Konuşmaya Türk Ocakları Konya Gençlik Kolları Başkanı Mustafa DİNLER şu sözlerle başladı

Azerbaycan tarihinde son derece üzüntü verici hadiseler yaşanmış; Azerbaycan Türkleri üzerinde planlı olarak yapılan katliamlar sonucu binlerce kişi hayatını kaybetmiştir. Bunlardan birisi de 1990 yılının 19 Ocak’ını 20 Ocak’ına bağlayan gece Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ordusunun masum insanlar üzerinde aşırı güç kullanması ve Ermeni çetelerinin saldırıları sonucu birçok kişinin katledilmesiyle gerçekleşmiştir. Resmi açıklamalara göre, Bakü’de katliamlar sonucunda 133 kişi şehit olmuştur. 20 Ocak Bakü Katliamı olarak bilinen bu elim hadise Azerbaycan’da Kara Ocak (Qara Yanvar) olarak anılmaktadır. Katliamdan sonra, Azerbaycan sokaklarındaki kanların üzerine karanfil atılması sonucu katliam karanfille özdeşleşmiş ve 19 Ocak’ı 20 Ocak’a bağlayan gece karanfilin ağladığı gece olarak anılmaya başlanmıştır.

Son yıllarda Hocalı Soykırımı ile ilgili farkındalık dünya çapında artmaktadır. 20 Ocak Katliamı ise maalesef Türkiye’de fazla bilinmemektedir. Buradan hareketle Türk dünyasının bu gibi olaylara ilgisinin artması gerekmektedir.

Türk Ocakları Konya Şubesi ve Gençlik Kolları olarak 20 Ocak Katliamı’nın 28. yıldönümünde Azerbaycan’da hayatını kaybeden Azerbaycan Türklerini rahmetle anıyoruz.

Türk Ocakları Konya Şubesi’nde bu hafta Kara Yanvar adıyla bilinen 20 Ocak Katliamı anıldı. Konferans  bu olayların bir tanığı olan Prof. Dr. Mezahir Ertuğ Avşar’ın konuşmasıyla gerçekleşti. Prof.Dr. Avşar’ın konuşmasından satır başları şu şekildeydi:

‘’Bugün burada size Kara Ocak olarak anılan olayın bir tanığı ve o olayları yaşamış biri olarak konuşacağım. Atalarımız diyor ki gerçek dost,  zor zamanda belli olur. Ve biz o süreçte gerçek dostumuzu tanıdık. O gün yanımızda duran ve bize hep destek olan tek ülke Türkiye olmuştu. Türkiye bugüne kadar hep yanımızda oldu, hala da olmaya devam ediyor. 1990 olaylarına kadar biz Sovyetler Birliği’nin çatısı altındaydık fakat bu olaylardan sonra gördük ki Sovyetler Birliği Ermenileri bize karşı örgütlemişti. Bunu biz 20 Ocak 1990’da gördük. Ben o günleri yaşayan bir insanım ve o günler çok zordu. Dört bir taraftan Sovyet askeri Bakü’yü kuşatmış, Türk’leri katlediyorlardı ama çok şükür ki biz o günlerde Azerbaycan Türkleri olarak bir ve beraber olduk. Türkiye’de yaşadığımız 15 Temmuz’un bir benzerini yaşadık, tanklar sokaklarda insanlara ateş ediyor ama biz o tanklara karşı bir direniş sergiliyorduk. İnsanların üzerinden geçen askeri araçlar, arabaları çiğneyip geçen tanklar çok kötü manzaralar ortaya çıkarıyordu. Bizim o an ayakta durmamızda Türkiye’nin elbette büyük katkısı oldu ve hala da o günleri bizimle beraber anan tek ülke Türkiye’dir.  Şuan Azerbaycan’da o gün hala anılıyor.

2003 yılında Bakü’ye gittiğimde orada Türk Yıldızları Akrobasi Timi bir gösteri yapmıştı. O gün evde oturan tek bir insan bile yoktu herkes sokaklarda, çatılarda Türk Yıldızları’nın o güzel gösterisini izliyorlardı. Daha sonra Konya’da o gün Bakü’de gösteri yapan pilotla konuştuğumda bana o an ki manzarayı hala unutmadığını ve hala bugün ki gibi hatırladığını söyledi. ‘’


PAYLAŞ