Türk Ocakları Isparta Şubesi Ocakbaşı Sohbeti kapsamında şube başkanı Op.Dr.Levent Başyiğit’in katılımıyla Coronavirüs konuşuldu. Türk Ocağı Prof. Dr. Turan Yazgan konferans salonundaki sohbete SDÜ öğrencileri ve ocaklılar katıldı. Başyiğit bir saat süren programında özetle şöyle dedi:

“Corona Virüs (COVİD-19), şekli taca benzediği için o ismi almıştır.

Bu virüs hastalığı, ilk kez 2019 sonlarında, Çin’de, yarasadan insana geçmek suretiyle yeni bir salgın olarak ortaya çıkmıştır.

Virüs bulaştığı 100 kişinin 80’inde hafif nezle, grip benzeri gözükmekte ve hastaneye, doktora başvuru gerektirmeksizin hastalık kendiliğinden iyileşmektedir. Kalan 20 kişinin, 15’inde destekleyici tedavi ve takip sonucu önemli sorun olmadan hastalar iyileşmektedir. Sadece 100 kişinin 5‘inde tablo ağırlaşmakta ve yoğun bakım ihtiyacı olmakta, bu kişilerin yarısından azında (toplam tüm vakalarda %2 civarı) ölüm gözlenmiştir.

9 yaşından küçüklerde hastalık saptanmamıştır. Hamile kadınlarda ve doğum süreçlerinde olumsuz sonuç gözlenmemiştir. 50 yaşının üstündekilerde ölüm ve ağır hastalık oraları biraz daha belirgindir.

Yaşlılar (70 yaş üstü), akciğer, kalp, böbrek hastalığı gibi kronik hastalığı olanlar veya kanser tedavisi görenler risk altınadır.

Hastalık mikrobu solunum yoluyla burun veya ağızdan, hasta kişinin ortaya saçtığı damlacıkların içerisindeki virüslerin alınmasıyla bulaşmakta veya masa, kapı kolu, merdiven tırabzanı gibi yüzeylere düşen virüslerin ele bulaşması, ellerin yüze, göze buruna temasıyla insana geçmektedir.

Kuluçka süresi 2-3 gün ile 27 gün arası değişmektedir. Yani mikrop alındıktan sonra 2-3 günde de hastalık ortaya çıkabilir, 27 gün sonraya kadar süreç uzayabilir.

Genellikle ikinci günden sonra, ilk 14 günde ortaya çıkması beklenir.

Hastalığın bilinen aşısı ve tedavisi yoktur.

Salgın ilkbahar ve yazın havaların ısınması ve kuruması ile azalır, yok olur.

Corona Virüs salgını Eylül, Ekim'de hafif, Kasım, Aralık'ta orta şiddette, Ocak, Şubat ve Mart'ta öldürücüdür. Nisan, Mayıs aylarında ise çok hafif geçer. Yaz aylarında görülmez.

Bütün gripler için bu geçerlidir. Türkiye, Ocak, Şubat ayını kazasız atlattığına göre, risksiz bir ülke sayılabilir.

HASTALIĞIN BELİRTİLERİ

Soğuk algınlığınızda, burun akıntısı ve balgamınız varsa, yeni bir tür olan Corona virüs hastası olamazsınız, çünkü Corona virüs hastalığı burun akıntısı olmayan kuru bir öksürüktür. Bu hastalığı tanımlamanın en basit yoludur. Kuru öksürüğü olan herkesi corona dememiz de mümkün değildir.

Virüs önce boğaza gelecek, böylece boğazda 3 ila 4 gün sürecek kuru boğaz hissi yaşanacak.

Daha sonra virüs burun sıvısına karışır ve nefes borusuna damlar ve akciğerlere girerek akciğer iltihabına neden olur. Bu işlem 5 ila 6 gün sürer.

Yüksek ateş ve nefes alma güçlüğü gelişir. Burun tıkanıklığı normal tür gibi değildir. Suda boğulduğunuzu hissedersiniz. Eğer böyle hissediyorsanız derhal tıbbi yardım almanız önemlidir.

Ateş, nefes darlığı ve kuru öksürük şikâyeti ile hastaneye gittiğiniz zaman, akciğerler genellikle %50 fibrozdur. (Fibroz: Akciğerin bağ dokusuna dönüşmesi, doku ölümü) ve artık maalesef çok geçtir!

uzmanlar, her sabah yapabileceğimiz basit bir öz kontrol öneriyorlar:

Derin bir nefes alın ve nefesinizi 10 saniyeden fazla tutun. Öksürme, rahatsızlık, tıkanıklık veya gerginlik vb. olmadan durabilirseniz, akciğerlerinizde Fibroz olmadığını ve temelde bulaşma olmadığını gösterir.

Şüphelendiğiniz veya kritik zamanlarda, her sabah temiz hava bulunan bir ortamda kendi kendine bunu kontrol edin!

