Harran Üniversitesi İlahiyat fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Öztürk, 13 Mart 2019 tarihindeki “İstiklal Marşımızın Kabulu ve Mehmet Akif” konulu semineri Türk Eğitim-Sen toplantı salonunda sundu. Sunumu yapan Öztürk şunları söyledi; Kurtuluş Savaşı bütün hızıyla devam ederken milli mücadele’nin ruhunu ifade edecek ulusal bir marşa ihtiyaç vardı. Uygun marşı bulmak için Maarif Vekaleti, bir güfte yarışması düzenledi. 18 Eylül 1920’de bütün vilayetlere yarışmayla ilgili telgraf çekildi, bilinen bütün şairlere de mektuplar yollandı. Yarışmanın tek bir şartı vardı: Marş, Anadolu mücadelesinin ruhunu vurgulamalıydı. Büyük ilgi gören yarışmaya, Anadolu’nun dört bir yanından şiirler geldi. Hatta Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir bile yarışmaya katıldı. Böylece tam 724 şiir toplandı. Fakat bunların hiçbiri istenilen düzeyde değildi.

Hamdullah Suphi Tanrıöver, dönemin büyük şairi ve Burdur Milletvekili Mehmet Akif Ersoy’un kapısını çaldı. Mehmet Akif, güfte yarışmasından haberdardı zaten… Ancak kazanan esere para ödülü verileceği için yarışmaya katılmak istememişti. Hamdullah Suphi, para ödülünü kendisi adına bir hayır kurumuna bağışlayabileceklerini söyleyerek Mehmet Akif’i ikna etti. Ve Mehmet Akif, bir milletin duygularına tercüman olmak için Taceddin Dergahı’na kapandı.

Mehmet Akif’in, “O şiir, milletin o günkü heyecanının bir ifadesidir. O şiir artık benim değildir. O, milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur.” dediği İstiklal Marşı, ilk defa 17 Şubat 1921 günü Hakimiyet-i Milliye Gazetesi’nde yayımlandı.

Meclis, 1 Mart 1921’de Mustafa Kemal başkanlığında toplandı. Oturumda Mehmet Akif’in yazdığı İstiklal Marşı dahil finale kalan yedi şiir okunacaktı. Hamdullah Suphi, ilk önce Mehmet Akif’in şiirini okudu. Şiir, milletvekillerini öylesine etkilemişti ki her kıtadan sonra alkış kopuyordu. İstiklal Marşı o gün tam dört kez Meclis’te okundu. Bu coşku karşısında ön elemeyi geçen diğer şiirlerin okunmasına gerek duyulmadı. İstiklal Marşı’nın resmen kabulü ise, 12 Mart günü yapılan oturumla gerçekleşti. Mehmet Akif, artık “Milli Şair” idi.

1930 yılında Osman Zeki Üngör’ün bestesi resmen kabul edildi. Böylece 1921 yılında yazılan sözler, 9 yıl sonra bestesine kavuşmuş oldu diyerek konuşmasını tamamladı.


PAYLAŞ