Suriye’deki iç savaşın sonlandırılması için son süreçte atılacak en önemli adımlardan biri olan Astana görüşmeleri öncesi masada kimin olacağı konusunda tartışmalar yer alıyor. Türkiye, terör örgütü PYD’nin masada olmayacağını ifade ederken ABD’ye de müzakerelere katılması konusunda teklif götürüldüğü belirtildi.

Deutsche Welle Türkçe’de yayınlanan bir habere göre ise Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) isminin açıklanmasını istemeyen bir yetkilisi, Ankara'da süren toplantılarda Astana'daki müzakerelere katılma kararı aldıklarını belirterek, şu an bir heyet oluşturma aşamasında olduklarını kaydetti. ÖSO yetkilisi, Astana'ya gidecek heyetin, geçen yıl Cenevre'deki görüşmelere gönderilenden farklı olacağını da sözlerine ekledi.

Yetkili, "Gruplar Astana'ya gidecek ve ilk gündeme getirecekleri konu ateşkes ve rejimin ihlalleri olacak" diye konuştu. Suriye Türkmenleri ise bu kritik toplantıda masada olmak istiyor ve bununla ilgili faaliyetlerini sürdürüyor. Astana sürecinde Türkmenler açısından neler beklendiğini Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Emin Bozoğlan HaberAnaliz’e açıkladı.

“Astana Sürecinde biz de masada olmak istiyoruz. Öyle bir talebimiz var, öyle bir faaliyetimiz de var. Şu anda görüşmeleri yaptık, bir müzakereci kardeşimiz zaten şu an Riyad’da yüksek müzakere heyetinde. Daha önceki Cenevre Görüşmelerinde de istişarede bir arkadaşımız vardı. Dolayısıyla biz şu anda Suriye Türkmen Meclisi olarak Türkmenleri temsilen barış görüşmelerinde olmak istiyoruz. Taleplerimizi ilettik, bize şimdilik “Olur” dediler.

Şu anda bekleme sürecindeyiz. Şu anda önemli olan -bizim açımızdan da önemli- Türkiye açısından ve Rusya açısından garantörlük üstlendikleri için muhalefetteki komutanların ikna ederek barış görüşmelerinde ve bir taraftan da rejimi barış görüşmelerinde iknaya zorlayarak bu ateşkesin ve barış görüşmelerinin devam etmesi için her iki tarafın da buna ikna olması. Burada garantör ülke –üç tane ülke var- özellikle iki garantör ülke çok önemlidir; muhalefet açısından Türkiye, Rejim açısından da Rusya.

Tabi biz Türkmenler, muhalefetin içerisinde yer alıyoruz. Suriye’nin gelecekte imarı, inşası için ve idari bakımdan da yasal haklarımız bakımından da muhalefetle beraber, Suriye’nin bütün yapılarıyla beraber demokratik bir ortamda toprak bütünlüğü içerisinde beraber olmayı planlayan bir yaklaşımımız var.

Bu barış görüşmelerinde muhalefetle beraber müzakere konusunda Anayasa hazırlanırken de yeni yasal düzen oluşturulurken de bizim kültürümüzün muhafazası, Türkçe kullanımı, birtakım siyasal hakların elde edilmesi gibi birtakım yaklaşımlarımız var ama yeni oluşacak Suriye düzeni içerisinde herhangi bir ayrıcalık istemiyoruz. Yani biz PYD gibi veya benzer konumlardakiler gibi bir mantığa sahip değiliz. Öyle düşünmüyoruz. Anayasal garantiler doğrultusunda talebimiz var.”


PAYLAŞ