Açık belirti, tekrarlanan yüksek ateş (en az 38,5 C) ve ateş sonrası nefes darlığı ve uzun süreli kuru öksürük...

TEDBİRLER VE ÖNLEME

Bulaşmanın en yaygın yolu halka açık yerlerde bulunmak, etrafa dokunmaktır. Bunun için eller sık sık temizlenmeli, özellikler tuvalete girerken de çıkarken de, eller sabun ile iyice yıkanmalıdır. Yıkama en az 20 saniye sürmelidir. Sabun kadar, virüsü kolonya ve alkol ile elden sıyırıp atmak da mümkündür.

El hijyeninin yanında, bedensel hijyen ve ev hijyenine de dikkat edilmelidir.

Burun ve ağzınızı elinizle fazla oynamayın.

Kimseyle tokalaşmayın ve öpüşmeyin. Karşılaşma seremonilerini uzaktan gülümseyerek ve baş hareketinizle yapın.

Maske sadece hasta kişiler için, mikrop saçmaması yönünden önemlidir. Diğer kişilerde önerilmez. Sıradan maskeler korumaz, maske takılınca kapmama garantisi oluşmaz.

Bağışıklık sistem güçlendirici en önemli 3 şey, en az 7-8 saat kesintisiz uyku ve huzurlu bir dinlenme, dengeli beslenme ve dozunda egzersizdir; yani güçlü olmak, bağışıklık sistemini güçlü tutmak…

Stresten uzak kalmak da bir diğer sağlık yoludur. Kelle, paça, şu çorba, bu yemek vb. etkili değildir. C vitamini bol almak vücut direncimizi artırır.

Çin’den gelen kolilerle vb. bulaşma olmaz çünkü yüzeylerde ancak birkaç saat yaşar.

Buruna tuzlu su çekmek yerine, temiz su ile yıkamak daha yararlı olur.

Ağızdan değil, burundan nefes almak daha iyi. Burun kıllarına ve oradaki sıvıya virüs takılabilir, Akciğere gitmemiş olur.

Yürüyen merdivenlerin tırabzanlarına dokunmamaya dikkat edin.

Ağız ve boğazın nemli olması sağlamalı, asla kuru olmamalıdır. En az 15 dakikada birkaç yudum su içilmeli. Neden? Virüs ağzınıza girse bile, içme suyu veya diğer sıvılar onları yemek borunuzdan ve mideye yönlendirir, mide asidiniz tüm virüsü öldürecektir. Eğer düzenli olarak yeterince su içmezseniz, virüs nefes borunuza ve oradan da Akciğerinizin içine girebilir.

Mart ayının sonuna kadar, kalabalık yerlere gitmeyin, özellikle tren veya toplu taşımada daha dikkatli olun veya mecbur değilseniz yolculuk yapmayın.

Probiyotik ve propolis kullanımı vücut direncini, bizleri hastalıklardan koruyan immün sistemimizi kuvvetlendirip bizi hastalıktan koruyabilir..

Corona virüsü ısıya dayanıklı değildir ve 26-27 derece sıcaklıkta ölür. Bu nedenle, daha fazla sıcak su için. Güneş'e çıkın. Sıcak, ılık su içmek tüm virüsler için etkilidir. Buzlu, soğuk sıvılar içmemeye çalışın. Yanınızda hapşıran biri varsa, ikaz edin ve kolunun dirseğinin dışına doğru hapşırmasını söyleyin.

 

Dünya Sağlık Örgütü tarafından henüz kabul edilmemiş bir çalışmaya göre COVİD-19 ırk seçer. Mesela geçen yıllarda salgın yapan SARS vakası Türkiye’de görülmedi. (Sars-Corona Virüsü (SARS-CoV), 2003 yılının Şubat ayında ilk kez Çin’de görülen ve şiddetli akut solunum yetmezliğine neden olan bir korona virüstür).

Corona virüsü, hücrenin yüzeyinde kendinin tutunabileceği bir protein ister, her proteine yapışamaz. ACE II proteini, SARS virüsünün de tutunduğu protein. Bu proteinin ırklara göre dağılım yüzdesi farklılık göstermektedir.

Her şeye karşın bu virüs yaptığı salgınla Çin'de 3500, diğer ülkelerde 1000-1500, toplam 5000 ölüme neden oldu. Oysa her yıl enflüenza virüsünün neden olduğu ölümler yüz binlerle belirtilmektedir. Sigara, alkol, yetersiz ve dengesiz beslenmenin neden olduğu ölümler milyonlarla ifade edilmektedir.14. asırda ki veba salgınında Dünya'da 50 milyon insan kaybedildi. Bu nedenle bu virüse olduğundan çok daha büyük, korkunç anlamlar yüklemek doğru değildir. Bağışıklık güçlü ise zaten 50 yaş altı bunu rahat yener.

Hepinize sağlıklı ömürler diliyorum.”

 

Soru- Cevap ve ikramlar sonrası program sonlandırıldı.


PAYLAŞ