Türk Ocakları Şanlıurfa Şubesi tarafından 6 Mart 2019 Çarşamba günü dernek binasında Hocalı’yı konu alan bir seminer düzenlendi. Harran Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Efe Durmuş tarafından “Hocalı Katliamı” başlıklı bir seminer verildi.

26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesinde gerçekleşen katliamdır. Ermeniler Ruslar ile birlikte 613 Azerbaycan Türk’ünü acımasızca katletmiştir. Osmanlı Devleti’nin 1915 yılında gerçekleştirdiği Ermeni tehcirinin intikamının alındığını Ermeni milliyetçileri itiraf etmişlerdir. Fakat tamamen sivillerin öldürüldüğü bu olay Türk Tarihi ve İnsanlık Tarihi için bir utanç olayıdır. Ermeniler tarih boyunca daima dini, kiliseyi kullanarak Batı emperyalizmini de arkalarına alarak güçlünün yanında yer almışlardır.
Sovyet döneminde 23 Aralık 1947 yılında Rusya’da çıkarılan bir kararname ile Azerbaycan Türklerini yaşadıkları yurtlarında göçe zorlayarak Hocalı’nın da içinde bulunduğu Dağlık Karabağ bölgesini Ermeni nüfusuyla doldurmaya çalışmışlardır. 1960 yıllarında itibaren Ermeniler basın dünyasında Türkiye sınırları içinde bulunan Doğu Anadolu topraklarında da hak iddia ederek Batı Ermenistan ifadesini kullanmıştır.
Elbet teki bütün toprak talepleri ve Ermeni çetelerinin faaliyetleri Rusya’nın amacına da hizmet etmekteydi. Özellikle dünyada küreselleşmeyle birlikte Azerbaycan üzerinde bulunan petroller ve Ortadoğu’ya açılan kapı olması münasebetiyle Azerbaycan, Rusya’nın hedefi konumundaydı. Azerbaycan eski Cumhurbaşkanı Ebulfeyz Elçibey bu konuda şu haklı ifadeyi kullanmıştır. “Karabağ, Türk Dünyasının gırtlağıdır. Türk halkı bunu böyle bilmeli” Hocalı katliamından önce 7 bin nüfusa sahip bir yerdi. Bulunduğu stratejik konum itibariyle bölgenin tek havalimanı da orada bulunmaktaydı. 25 Şubat 1992 tarihinde Ermeniler, 366. Rus alayı ile birlikte Hocalı’ya saldırarak acımasız bir katliama girişmişlerdir. Resmi rakamlara göre katledilenler arasında 106 Kadın, 63 çocuk, 70 de yaşlı sivil bulunmaktaydı. Ayrıca 487 yaralı ve 1275 esir Türk vardır. Kayıpların sayısı ise 500 olarak bildirilmiştir. Katliamdan hemen sonra olay yerine ulaşan Fransız gazeteci Jan İv Junet, “Alman faşistlerin gaddarlığını çok duydum ve okudum. Ama 5-6 yaşındaki çocukları, sivil halkı öldüren Ermeniler, onlardan da beterdir” açıklamasını yayınlamıştır. Ayrıca olayın tanığı Ermeni gazeteci daha sonra yayınladığı “Haçın Hatırı İçin” kitabında “Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, 2 Mart günü Hocalı’nın 1 km batısında 100 Azeri cesedini getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa ve açlığa rağmen hala yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. sırada Tigranyan isimli bir Ermeni asker onu tuttuğu gibi diğer cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. O sırada bir çığlık işittim” demektedir. Katliam esnasında yaşanan diğer bir örnek de şudur. Elleri arkadan ağaca bağlanan hamile bir kadının Rus modeli Ak-47 otomatik tüfeğin kasaturasıyla karnının yarılması ve bu esnada Ermeni askerlerinin çocuğun cinsiyeti hakkında iddiasına girmiş olmalarıdır.
Ermenistan savunma bakanı Sergey Sarkisyan: “Hocalı’dan önce Azeriler, Ermenilerin sivil nüfusa el kaldırmayan bir halk olduğunu düşünüyordu. Biz bu anlayışı sona erdirmeye muvaffak olduk” demekle yapılan katliamla övünmüştür. 26 Şubat 1992’deki katliamın emrini ise 20 Mart 1996’da Ermenistan başbakanı olan Robert Koçaryan vermiştir. Yapılan bu katliam sorumluları adeta ödüllendirilmiş, 30 Mart 1998 tarihinde Robert Koçaryan Ermenistan Devlet Başkanı seçilmiştir.

Azerbaycan eski cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in imzaladığı bir genelge ile “31 Mart Azerbaycan Soykırım Tarihi” olarak kabul edilmiştir dedi.


PAYLAŞ