Yer: Türk Ocakları Galip Erdem Salonu

Tarih: 18.02.2017


Türk Ocakları Genel Merkezi’nin düzenlemiş olduğu Ocakbaşı Sohbetlerinin bu haftaki konuğu, Hacettepe Üniversitesi İİBF Maliye Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Burçin YERELİ “Varlık Fonu Nedir? Ne Değildir?” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi. Son dönemde gündemde oldukça geniş yer tutan Varlık Fonu meselesinin mahiyetini “bilim adamı” gözüyle değerlendireceğini belirterek konuşmasına başlayan Yereli, Varlık Fonu’nun yeni ortaya konulan bir mesele olmadığını, bu çalışmanın uzun dönemli, üzerinde oldukça iyi çalışılan bir uygulama olduğunu belirtti. Konuşmasına genel kavramların anlamlarını belirterek devam eden Yereli şunları söyledi:

 

VARLIK, FON, VARLIK FONU NEDİR?

 

“Varlık, işletmelerin bilançolarında yer alan ‘aktif’ bölümü demek olup, bu kısım mevcutlar ve kaynaklardan müteşekkil bir bölümdür. Para, mal, makine, taşıt ve bina gibi ekonomik değerlerin yer aldığı mevcutlar ve çeşitli kurum ve kuruluşlardan olan alacakların yer aldığı alacaklar kısmının oluşturduğu “varlık”lar ile bilançoda yer alan kaynaklar birbirine eşit olmak durumundadır.  Birinci husus budur. Diğer taraftan bir muhasebe kavramı olan “Fon” kavramı ise belli bir amacı gerçekleştirmek için hesapta tutulan nakit demek olup, genel olarak devletlerin ekonomiye olan müdahalelerinde bütçe içi ve bütçe dışı fonlar olarak kullanıma hazır bulunmaktadır. Ülkeler genel olarak bütçe dışı fonlarla ekonomiye müdahale eder. Bizim varlık fonu dediğimiz şey bir nevi bütçe dışı fon görevi görecek olan bir fon olup; parlamento kullanımına değil, denetimine tabi olacak bir fondur. Bu fonun denetimi bağımsız denetim şirketleri tarafından yapılacak ve raporlar parlamentoya sunulacaktır. Bu anlamda, ‘Düyun-u Umumiyedir’ gibi söylemler aslı yansıtmamakla birlikte yanlıştır. Çünkü Düyun-u Umumiye isteğe bağlı olarak kurulan bir yapı değildir. Üstelik Varlık Fonu’nun kapsamında yalnızca fon gelirleri yer alırken Düyun-u Umumiye’nin kapsamında resim, harç gibi gelir kalemleri de yer almakta idi.”

 

“KAFALARDA SORU İŞARETİ YARATACAK NOKTALAR VAR”

 

“19.08.2016 Tarih ve 6741 Sayılı kanun ile Türkiye Varlık Fonu Yönetimi A.Ş. kurulmuştur.

Kanuna göre fon yönetiminin kuruluş amacı, sermaye piyasalarında araç çeşitliliği ve derinliğine katkı sağlamak, yurtiçinde kamuya ait olan varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmektir. Ayrımını yapmamız gereken hususlardan birincisi; devlet varlıklarının yönetimi ile piyasa varlıklarının yönetiminin aynı şeyler olmadığıdır. Devlet varlıklarının yönetimi demek mevcutların idaresi demek; ki varlık fonuna geçecek olan bu mevcutlardır. Ayrımını konuşmadığımız dolayısıyla önemini anlamadığımız hususlardan diğeri de bu fonun özel hukuk kapsamına mı kamu hukukunun kapsamına mı girecek oluşudur. Özel hukuk kapsamına dayalı olarak kurulduğu söylenmektedir. Öyle ise Sayıştay denetimine tabi olamaz. Sayıştay, sadece kamu zararı var mı yok mu diye bakacaktır. Bu anlamda yine bu uygulama ile ilgili kafalarda soru işareti yaratacak noktalardan bir tanesi de varlık fonu kullanılarak yapılacak yatırımların kar getiren şirketlere yapılacak olması. Örneğin bu şirketler neye göre belirlenecek? Bu şirketler milli fayda anlayışıyla seçilmek yerine tamamen sufle edilirse ne olacak? Yine benzer şekilde işlemlerinden dolayı vergi ödemeyecek olması, benzer amaçlı fonların da vergi ödemekten kaçınması yoluna gitmelerine sebep olursa sonunda ne olacak? Bu kısmı Anayasa Mahkemesi düşünecek.

 

“BAĞIMSIZ DENETİM KURULUŞLARINCA KREDİ NOTUMUZU ARTIRMAYI SAĞLAYABİLİR”

 

Yine de belirtmek isterim ki kafalardaki soru işaretleri bir tarafa kanun son 15 yılda yazılan en kapsamlı kanun. Katma değeri yüksek alanlara yatırım yapılması halinde fon oldukça kullanışlı.  Çünkü bir şirket kaynak tesis etmek için piyasaya çıktığında öncelikle onun varlıklarına bakılır. Borçlanmak için çıkarsa onun kaynaklarına varlıklarına bakılır.  Bu kaynakların ve varlıkların konsolide edilmesi, piyasaya çıkıldığında daha rahat kaynak bulması olanak sunduğu için gerekli bir uygulama. Gerçekten bağımsız denetim kuruluşları tarafından değerlendirilmesi halinde ise kredi notumuzu artırmayı bile sağlayacaktır.  Çünkü uygun şartlarda borçlanmak kaynak kullanmaktan daha iyi bir uygulamadır. Ancak bu fonlar milli fayda gözetilerek orta ve uzun vadeli kullanılmak yerine, kısa vadeli birilerinin keyfi ile kullanılırsa durum tehlikeli olabilir.”

 

Program soru cevap kısmının ardından sona erdi.

 

Haber: Ayşe Merve AKBULUT


PAYLAŞ

Resim Galerisi