TÜRK OCAKLARI

GENEL MERKEZİ

El Hakk Esması Zemininde Bihakkın Seçim

“İşte bu sebeple Allah, ilahi kelamı hakikati ortaya çıkarmak için indirdi (Bakara 2/176).”

 

EL HAKK

El Hakk, Allah’ın 99 Esmasından biridir; mutlak gerçek, hakikatin eşsiz ve benzersiz kaynağı. Hakk, gerçek, doğru, karşıtı olan batıl ise, gerçekdışı asılsız demektir.

Hakk, anlamlılık-amaçlılık, batıl ise anlamsızlık ve amaçsızlıktır. Varlıktaki anlam ve amacın kaynağı Allah’tır. Allah anlam ve amaç demektir.

Hakk veya Hakikat, hassasiyetle korunması gereken şeydir.

El Hakk ismine iman, insanın hakikat diye bir derdinin olmasını sağlamaktır.

Asır suresi, hakikat diye bir derdi olanların ziyanda olmayacağını söyler. Hakkı tavsiye, hakikati birlikte paylaşmak; sabrı tavsiye de, her türlü zorluğa rağmen hakta sebat etmek, aciz bir şekilde beklemek yerine savaşarak direnmektir

Sabır emektir, sabır Allaha güvenmektir; zira Allah en çok emeğe saygı duyar.

Adalet hakka bağlıdır. Hak da, El Hakk olan Allah’a bağlıdır.

İslam, kulun hakkını Allah’ın hakkına önceler: Emzikli kadının ramazanda oruç tutması Allah’ın hakkıdır, çocuğun hayatı ve güvenliği de çocuğun hakkıdır. Ancak anne orucu değil, çocuğu tercih eder.

 

İNSAN HAKİKATİ BİLMELİDİR

 

İnsan El Hakk olan Allah’ı ve hakikati bilmelidir, bilebilir. İnsana akıl bunun için verilmiştir.  İnsan kendisine lazım olan hakikati bilecek şekilde donatılmıştır. Bu konuda mazereti yoktur.

Ey İnsan! Bileceksin! Bilmiyorsan kötü niyetlisin.

DÜNYA YALAN DEĞİLDİR, İNSANLAR DA…

İnsan fanidir, ancak batıl değildir. Sahte ve sanal da değildir, gerçek varlıktır; vahye muhatap insan nasıl batıl ve sahte olur ki?

O halde, bu hayat ciddiye alınmalıdır. Dünya ahiretin tarlasıdır ve iki tane gerçek hayat vardır; dünya ve ahiret.

Rabbimiz ayetleriyle dünyaya dikkat çeker: “Ama işin gerçeği öteki hayat da, bu hayat da Bizim mülkiyetimizdedir (Ley 92/13).”

"Ey Rabbimiz! Bize bu dünyada da iyilik güzellik ver, ahirette de iyilik güzellik ver ve bizi ateşin azabından koru (Bakara 2/201).”

El Hakk olan Allah, hakkın tahakkukunu adaletle sağlar. Bunun için ölçüp tartmak yetmez, en hikmetli ölçü ne ise onunla ölçmek gerekir

Hikmet de budur; doğru çalışan bir muhakeme ve sonunda verilecek doğru hüküm. Hikmet; Allah için yerli yerinde yaratma, kul için ise yerli yerinde kullanmadır.

 

HAK VE SORUMLULUK BİRLİKTEDİR

 

Her hakkın münasip bir sorumluluğu olduğu gibi, her sorumluluğun da ona münasip bir hakkı vardır.

Seçme hakkın varsa, hikmetli teraziyle oyunu doğru yere kullanma sorumluğu da vardır.

Hakkı tercih etme sorumluluktur.

Peki, batılı tercih etme hakkın var mı? Elbette vardır

“Ve eğer Rabbin dileseydi yeryüzünde bulunan herkes topyekûn iman ederdi, (fakat bunu dilemedi). Şimdi kalkıp da, sen mi onları iman edinceye kadar zorlayacaksın (Yunus 10/99).”

 

HAYAT ÖZGÜR SEÇİMDİR

 

Hayat insanın özgür seçimine dayanır; din de, devlet de, hükümet de…

Mesela din insanın özgür seçimine bağlıdır, “Dinde zorlama yoktur (Bakara 2/256)”, seçimde de zorlama yoktur.

Herkes kendi yaptığının karşılığını bulur.  “Başınıza gelen her musibet, kendi ellerinizle yaptıklarınızın sonucudur; üstelik O birçoğunu da affetmektedir. Şura 42/30).” “Onları iki kat musibete uğrattıktan hemen sonra, o musibet sizin başınıza da geldi diye "Bu başımıza nereden geldi?" diye soruyorsunuz, öyle mi? De ki: "Sizin kendi yüzünüzden (Ali İmran 3/165).”

