Yemen’den geldim ayağım çıplak
Sarıkamış’a giderim yolum çetindir.
Tutma beni, eyleme, yorma ey ayaz
Kefen gibi sarılma kar ayaklarıma
Zira vatanım bu sancak benim.
Ve gözlerimden akıveren bu yaş,
On beşinde bir evladın, yurda son yeminidir.

1914...Aylardan aralık öyle diyorlar.
Yürüyoruz... Binlerceyiz, üstümüz ince
Yüreklerimize sıkıca giydirdik,
Al bayrak içimizde,kat kat binlerce.
Ayaklarım yok gibi,ses eder miyim hiç ?
Vatan derim, bayrak derim, Hak derim.
Bir ara tökezledi sağımda Mehmet.
Tuttum biçare elini hissiz elimle,
Kara gömülmüş ayakları mosmor.
Hatırladım o vakit.
Mevsimlerden kış... Yer Sarıkamış.
Binlerceyiz, onbinlerce; ayağımız çıplak, üstümüz ince
Kar durmaz yağar bembeyaz her yer
Bembeyaz yer-gök arasında moraran yüzler,
Hepsi birbirinden mert, yüzünü gizler.

Bir ara anam geldi aklıma
Sacayakta kaynayan kara tenceremiz.
Gül yüzlü anam hiç gülmezdi.
Babam gitti askere
Her sabah bakardı yola, babam hiç dönmezdi.
Ocak başında gizlice ağlardı anam yamarken kara lastiğimi.
Uzatırdı ayaklarıma,
Karanlığında gecenin,bir hilal-yıldız
Pencereden sokulup bizi izlerdi.
Zemheriler sardı!
Yok, yamalı kara lastiğim!
Akranlarım devriliyor bir bir, kalmadı mecalim...

Mevsimlerden kış yer Sarıkamış.
Destanlar anlatır mı bizi?
Düşmana gidemeden daha,
Dağ yürekli, körpe bedenlerimizle karla belenmemizi?
Emir geldi Enver paşa’dan lakin
Bilmiyoruz şu deli soğuktan başka bir şey görüp göremeyeceğimizi.

Aylardan aralık, öyle diyorlar.
Bir aralık, yumuverdim gözlerimi şahadet dilimde
Ağırdı vücudum, tonlarca yük içimde...
Halbuki ayaklarımız çıplaktı, üstümüz ince
Ne çok dilerdim oysa omzumda bir millet var, ayağa kalkmak.
Açaydı güneş üstümde, kanım hele bir akaydı!
Durmaz uçardım, elimde ferruh bir bayrak!
Birden hafifleyiverdi vücudum,üşümem geçti.
Uzanıverdiğim karlar, yüce toprağımın üstünde bir döşekti.
Yamalı kara lastiğimi giydirdi anam ayaklarıma
Koştum, koştum Sarıkamış’ta her yer yemyeşil.
Geçmedi, geçemedi düşman Anadolu’ya.
Zaman gelir berf-âb olup, çağlar kanım,bu yurtta nice çağlara...
Dualar olup dolarım belki, nice avuçlara.
Tarihin gücü yetmez anlatamaz olur da beni Türk soyuna;
Binlerce azıksız yiğit,
İnleşir Sarıkamış’ta karlar altında, eğil toprağa.

Ben;
Yemen’den geldim ayağım çıplak,
Sarıkamış’a giderim yolum çetindir.
Tutma beni, eyleme, yorma ey ayaz!
Kefen gibi sarılma kar ayaklarıma,
Zira vatanım, bu sancak benim.
Ve gözlerimden akıveren bu yaş,
On beşinde bir evladın, yurda son yeminidir.

 Fatma TİLKİ
Sakarya / 30.12.2007
 07.04.1985
Eğirdir / Isparta doğumlu
Sakarya Üniversitesi
 Eğitim Fakültesi
Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği Bölümü
3.sınıf öğrencisi


PAYLAŞ