16 Ocak Türkmen Şehitler Günü Münasebetiyle “Irak’ın Geleceğinde Türkmenler” konu panel gerçekleştirildi.

16 Ocak Türkmen Şehitler Günü münasebetiyle Türk Ocakları Genel Merkezi ile Irak Türkmen Cephesi Türkiye Temsilciliği tarafından “Irak’ın Geleceğinde Türkmenler” konulu panel, 18 Ocak 2020 günü Millî Kütüphane konferans salonunda yapıldı.

Panel öncesi “Türkmen Şehitler Fotoğraf Sergisi” açıldı ve gezildi.

İstiklal Marşı ve Türkmeneli Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda, şehitler için Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı. “Bir Sevdadır Türkmeneli” belgeselinin gösterimi ile programa devam edildi.

Programın açış konuşmasını Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz yaptı. Türk milletine hizmet yolunda can veren tüm şehitlere rahmet dileyen Öz; Doç. Dr. Nejdet Koçak, Albay Abdullah Abdurrahman, Dr. Rıza Demirci, iş adamı Adil Şerif’in Türklük şuuru taşıdıkları için 16 Ocak 1980 günü Bağdat’ta, dönemin Irak rejimi tarafından idam edildiğini; şehitlerin aziz hatıraları önünde saygıyla eğildiğini ifade etti.

Prof. Dr. Öz konuşmasının devamında; “Biz medeniyet coğrafyamızda yaşananlara sırtımızı dönemeyiz. Dönsek dahi burada yaşanan gelişmeler bizi etkileyecektir. O yüzden, coğrafyamızda yaşanan tüm gelişmelere tepki vermemiz gerekir. Irak’ta yapılan haksızlıklara karşı Erşad Salihi’nin şahsında Irak Türkmenlerine selamlarımı gönderiyorum. Unutulmasın, ‘toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.’ Türkmeneli’nde yaşanan gelişmelere karşı her zaman Türk Ocakları olarak desteğimizi vereceğiz. Türk Devleti’nin de gereken desteği daha aktif bir şekilde vermesi gerekiyor.” diyerek sözlerini tamamladı.

Irak Türkmen Cephesi Türkiye Temsilcisi Mehmet Tütüncü selamlama konuşmasında: Irak’ın siyasi merhalelerini; Kraliyet Dönemi ve Irak’ta Askeri Darbe ile Cumhuriyetin Kurulması, Diktatör Saddam Dönemi ve 2003’ten Günümüze Sözde Demokrasi Dönemi olarak üçe ayırdı. Irak Türkmenleri için en acı günlerin 2003’ten sonraki dönem olduğunu vurgulayan Tütüncü; “Çok şehitler verdik. Ancak bu rejimler Türk’ü baskıyla zulümle yok edemeyeceklerini anlamadılar. Türkmenler o coğrafyada bir planın parçası olmayacaktır, kendi kaderini kendisi çizecektir. Irak Türkmen Cephesi, Türkmeneli’nin her tarafında etkindir…16 Ocak tarihi, Irak Türkmenlerinin bağımsızlık yolunda verdiği şehitleri anma günüdür. Biz, bin yıldır o topraklarda yaşayan bir milletiz. Ana vatandan (Türkiye) ayrıldığımız günden itibaren Irak’ta bizi yok saymaya, bize baskı uygulamaya başlamışlardır. Tüm bu yok saymalara rağmen Türkmenler Irak’ta var olma mücadelesini sürdürmüşlerdir. Bugün de bu mücadele devam etmektedir… Türkmenler bundan önce olduğu gibi bundan sonra da hiçbir baskıya boyun eğmeyecektir. Biz her türlü demokrasiden ve hak hukuktan yanayız ancak biz orada bir parçanın parçası değiliz bir bütünün parçasıyız. Mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğimizden kimsenin şüphesi olmasın” dedi. Tütüncü konuşmasını, “Kerküklüyem, Türkmenem boyun eğmem daha ben!” sözleriyle tamamladı.

Programda söz alan Irak Türkmenleri Şehitler ve Siyasi Mahpuslar Derneği Başkanı Haşim Salihi; Irak Türklerinin yaşadığı baskı ve işkencelerin her zaman devam ettiğini ve Irak Türkmenlerinin mücadeleden vaz geçmediğini, vaz geçmeyeceğini belirtti.

Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşad Salihi video konferans yoluyla katıldığı konuşmasında: Kerkük’ten saygı ve selamlarını ilettikten sonra: “Umutla yaşayan milletlerin geleceği parlaktır. Projesi olan millet, gelen (gelecek) nesillerin isteklerini gerçekleştirir. Biz buradan söz veriyoruz, uzun vadeli projelerimiz ile Türkmeneli coğrafyamızın toprak bütünlüğünü savunacağız” dedi.

Türkmen sanatçılar Ahmet Tuzlu ile Ahmet Benli tarafında icra edilen Türkmen Ağıtlarının büyük ilgi gördüğü programda “Mum kimi yanan Kerkük” eseri salondan büyük alkış aldı.

Program panel bölümü ile devam etti. Oturum Başkanlığını Türk Ocakları Genel Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öz’ün yaptığı panelde; Irak Türkmenlerinden Prof. Dr. Suphi Saatçi, Bozok Üniversitesi İİB Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kürşat Zorlu ve Yıldız Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Okur panelist olarak yer aldı.

Panelistlerden Prof. Dr. Suphi Saatçi;

“Üç gün üç gece süren Kerkük Katliamı, Irak Türklerinin kaderinde büyük bir kırılma noktasıdır. Sorgusuz sualsiz, herkesin gözleri önünde Türkmenler katledildiler. Ayaklarına ipler, sicimler takılarak sokak sokak sürüklendiler. Bu da yetmedi elektrik direğine astılar üç gün üç gece temmuz sıcağında teşhir ettiler. Bazılarını diri diri toprağa gömdüler bazılarının gözlerini oydular. Ben de o dönemi yaşadım. O günler, unutamadığım en acı hatıralardandır.” dedi.

Prof. Dr. Mehmet Akif Okur;

“Türkiye’nin, Irak’ın bütünlüğünü savunan bir politikası var. Bu doğru bir politikadır. Uluslararası hukuktan çok bahsediyoruz. Ancak günümüzde uluslararası hukukun, bunu va’z eden ülkeler tarafından kale alınmadığını görüyoruz…Türkiye’nin bölgede tarihi haklarının olduğunun bilinmesi ‘bu ülke (Irak) bölünürse biz buradan bir şey çıkarırız’ diyenleri caydıracak bir meseledir; Irak’ın bölünmesini teşvik edecek bir mesele değildir. Buna rağmen bu bölge bölünürse, Türkiye’nin kendi tezlerine dayanarak bir siyaset geliştirmesine de imkân verir.” dedi.

 

Prof. Dr. Kürşat Zorlu konuşmasında özetle:

“Irak’taki Türkmenler kendi tabirimle “Irak Türklüğü” Türkiye’nin hafızasıdır. Bu demografinin ayakta kalması ve burada güçlenerek devlet sistemi içinde konuşlanmaları Türkiye’nin geleceği açısından son derece önemlidir.

Yapmamız gerekenlerden bir tanesi de bizim bu davayı anlatacak yeni neferlerimizin, gençlik teşkilatı üzerinden Irak ve Suriye ölçeğinde, sonra Türkiye daha sonra da dünyada söz söyleyebilir hale getirilmesidir. Çünkü kendimizi ifade edemediğimiz zaman durduğumuz yerin çok bir anlamı yoktur.

Biz, o bölgeye “Türkmeneli Coğrafyası” diyoruz. Çünkü, coğrafya sadece bir devleti değil, orada yaşayan insanların da yaşadığı yeri ifade etmek için kullanılır.  Irak’ta Türkmen kimliği, resmî olarak belirtilen 1,5- 1,8 milyon, Türkmen dilini konuştuğu halde resmi olarak belirtilmeyen 750 bin – 1 milyon, Türkmeneli dışında olan ve Türkmen dili konuşmayan 500 bin Türkmenden oluşmaktadır.

Telafer- Kerkük Hattı koparsa Irak Türklüğünün yaşam alanı kopar. Bunun üzerine dikkatle eğilmemiz gerekiyor.

Türkmenler Irak’ta tehlikedeyse, Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları net bir şekilde tehlikede demektir.” dedi.

Irak’ın Geleceğinde Türkmenler konulu panel, panelistlere plaket takdimi ile sona erdi.

 


PAYLAŞ