Ya Hakkı seçeceksiniz, ya batılı. Batılı seçmekle kendinize zulmedeceksiniz; cezasına da katlanacaksınız; hem burada hem orada.

 

İNSAN, HAKİKAT FİKRİNİ TEMSİL EDİP, SAVUNABİLMELİDİR

 

Cihad, batılın hakkın önünü tıkamasına karşı savaşmaktır.

Bize düşen batılı yasaklamak değil, hakkı, bihakkın temsil edebilmektir. Ancak hakkı temsil etmekte sıkıntısı olanlar batılı yasaklarlar. Allah Resulü şirki yasaklamadı, tevhide davet etti. İslam tenkid değil, tebliğ üzeredir.

Allah, batıl ile fikri mücadele yapmamızı ister, yasaklamayı değil. Hatta fikri münakaşayı teşvik eder. “De ki: "Eğer sözünüzün arkasında duruyorsanız, haydi delilinizi getirsenize (Neml 27/64)."

 

SEÇİMLER İMTİHANDIR

 

Hakk olan Allah imtihan maksadıyla, insana elçiler ve yasalar getirmiştir. Bir hesap günü olacağı kesindir.

Bunlar Hakk olan Allah’ın hakikatleridir ve uyulursa insan, uyulmazsa sapık olunur. “Şimdi söyler misiniz: hakikati çıkarırsanız, geriye sapıklıktan başka ne kalır? Buna rağmen, nasıl oluyor da (hakikate) böylesine mesafeli durabiliyorsunuz  (Yunus 10/32).”

Allah El Hakk’tır ve sadece Kavli ayetler (Kuran) değil, Kevni ayetler (Kâinat) da El Hakk’tır. Bugünkü seçim dâhil her şey bir ayettir/göstergedir. Seçim öncesinde El Hakk vardı, seçim esnasında ve seçimden sonra da El Hakk var olacaktır.

 

OYUNUZU NEREYE Mİ VERECKSİNİZ?

 

Görüşün kendisiyle. O hep hazır ve sizi bekliyor; kullarım gelsin de şu konuyu/konuları konuşalım, görüşelim diye. “İşte bu sebeple Allah, ilahi kelamı hakikati ortaya çıkarmak için indirdi (Bakara 2/176).”

Vahyi okuyun, Hakkın aydınlığını yakalayın, batılın karanlığına gitmeyin. Enerjinizi batılı götürmek için harcamayın, Hakkı getirmek için harcayın. Zira Hakk daima galiptir, ona galip gelinemez

 

HAKKI BATILLA KARIŞTIRMAYIN

 

Batılla karıştırılan Hakk batıl olur. Tersini yapıp, batıl Hakla karıştırılırsa yine batıl olur Bu ikisini hiç karıştırmayın. Allah sizden süzme, saf, pür Hakikati istiyor; yani sadece Allah’ı, yalnız Allah’ı, %100 Allah’ı. Tevhidi.

 

HAKİKAT GALİP GELECEKTİR

 

Rabbimiz ne güzel söylüyor: “Biz, mutlak hakikate atıf olan (amaçlı ve anlamlı yaratılış) gerçeğini, malum amaçsız ve anlamsızlığın başına çalarız da, o berikinin belini kırar; işte o zaman beriki de yok olup gider (Enbiya 21/18).”

Hakikat her zaman ve zeminde tahakkuk eder. Kimsenim şüphesi omasın. Ancak biraz zahmetli, meşakkatli ve dikenlidir. Hemen daima bir bedel ödenir. Ödenen bedeller kesinlikle hezimet değildir; hakikatin hakkıdır.

Bazen yenilgi olsa da bu kayıp değildir, olsa olsa imtihandır. Yenilen de Hakk ve Hakikat değildir, Halik olan Hakkın yarattığı halkın eksikliğidir.

İnsan için sadece çabasının karşılığı vardır, nasip-kısmet yoktur, talep vardır. Allah dil ile yapılan duayı değil, el ile yapılan duayı kabul eder; yani emeği.

 

SEÇİM BİR HAK ARAMADIR

 

Seçim sadece de bir hak değil, bir vecibedir, mükellefiyettir. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.

Seçim bir hak aramadır. El Hakk esmasının mümindeki tecellisidir.

Haydi! Allah’ın Ezel Bezminde üflediği Ruhunuzun Hakkını verin; hakkıyla, bihakkın, bilhak kullanın şu ruh paketini; akıl şuur, vicdan ve iradenizi, muhteşem İslam yazılımınızı. Lütfen kullanın!

Buyurunuz, oyunuzu Allah için kullanınız. Oyunuzu hakikate veriniz.

Allah hayırlı etsin.

Seni sınırsızca övüyor ve çok seviyoruz Allah’ım.