devlet adamıdır. 'İnsan vatanını sever çünkü aldığı her nefes, yediği her lokma, içtiği her damla su vatan toprağıdır.' diyen Yahya Kemal eserlerinde vatan kavramının özellikle altını çizer. ” dedi ve Yahya Kemal’e rahmet dileyerek konuşmasını sonlandırdı.

Program, soru-cevap kısmı ve teşekkür belgesinin verilmesi ile sona erdi.

 


PAYLAŞ