H. Hüseyin Kemal - Yeni Asya

PKK, siyasî partiler arasında kavga çıkarmaya çalışıyor

Ankara Strateji EnstitüsüNDEN Doç. Dr. Mehmet Akif Okur, “PKK kadrolarının yaptıkları açıklamaları da unutmamak Âzım. Karayılan ve diğerlerinin beyanatları örgütün karşısında yer alması gereken siyasÎ ve toplumsal güçleri ayrıştırmayı hedefliyor. Örgüt, karşısındaki aktörler arasında yaşanacak bir kavganın işini kolaylaştıracağını biliyor” dedi.

Akil Adamlar Türkiye turlarına devam ederken halk sürecin içine gittikçe daha fazla dahil oluyor. Türklük üzerine yapılan tartışmalar ve çoğunluğun kaygıları artıyor. Biz de bu hafta bu kaygıları Ankara Strateji Enstitüsü’nden Doç. Dr. Mehmet Akif Okurla konuştuk. Gazi Üniversitesi öğretim üyesi de olan Okur, etnik siyasete meşrûiyet kazandırılmaması gerektiği üzerinde dururken PKK’nın TBMM çatısı altındaki partileri birbirine düşürerek kendine yer açmaya çalıştığını vurguluyor.

Tartışmanın Kürtlük ve Türklük üzerinden yürütülmesi süreci nasıl etkiliyor? Ve bu kavramları biraz daha devre dışı bırakarak tartışmak mümkün mü?

İçinden geçtiğimiz sürecin doğası gereği kimlik tartışmaları gündemimize girdi. Önemli olan, kimlikleri birbirleriyle çatışma halinde konumlandırmamak. Ancak maalesef aksi durumlarla sık sık karşılaşıyoruz. Özellikle, anayasada vatandaşlığın nasıl tarif edileceği sorusu konuşulurken ciddî kutuplaşmalar yaşanıyor. PKK örneğindeki gibi etnik referanslı bir terör sorununuz varsa, bunu çözmek için atacağınız adımların kimliğe ilişkin boyutları olacağını kabul etmelisiniz. Ancak şunu da unutmamalısınız. Yapacağınız tüm düzenlemeler, hayata geçebilmek için çoğunluğun onayına muhtaçlar. Çoğunluğu ikna etmeyi değil de “karşı taraf” olarak hedef almayı tercih eden bir siyasî dilin uzlaşma üretmesini beklemekse  anlamsız. Maalesef şu günlerde bu tavrın örneklerine daha sık rastlıyoruz. Bu yüzden de, özellikle anayasada Türk milleti ifadesine yer verilmemesi için yürütülen kampanyanın ciddî  tepkileri tetiklediğini görüyorum.

Çoğunluk açısından süreci biraz daha değerlendirir misiniz?

Türk toplumu, demokratikleşme aracılığıyla değişik kesimlerin mağduriyetlerinin giderilmesini desteklediğini defalarca gösterdi. Nitekim, TRT Şeş, seçmeli Kürtçe dersleri vb. gibi etnik kimliğin doğal tezahürleriyle ilgili düzenlemeler yapılırken ciddî itirazlar yükselmedi. Ancak denklem, etnik grubun kazancı, çoğunluğun kaybı şeklinde kurulursa gerilimin artması kaçınılmaz olur. Nitekim, Kürt etnisitesinin siyasî bakımdan tanınma talebinin Türk milleti ifadesi anayasadan çıkarılarak karşılanabileceği varsayımı, bu psikolojiyi besliyor. Çoğunluk kimlikleri genelde apolitiktirler. Ancak, her kimlik kategorisi tehdit edildiğini hissettiğinde politikleşir. Şu anda geniş kitlelerin bu süreci yaşadığını düşünüyorum.

Devamı: http://www.yeniasya.com.tr/haber_detay2.asp?id=54720


PAYLAŞ