Azerbaycan Cumhuriyeti Milletvekili Ganire Paşayeva tarafından Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Konferans Salonunda “Türkiye Azerbaycan Gerçeklerinin Dünyaya Yansıması, Zeytin Dalı Harekatı ve Karabağ Sorunu” konferans verildi.

Konferansın açılışında konuşan Şanlıurfa Türk Ocakları Başkanı Cemil Demir, Protokolü selamladıktan sonra, vatan için şahadet şerbetini içen tüm şehitlerimizi rahmetle anarak ruhları şad olsun dedi. Demir konuşmasına şöyle devam etti: “Güneş bayrağımız, gök kubbe çadırımız olsun” diyerek Orta Asya’dan tüm dünyaya yayılan Türk biziz! Çin ordusu karşısında bir avuç askerini geri çekeceği beklenirken; “Ben bu kadar Çinli ’yi nereye gömeceğim” diyen Mete Han’ın cesaretiyiz! Kendisinden 3-4 kat fazla olan orduya karşı, Anadolu’yu vatan yapmak için ölüme peşinen razı olmuş beyaz elbiseli Alparslan’ız. “İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.” Hadis-i Şerif’ine mazhar olan orduyuz, çağ açıp çağ kapatan Fatihiz biz! Viyana kapılarında abdest almış, karşısında savaşacak ordu bulamamış Kanuni’yiz! “Ben size taarruz etmeyi değil ölmeyi emrediyorum” diyerek emperyalizmi Çanakkale’de mağlup etmiş Başbuğ Mustafa Kemal’iz biz!

Türk Ocakları; milli kültürün, ahlak ve fikir hayatının geliştirilmesi, milli birliğin kuvvetlendirilmesi, toplum yapısının sağlamlaştırılması gibi amaçlarla 1912 yılında kurulmuş kamu yararına çalışır bir cemiyettir.

Siyasetle ilgisi olmayan Derneğimiz, 1912 yılında Osmanlı Devleti’nin içerisine düştüğü zaafiyet ve elde kalan vatan topraklarını savunmak için son çare olarak Türklüğü gören idealist insanlar tarafından ortaya atılmış olan Türkçülük fikri ve bu fikrin başarısı için kurulmuş olan Türk Ocakları, Türklüğün son kalesi vazifesini üstlenmiştir.

Bugün Türk coğrafyasının karşı karşıya kaldığı sorunlar, yaşanan sıkıntılar hepimizce malumdur! Bir taraftan Anayurtta, Doğu Türkistan Türklüğüne karşı gerçekleştirilen Çin zulmü, bir taraftan Irak’taki Türkmenlere karşı gerçekleştirilen IŞİD terör çetelerinin vahşeti, bir taraftan da Suriye’deki Türkmen kardeşlerimize karşı zalim bir rejimin saldırıları. Afrin’de küresel güçlerin maşası olan bölücü- PKK uzantıları, YPG-PYD ile sözde “İslâm” adına kafa kesen IŞİD cânileri, aldıkları talimatlar doğrultusunda sınır güvenliğimizi tehdit etmekte ve bölgenin huzurunu bozacak her türlü terör faaliyetleri bugün Türk Ocakları’nın gerekliliğini ve sorumluğunu gözler önüne sermektedir.

Türk Ocakları; Doğu Türkistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Batı Trakya’da ve diğer Türk coğrafyalarında yaşanan her gelişmenin Allah devletimize, milletimize zeval vermediği sürece, Türklüğün ve islâmın sonuna kadar koruyucusu olacaktır. Emperyalizmin bu topraklarda hayata geçirmeye çalıştığı ayrıştırma ve parçalama politikalarına karşı her zaman tetikte ve hazırda bulunacaktır.

Cemil Demir konuşmasının devamında şunları söyledi:

Bugün ordumuzun operasyon yaptığı topraklar için “Türkiye’nin Suriye bataklığında ne işi var” diyenler Misak-ı Millînin El-Bab, Münbiç, Aynel Arap, Resulayn, Afrin’i kapsadığını ve Misak-ı Milli sınırlarından gerçek manada haberdar olmayanlardır.

Bize Suriye’de ne işiniz var diye soran varsa, onlara cevabımız; “Devletimizin kurucusu, Gazi Meclisimizin İstiklal Madalyalı Kahramanı Suruçlu Aşiret Reisi Urfa Milletvekili Bozan Bey’in mezarına yeniden sahip çıkmaya geldik…”

Mustafa Kemal Atatürk’ün Adana Türk ocağında yaptığı bir konuşmada Toros dağlarının tepelerinde tek bir Türkmen evinin bacası tüter halde kalmış ise, ben bu milletten umudumu kesmem; Bayrağımı göğsüme sarar, milletimin istiklali için ölürüm demiştir.

Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi Milletvekili Ganire Paşayeva, Türkiye ne kadar güçlenirse Azerbaycan’ın da o denli güçleneceğine dikkat çekti. “Büyük güçlerin karşısında durabilmemiz için ilk önce Çanakkale ruhu, duygu ve düşünce birliğine ihtiyacımız var ”değerlendirmesinde bulundu. “Biz bu coğrafyada yeniden bir Çanakkale’den geçiyoruz” diyen Paşayeva şu ifadelerde bulundu: “Tarih hocamın güzel bir sözü vardı; ‘Gençlere tarihi sadece geçmiş gibi anlatmayın. Tarih sadece geçmiş değil tarih bugün ve yarında aynı zamanda. Çünkü tarih bilinci size bugün doğru ayaklarınız üzerinde durmayı, her şeyin farkında olmayı, kendimizi doğru şekilde koruyabilmeyi ve geleceğe sağlam yürümemiz için en önemli anahtardır, kilit noktasıdır. Bu coğrafyada evet yeni bir Çanakkale’den geçiyoruz ve bu coğrafyada ihtiyacımız olan şey; oradaki ruhtur, bilinçtir oradaki birlik ve dayanışmaydı. Biz ne zaman birlik olduysak kazandık demekti. Çanakkale bize bunu söylüyor."

Azerbaycan eski Azerbaycan olmadığını vurgulayan Paşayeva, “Artık o Sovyetlerin aciz zulmü içerisinde aydınlarının çoğunu kaybetmiş, hiçbir askeri, ordusu olmayan Azerbaycan değil. Bugün Azerbaycanımız kalkınan Azerbaycan’dır ve Güney Kafkasya’nın en büyük gücüdür, en güçlü devletidir. Karabağ konusu bizim için ölüm kalım konusudur. Çünkü 20 binden fazla şehidimizin kanı var. O yüzden de Karabağ konusunda Azerbaycan ne olursa olsun biz topraklarımızı işgalden azat edeceğiz. İnşallah bir gün sizinle birlik beraberlik içerisinde işgalden azat edeceğimiz güzel Karabağımızda da görüşeceğiz. Oradaki vatanınıza sizleri bekliyoruz. İnanıyoruz ki, siz bizden daha iyi olacaksınız ve biz birlikte bu coğrafyanın kaderini değiştireceğiz. Karabağ’da da bayraklarımız dalgalanacak. Diğer kardeşlerimizde daha huzurlu vatan coğrafyasında oturacak. Bu yolda hepinize başarılar diliyorum. Allah Azerbaycanımızı ve Türkiyemizi bütün Türk Müslüman dünyasını korusun."

Paşayeva, Afrin harekatı Türkiye'nin hakkıdır. Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası kararlarla Türkiye'nin, sınırlarının ve sınırlarında yaşayan insanların güvenliğini sağlamak için Afrin'de terörle mücadele etmesi hukukudur. Batı da ve Avrupa da bunu çok iyi biliyor ancak işin çok üzücü tarafı odur ki bazı Avrupa ülkeleri, Türkiye'nin mücadelesine değil terör örgütlerine destek veriyor. Bu PKK örgütünün ismini farklı bölgelerde değiştirseniz ne olur, bu zihniyet aynı zihniyettir. Bunlar PKK terör örgütünün kollarıdır. Türkiye yıllarca bunlarla mücadelede binlerce şehit verdi, binlerce insanımız katledildi. O yüzden Türkiye, haklı bir mücadele veriyor.

Paşayeva konuşmasını şu sözlerle tamamladı: Almanya parlamentosunda terör örgütü fularları takıldı. Avrupa çok iki yüzlü. Terörle mücadeleden bahsediyorsanız nerede olursa olsun karşısında durmanız gerekir. Terör, Türkiye'ye karşı olursa biz yokuz ama Türkiye'ye karşı bizim yanımızda olun. yaklaşımı doğru değil. Bu yaklaşımla terörle mücadele olmaz. Biz bunu Hocalı'da, Karadağ'da yaşadık. diyerek sözlerini sonlandırdı. Plaket ve hediye takdiminden sonra konferans sona erdi.


PAYLAŞ