Büyük Türk Milleti, Aziz Türk Ocaklılar,

Yirminci yüzyılın sonlarında başlayıp 21. yüzyılda zaman zaman şiddetlenerek devam eden “yenidünya düzeni” kurma mücadelesinin en büyük mağduru, maalesef İslam ülkeleri ve Müslümanlar olmaya devam ediyor. Türkiye ve Türk milleti olarak da bu süreçte hem kendimizden kaynaklanan sebeplerden ötürü hem de hariçten bize yöneltilen saldırıların etkisiyle büyük badireler atlattık. Son dönemde ekonomimizin yapısal zaaflarını kullanan ABD ve küresel sermaye çevrelerinin başlattığı saldırı, bu süreçte karşılaştığımız zorlukların sadece bir örneğidir. ABD Başkanı Trump’ın desteğiyle Kudüs’ün İsrail’in başkenti olarak tanınması süreci başlatıldı ve İsrail, Filistin’de mazlumlara karşı acımasızca davranmaya devam ediyor. İslam dünyasının bir başka ucunda, Doğu Türkistan’da inancını ve kültürünü muhafazaya çalışan Müslüman Türkler, Çin yönetiminin “yeniden eğitim kampı” adını verdiği toplama kamplarında eritme, yok etme ve şiddete maruz bırakılıyor. IŞİD belası büyük ölçüde etkisiz hâle getirilmiş olsa da Afganistan ve Orta Doğu’da Müslümanlar birbirlerini boğazlamaya devam ediyor. Velhasıl-ı kelâm yine bir Kurban Bayramı’na İslam âlemi olarak büyük kısmı savaş ve terör belasına duçar kalmış bir şekilde giriyoruz.

Bu yıl Kurban Bayramı’nı, Türk tarihinin zaferler ayı olan ama aynı zamanda tarihimizin bazı talihsiz yenilgi ve ihanetlerinin de yaşandığı Ağustos ayında idrak ediyoruz. 1071’de Malazgirt’te, Doğu Roma’yı ağır bir yenilgiye uğratarak bu toprakları ebedî Türk yurdu yapan Sultan Alp Arslan’ı ve 26 Ağustos’ta başlayıp 30 Ağustos’ta zaferle sonuçlanan Başkumandanlık Meydan Muharebesi’nin Büyük Komutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, onların şanlı askerlerini ve hayatını Türk milletinin varlığı ve Türk Devleti’nin bekası için feda eden“Yiğitler kan döker bayrak solmaya/Anadolu başlar vatan olmaya/ Kızıl elmaya hey Kızıl elmaya” diyerek bir gül bahçesine girercesine gaza meydanlarında can veren bütün şehitlerimizi bu vesileyle rahmet ve minnetle anıyorum.

Aziz Türk Ocaklılar,

Yaşadıklarımızda, elbette millet olarak kendi sorumluluğumuzu asla unutmayacağız. Düşmanlar ve rakipler kendi üzerlerine düşeni yapacak, bunu da bilecek, ona göre davranacağız. İttifakların kayganlaştığı bir zeminde, daimi dostluk, ebedî düşmanlığın olmadığının bilinciyle hareket edeceğiz. Çin’in ipekli kumaşına da kanmayacağızYankee’nin sahte müttefikliğine de… Yıllardır Müslümanların kurban olduğu vekâlet savaşlarının asli sorumlularının hürriyet, demokrasi nutukları nasıl boş ise sözde müttefiklerin ihanetlerinden fırsat devşirmeye çalışanların aldatıcı sözleri de öyledir. Bütün bunları bilerek dünyadaki dengeleri gözeten akıl, bilgi, ihtiyat ile dış siyasetimizi sağlam bir güzergâha oturtmalıyız. Türk-İslam âleminin ve mazlum milletlerin güçlü bir Türkiye’ye ihtiyacı büyüktür.

Değerli Gönüldaşlarım,

Türk Ocakları olarak yıllardır yürüttüğümüz, mazlum ve mağdur kardeşlerimize yardım ve kurban kampanyalarımız bu yıl da devam ediyor. Bu vesileyle,destek verenlereşükranlarımı sunuyor; bu yardımların menziline ulaşması için her türlü fedakârlığı yapan mesai arkadaşlarıma ve dostlarımıza teşekkür ediyorum. Bütün milletimizin ve İslam dünyasının Kurban Bayramı’nı kutlar, Allah rızası için yapılan ibadetlerin kabulünü Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim.

 

 


PAYLAŞ