Tarihte Bugün
  • 26.05.1421 Çelebi Mehmet’in Vefatı
Şerif ile Zarife evliliklerinin yirminci senesinde sinemaya gitmeye karar verdiler. Sinema, gençlik yıllarında kalmıştı. Hülya Koçyiğit ve Türkan Şoray’ın mahsun bakışlı
Ankara Kalesi’ni geziyordum. Köyümüzden gelen insanlarla karşılaştım. Ayaküstü konuştuk. Başkente hasta ziyareti için gelmişlerdi. -Hüseyin Taşyol ağır hast
İnsanın kendisi hastalanırsa nazlı, çocukları hastalanırsa yufka yürekli oluyor. Can tatlı ama evlat da canın yarısı… Yarısı mı, kim demiş, tamamından fazlası... Biricik kızımız Se
Beton zemine oturup dikkatlice, gaz ocağına gaz doldurdu. Dökülünce temizlenmesi zor oluyordu bu meretin. Hadi temizlemesi neyse de kokusu bir müddet gitmiyor insanın içini
" Yedi kişiyiz" dedi babam kasketi elinde, önündeki kâğıda bir şeyler yazan adama bakarak. "Hepimiz de iş görür vaziyetteyiz. Benle beraber altı da horanta." Bizi göste
Şerif çay ocağının penceresinden dışarıya baktığında kar atıştırmaya başlamıştı. Hep böyle olurdu zaten, kar da yağmur da gün boyu durur, durur işten çıkmaya hazırlanırken yağm
Ortopedik özürlü Murat, hızla yağan yağmurda tarihî tiyatronun merdivenlerini yardımsız çıkamayacağını anlayınca babasının koluna sıkıca sarıldı. Şu Çılgın Türk
Şerif, yorgun gözlerini kısarak, ışıklı sahneye hayranlıkla baktı. Ne kadar da ihtişamlı diye geçirdi içinden. Her şeyin, tiyatro salonuna girdiği bu ilk andaki kadar büyü
Şerif, yine içten içe lanet okuyordu. Gündüzleri, cüzdanı dolu meymenetsiz bir adamın odacılığını yapmak, akşamları gösterişli kıyafetler içinde gelen ve &cced
“Hulusi Ağabey” diye hitap etti uzun süre. Bunca yıllık tanışıklıkları ona ağabey demesini gerektiriyordu. Yaş, konum ve sosyal statü olarak beraber bulundukları topluluklarda on