Türk Ocakları Şanlıurfa Şubesinin her Pazartesi günü düzenlediği yemekli Ocakbaşı sohbetinin bu haftaki konuşmacısı, Orman Genel Müdürlüğü Şanlıurfa Şube Müdürü Ziraat Yüksek Mühendisi Turgut Gül'dü.  "Tarihte 12 Mart" konulu bir konuşmayı Ocak toplantı salonunda gerçekleştirdi.

 

Turgut Gül, konuşmasına 12 Mart denince tarihimizde iz bırakan önemli günler aklımıza geliyor.

 

1.    Erzurum Şehrimizin 12 Mart 1918 Tarihinde Kurtuluşu

 

16 Şubat 1916 tarihinde Ruslar, Erzurum’u işgal ettiler. Birinci Dünya Savaşında birçok cephede savaşan Osmanlı Devleti savaşacak gücü kalmamış, elindeki kısıtlı imkânlar la ağır bir esaret altında kalmıştı. Erzurum’da eli silah tutacak erkek kalmamış vaziyette idi. 1917 yılında Rusya’da Çarlık rejimi çöküp Bolşevik rejimi ülkeyi ele geçirince işgal ettikleri bölgeleri Ermenilere hayali devlet kurmaları için terk ettiler ve savaşacak gücü olmayan Erzincan-Erzurum, Kars, Trabzon gibi vilayetlerimizde soykırıma başladılar.

 

Ermeniler sadece 11 Mart 1918 gecesi 3000 Müslüman Türk’ü binalara doldurup yakmak suretiyle şehit ettiler. O gece, Erzurumlular Tahtacılar semtindeki konaklara doldurularak yakılmışlardır. Resmi belgelere göre 9563 Türk ahali Ermeni Çeteleri tarafından şehit edilmişlerdir.

 

12 Mart yalnız Erzurumlular için değil insanlık için de oldukça önemli bir gündür. Doğu Anadolu Ermenilerden temizlenerek insanlık suçunu işleyen Ermeniler geldikleri yerlere gönderilmişlerdir. O Ermeniler ki bugün utanmadan mağduru oynuyor ve bazı kendini bilmez soyu bozuklar da kabulleniyorlar.

 

2.    Yusuf AKÇURA Beyin Vefatı. 12 Mart 1935

 

1876’da Rusya’nın Kazan Şehrinde doğan Yusuf AKÇURA Bey, harp okulu mezunu olup bazı isyanlarda yer alması sebebiyle Trablusgarp’a sürgün edilmiş, oradan bir fırsatını bulup Fransa’ya kaçmış ve Jön Türkler gurubunda yer almıştır. Bilahare Fransa’da çeşitli akademilerde eğitimler almış ve Türk Tarihi ile ilgili çalışmalar yapmıştır.  Türk Tarihi ve Türkçülük ile ilgili çalışmaları bulunmuş enteresan kişiliği sebebiyle Türkçülük dünyasında yerini almıştır. Kendisini rahmetle anıyorum.

 

3.    12 Mart 1971 Muhtırası

 

Ülkemizde, aşırı sol akımların, TİP, THKO, TİKKO, DEVGENÇ, DDKO, gibi terör amaçlı ve rejim değiştirme amaçlı, 1960 İhtilalinin devamı niteliğinde çalışmalara karşı silahlı kalkışmaları önlemek maksatlı iktidara verdikleri muhtıranın yıl dönümü. Perde arkası farklı yorumlara açık bir muhtıradır.

 

4.    12 Mart 1921 İstiklal Marşının Kabulü

 

Türk Kurtuluş Savaşı’nın başlarında, İstiklal Harbinin milli bir ruh içerisinde kazanılması imkânını sağlamak amacıyla 1920 yılında bir yarışma düzenlenmiştir. Son gönderme tarihine kadar gönderilenleri değerlendiren kurul İstiklal Marşı olabilecek eser bulamayınca Türk Ocağı Başkanlığı yapan ve Maarif Vekili görevini ifa eden Hamdullah Suphi beyin ricaları ile Mehmet Akif Türk Ordusuna hitap eden İstiklal Marşı Şiirini kaleme almıştır. Meclis Kürsüsünde defalarca Hamdullah Suphi Bey tarafından okunmuştur.

 

Marşın ödülü olan 500TL’nin de Mehmet Akif tarafından kuruşuna dahi dokunulmadan Yoksul Kadın ve çocukların iş öğrenmesi amacıyla bağışlandığı da bir gerçektir.  Bu şiiri Türk milletine armağan eden Mehmet Akif, eseriSAFAHAT’a dahil bile etmemiştir.

 

İstiklal Marşı, Osman Zeki ÜNGÖR tarafından bestelenerek bugün söylenen şekline getirilmiştir.

 

İstiklal marşı 9 kıta ve serbest son kıtası da bir 5’lik mısralardan oluşur. Bunun sebebinin 41 adet mısradan oluşmasının Türk Askerinin ve Türk İstiklalinin nazar değmemesi olarak ifade edilmesidir.

 

Turgut Gül konuşmasını şu sözlerle bitirdi: İstiklal Marşımız coşturucu olarak okunsa da vezin ile okunduğu takdirde daha heyecanlı bir telkin yapmaktadır.

 

Şube Başkanı Cemil Demir kapanış konuşmasında Turgut Gül'e ve haziruna teşekkür ederek, İstiklal Marşımızı yazan Mehmet Akif'i  ve tüm şehitlerimizi rahmetle anarak Allah bir daha ülkemize İstiklal Marşı yazdırmasın diyerek sözlerine son verdi.


PAYLAŞ