Genel Başkanımız Prof. Dr. Mehmet ÖZ'ün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Mesajı:

Yüce Türk Milleti, Aziz Türk Ocaklılar,

Birinci Cihan Harbi sonunda düşman işgaline karşı Türk milletinin hukukunu müdafaa için başlatılan Millî Mücadele’yi, 23 Nisan 1920’de kurulan Büyük Millet Meclisi yürütmüştür. Vatanı savunmak için her bölgede Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri kurulmuştu. Millî Mücadele’nin büyük önderi Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın hareketin başına geçmesinden sonra bu cemiyetler Sivas Kongresi’nde birleştirilmiştir. Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı Misak-ı Millî’yi kabul ettikten sonra işgal kuvvetlerince kapatılınca Gazi Mustafa Kemal, Ankara’da Büyük Millet Meclisini toplamıştır. Bundan sonra siyasi ve askerî olarak Millî Mücadele, Gazi Mustafa Kemal Atatürk başkanlığındaki bu büyük Meclis tarafından yürütmüştür.

Gazi Meclis’in kuruluşunun 97. yılını idrak ettiğimiz bu günlerde, bunun üzerinde layıkıyla düşünmemiz icap etmektedir. O Meclis, dönemin bütün olağanüstü şartlarına rağmen hür bir tartışma ortamı olmuştur; milletin hukukunu sonuna kadar savunmuş, Millî Mücadele’yi başarıyla sonuçlandırmış ve Cumhuriyet’i ilan etmiştir. Unutmayalım ki bazılarının 90 veya 100 yıllık parantez diye aşağılamaya çalıştıkları demokratik Cumhuriyet’in temelleri, o Meclis tarafından atılmıştır.

Dönemin şartları dolayısıyla daha sonraki tek parti yönetiminde Meclis’in etkisi daralmış ama 1946’dan sonra, aradaki darbe dönemleri hariç, Meclisimiz Cumhuriyet’imizin ve milletimizin hizmetinde olmuştur. Her ne kadar darbe anayasaları, Meclis’in etkisini sınırlandırmak için birtakım düzenlemeler yapmışsa da bugüne kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi hem yasama faaliyetleri hem de yürütmeyi denetlemesiyle hizmetini sürdürmüştür. Bu aziz Meclis, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında, temsilcisi olduğu büyük Türk milletine örnek olmuş ve darbecilerin bombalarına karşı kahramanca bir duruş sergilemiştir.

Büyük Türk Milleti,

Ülkemizde olağanüstü hâl şartlarında, 16 Nisan 2017’de yapılan halk oylamasında, icra gücünün tek başına Cumhurbaşkanı’nda olacağı yeni bir sisteme geçilmesi yönünde bir durum ortaya çıkmıştır. Bu, parlamenter sistemin sona ermesi anlamına geliyor. Millî Mücadele’yi yürüten ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Meclis’in bundan sonra yasama ile ilgileneceği ve yürütmeyi denetleme yetkisinin ise getirilen bazı kısıtlamalar dolayısıyla fiiliyatta sınırlı kalacağı anlaşılmaktadır. O bakımdan yüce Meclis’imizin bundan sonra çıkarılacağı belirtilen uyum yasalarında bu sakıncaları gidermek istikametinde düzenlemeler yapması, en azından millî iradenin adilane temsili bakımından zaruridir.

Unutmayalım ki, işgalcilere ve Sevr projesine karşı bağımsızlığımızı sağlayan Millî Mücadele’yi bu Meclis yürütmüştür. Demokrasi, ancak kuvvetler ayrılığı ilkesi ve sağlam temellere dayalı millet meclisi ile mümkündür. Milletin hukukunu koruyacak en büyük güç, milletin temsilcilerinden oluşan meclistir. Milletimizin birliği ve devletimizin bekası açısından güçlü bir meclis, en önemli dayanaklarımızdan biridir. Güçlü icra, güçlü ve milletin tamamını temsil eden bir meclis ve bağımsız yargı… Bu üç kuvvet arasında ast üst ilişkisi yoktur, denge ve denetim vardır. Bu husus, anayasa değişikliğinde gereği gibi düzenlenmemiştir. Temennimiz ve arzumuz, yasalarda yapılacak düzenlemelerle bunun kısmen de olsa telafisidir. Türk Ocakları olarak öteden beri ifade ettiğimiz gibi, bizce asıl yapılması gereken; sivil siyasetin, Cumhuriyet’imizin kuruluş felsefesi, millî ve üniter devlet yapısı temelinde; istişare, uzlaşma ve ortak akıl ile millî eser niteliğinde yeni ve kendi içinde tutarlı bir anayasa yapmasıdır. Bu, Cumhuriyet’i kuran Türkiye Büyük Millet Meclisinin önünde duran tarihî bir görevdir. Erzurum Kongresi’ndeki ifade ile bu, millî iradeyi hâkim kılma görevidir.

Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele’yi yürüten Gazi Meclis’imizin bütün üyelerini rahmet ve şükranla anıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi’mize, etrafımızdaki ve dünyadaki büyük altüst oluşların derin etkilerine maruz kaldığımız yeni dönemdeki ağır ve büyük sorumluluğunu ifa etmede başarılar diliyorum. Geleceğimiz olan çocuklarımızın ve Türk milletinin bayramını kutluyorum.

Yürekten inanıyorum ki Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar olacaktır.

Ne mutlu Türk’üm diyene!

Prof. Dr. Mehmet ÖZ

Türk Ocakları Genel Başkanı


PAYLAŞ